Skip to main content

  • Home
  • Categories
  • Popular
  • Komik Resimler
  • en iyi fıkralar
  • En son şakalar
  • Sarışın fıkraları
  • Asker Fıkraları
  • Deli Fıkraları
  • Dini Fıkralar
  • Çorum Fıkraları
  • Doktor Fıkraları
  • Çocuk Fıkraları
  • Bayburt Fıkraları
  • Elazığ Fıkraları
  • Erzurum Fıkraları
  • Erkek Fıkraları
  • Evlilik Fıkraları
  • Nasrettin Hoca Fıkraları
  • Avcı Fıkraları
  • Bektaşi Fıkraları
  • Belaltı Fıkraları
  • Hayvan Fıkraları
  • İngiliz Alman Türk Fıkraları
  • Kadın Erkek Fıkraları
  • Kayseri Fıkraları
  • Kurban Fıkraları
  • Mühendis Fıkraları
  • Namık Kemal Fıkraları
  • Okul fıkraları
  • Politika Fıkraları
  • Ramazan Fıkraları
  • Seçim Fıkraları
  • Spor Fıkraları
  • Polis Fıkraları
  • Dursun Fıkraları
  • Trakya Fıkraları
  • Tarih Fıkraları
  • Soğuk Espriler
  • Sarhoş Fıkraları
  • Mardin Fıkraları
  • Komik Sözler
  • Komik Hikayeler
  • Karadeniz Fıkraları
  • Kamyon Yazıları
  • Kadın Fıkraları
  • Duvar Yazıları
  • Cimri Fıkraları
  • İngiliz Alman Türk Fıkraları
  • Fıkra Gibi Komik Olaylar
  • Kapak Edici Fıkralar
  • Karı Koca Fıkraları
  • Kısa Fıkralar
  • Köylü Fıkraları
  • Matematik Fıkraları
  • Meslek Fıkraları
  • Şoför Fıkraları
  • Ünlüler Fıkraları
  • Sekreter Fıkraları
  • +18 Fıkralar
  • Temel Fıkraları
  • Büyük Fıkraları
  • Kaynana fıkraları
  • Futbol fıkraları
  • Chuck Norris fıkraları
  • Yahudiler hakkında fıkralar
Български English Deutsch Español Русский Français Italiano Ελληνικά Македонски Temel Fıkraları Українська Português Polski Svenska Nederlands Dansk Norsk Suomi Magyar Româna Čeština Lietuvių Latviešu Hrvatski
My Jokes Edit Profile Logout
  1. Home
  2. Temel Fıkraları

Temel Fıkraları

Bu kategorideki en yeni fıkralar
Temel uzak doğuya gider. 250$ verip bakınca insanları çıplak gösteren gözlüklerden alır. Takar bakar çıplak, çıkarır bakar giyinik. Çok hoşuna gider. İkide bir takıp, çıkarır. Eve gözünde gözlük gider, bakar Fadime ile sütçü çıplak. Gözlüğü çıkarır bakar çıplak. Takar bakar çıplak. Müthiş canı sıkılır ve Fadime'ye der ki:
- Ula Fadime 250$ verdim hemen bozuldu.
0 0
0
Аз, докторе, съм много зле. На доктор Το κουταλάκι. -Доктор, помогите. Каждый раз когда я пью кофе, у меня колет в глазу. "Herr Doktor, beim Kaffee trinken schmerzt mein rechtes Auge immer ganz fürchtlich. Kann es sein, dass ich eine Koffeinallergie habe?" Un hombre estaba tomando cafe y le dice a su amigo: No se que me pa sa pero cada vez que tomo me duele el ojo izquierdo, "Herr Doktor! Immer wenn ich Kaffee trinke, habe ich so ein Stechen im Auge!" - "Dann nehmen Sie doch vorher den Löffel aus der Tasse!" Un belge arrive chez son médecin traitant et s’exclame : - Bonjour docteur, je vais vous voir car depuis un certain temps j’ai mal à l’œil gauche. - D'accord, expliquez-moi comment cela arrive! -... Docteur j'ai mal à l'oeil gauche quand je bois mon café. - Essayez d'enlever la cuillère de la tasse. Een man klaagt bij zijn huisarts: "Steeds als ik een kopje koffie drink, doet mijn rechteroog zeer." De dokter geeft hem wat pijnstillers mee. Een week later is de patiënt terug en meldt: "De pijn... Tinha um primo do Manuel que há muitos anos sofria de um mal singular. Era só tomar um gole de café e já sentia uma forte pontada no olho esquerdo. Não havia remédio que o curasse. E olha que ele... Patiënt: Dokter! Ik heb steeds pijn in mijn oog als ik koffie drink. Dokter: Heeft u al eens geprobeerd het lepeltje eruit te nemen? Carabiniere dal dottore: “Dottore, tutte le volte che bevo del caffe’ ho un forte dolore all’occhio”. “Ha provato a togliere il cucchiaino?”. En gammel dame gikk til legen og spurte: – Hvorfor får jeg alltid vondt i det ene øye når jeg drikker kaffe? Legen: – Du burde kanskje ta ut skjeen før du begynner og drikke. - Γιατρέ νιώθω πάντα αυτόν τον πόνο στο μάτι όταν πίνω τσάι. - Δοκιμάσατε να βγάλετε το κουταλάκι ; Temel gittiği göz doktoruna dert yanıyordu. - Ne zaman çay içsem sağ gözüm ağrıyor doktor bey. Doktor, Temel'in gözlerini kontrol ettikten sonra anlamlı anlamlı başını salladı ve gülerek cevap... Patient: Doctor, I have a pain in my eye whenever I drink tea. Doctor: Take the spoon out of the mug before you drink. Ein Patient geht zum Arzt und fragt: "Was kann ich machen, beim Kaffee trinken habe ich immer Schmerzen im linken Auge." Nach langem Überlegen meint der Doktor: "Vielleicht sollten Sie beim nächten... Hver gang jeg drikker kaffe, får jeg så vondt i Det venstre øye, sa svenske. - Prøv å ta teskeien ut av koppen. Un carabiniere si reca dal medico per un'urgenza. "Dottore, la prego mi aiuti, ogni volta che bevo un caffè avverto una fitta tremenda all'occhio destro, cosa posso fare?" "Bhe, innanzitutto... Λέει ο ασθενής στο γιατρό του: - "Γιατρέ, γιατί οπότε πίνω τσάι με πονάει το μάτι μου;" Ο γιατρός απαντά: - "Έχεις δοκιμάσει να βγάλεις το κουταλάκι;" Ο ασθενής πηγαίνει στον γιατρό. - Γιατρέ μου όταν πίνω τσάι με πονάει το μάτι μου, τι συμβαίνει; - Τίποτα αγαπητέ μου απλά να βγάζετε το κουταλάκι από το τσάι σας. - Dottore, la prego! Soffro moltissimo all’occhio destro quando bevo il caffè... che posso fare? - Ha provato a togliere il cucchiaino?
Temel bir gün hastaneye gider. Doktor:
- Buyurun beyefendi, şikayetiniz nedir? Temel:
- Doktor bey ben ne zaman çay içsem gözüm ağrıyor. Bunun üzerine doktor kısa bir muayenenin ardından Temel'e:
- Bundan sonra çay içmeden önce çay kaşığını çıkarın lütfen..!
0 0
0
Marangoz Temel'in başına bir iş kazası gelmiş. Kulağı kopmuş. Hastaneye kaldırmışlar. Kulağını dikecekler. Şiddetle itiraz ediyormuş.
- Bu benim kulağum değildur. Merak edip sormuşlar nereden anladın diye. Temel:
- Benimkinin ardında bir kurşun kalem var idu da...
0 0
0
Temel askere alınacakmış, askerlik şubesine gider, memur adını sorar.
- Adın?
- Temel, Temel ama yumuşak G siz, der. Memur:
- Tövbe tövbe lan manyak mısın! Temel'de yumuşak G ne arasın? Temel:
- Eheee biz ne deduk...
0 0
0
Temel bir cafede garsonmuş. Bir adam gelmiş;
- Bana bir çay verir misiniz ama limonsuz olsun.
Temel içeriye girmiş ve geri gelmiş. Adamın karşısına geçip şöyle demiş.
- Limonumuz yok mandalinasız olur mu?
0 0
0
Temel bilim adamı olmak ister ama bir araştırma yapması gereklidir. Düşünür ve aklına bir fikir gelir. Odasındaki masanın üzerine bir beyaz bez serer ve bir pire alır. Elindeki cımbızla pireye zıpla der ve pire zıplar. Pireyi cımbızla alır bacaklarını keser tekrardan bezin üzerine koyar pireye zıpla der pire zıplamaz, tekrar eder ve pire zıplamaz. Ve bilgisayarının başına giderek yazmaya başlar.
Uzun araştırmalarım sonucu anlaşılmıştır ki bacakları kesilen pirenin kulakları duymayi...
0 0
0
Temel'in önüne insan iskeleti koymuşlar
Temele sormuşlar bu nedir?
Temel:
- İnsam kılçiğudur da, demiş
0 0
0
Temel bir gün evine gelen misafirini sahil yolunda gezdirirken, misafiri der ki;
- Beni hep karada gezdiriyorsun, tekneyle şöyle bir deniz sefası yapalım mı, Temel der;
- Uşağım ha bugün hava bozuk
Daha sonra misafiri ısrar edince, Temel istemeyerek de olsa tekneyi hazırlar ve binerler az sonra yağmur çiseler, Temel der;
- Haydi uşağım dönelim fırtina çıkti dalgalar büyüdü vallaha bataruz, misafir biraz daha açılalım der, Temel;
- Bak uşağım fırtına çıkti, boş ver der misafir Allah büyüktür, Temel öfke ile döner.
- Ula ben de bilirim ALLAH büyük, lakin tekne küçük.
0 0
0
Dursun, çok feci bir trafik kazası geçirir... Koma halinde hastaneye kaldırırlar. Tedavi olurken kendine gelir. Yatağında bakar ki bir kolu yok...
Hepten morali bozulur, asabileşir. Bir taraftan da hastaneyi birbirine katar:
- Ben tek kolla nasıl yaşarım şimdi!
Diye bağırıp çağırır. Kendini hastanenin penceresinden atıp intihar edeceğini söyler. Doktorlar başına toplanır, bakarlar Dursun ciddi, başlarlar nasihat etmeye:
- Bak evladım, insan tek kolla da yaşayabilir, ölmediğine şükretsene. Sonra beterin beteri var. Geçen yıl Temel de kaza geçirdi. Onun iki kolunu birden kesmek zorunda kalmıştık... Ama o senin gibi bağırıp, hastaneyi birbirine katmadı. Şimdi de gül gibi yaşayıp gidiyor. İnanmazsan giт de bak.
Dursun, bir an sakinleşir, gider yukarı mahallede Temel'i bulur. Bir de bakar ki, Temel'in hakikaten iki kolu kesik, ama Temel bahçede kıvır kıvır oynuyor, hem de nasıl oynuyor...
Bizim Dursun'un kafası karışır ve hayretle Temel'e yaklaşır:
- Ula Temel, eyi ki seni gördüm, yoksa hayatum gideyidi. Ula bizim bi kolumuz kesildi diye intihar edeceğidum. Ama senin, iki koli kesik vaziyette, hem de bi dansöz gibi oynamana karşı teselli oldum... Şu dünyanın haline bak, benum tek kolum kesildi diye intihar edecek kadar beyinsuzum, sense iki koli yok göbek ataysun... Derken, Bizim Temel patlar:
- Ula sen manyak misun, ne göbek atmasi. Sırtım fena halde kaşuniyi... Patlayrum
0 0
0
Bizim Temel karakolda baş komiserdir. Bir gün bir kadın gelir:
- Komiser bey komiser bey! Kocama tavuklu bezelye yapacaktım... Ben onu haşlayana kadar kocamı markete bezelye almaya gönderdim. Gidiş o gidiş gelmedi... Ben ne yapacağım?
Komiser Temel kadına hiç bakmadan:
- En eyisi siz o tavuğu kızartma yapın.
0 0
0
Bizim Temel uluslararası ekonomi toplantısına katılır... Devletin topladığı vergi dağılımını tartışırlar... Konuşmacılardan biri Amerikalı, biri Avrupalı, biri de Temel.
Ortaya bir fikir atılır. Halktan toplanan vergiler nasıl dağılım yapılacak. Amerikan vatandaşı söz alır:
- Bizim Amerika’da önce yere bir çizgi çizeriz ve sonra topladığımız vergileri havaya atarız... Çizginin soluna düşen paraları halka hizmet olarak geri veririz, sağ tarafta kalan devlete kalır, yatırım yaparız...
Derken Avrupalı söz alır ve:
- Bizim Avrupa’da başka ama ona benzer bir uygulama yaparız... Önce yere bir daire çizeriz... Halktan toplanan vergileri havaya atarız. Dairenin dışında kalan halka hizmet olarak geri döner, dairenin içine düşenleri devlet harcamalarına kullanırız...
Sıra bizim Temel’e gelir ve başlar anlatmaya:
- Ula uşaklar ne güzel anlattunuz. Keşke bizda sizun çirkefluklerunuzi değil da habu çalışkanluğunuzi alsak... İnanun bizum öyle bir uygulamamız yok... Bizde daha kısa oluyi... Bi kere öyle yere çizgi çizmezuk... Bizde hükümet halktan toplar vergileri... Atar havaya. Yere düşenleri kendilerine harcama yaparlar... Havaya kalanlar halka hizmet olarak geri döner...
0 0
0
Alman, Fransız ve Temel uzaya gideceklermiş. Herkese istedikleri bir şeyi fazladan vereceklermiş. Alman makarna, Fransız içki, Temel ise sigara istemiş. Uzun zaman sonra uzaydan geldiklerinde kapı açılınca bakmışlar Fransız ve Almanın keyfi yerinde. Temel ise kapıda görünmüş ve:
- Ateş yok mu, ateş, ateş? Demiş.
0 0
0
Bir gün Temel'in annesi;
- Ben çarşıya gidiyorum, sakın kapıdan dışarı çıkma, demiş. Temel ise annesine;
- Tamam, demiş. Annesi gidince Temel, dışarıda top oynayan çocukları görünce, o da dayanamayıp onlara katılmış. Annesi çarşıdan dönünce Temel'e kızmış;
- Hani kapıdan dışarı çıkmayacaktın! demiş. Temel:
- Ben kapıdan değil, pencereden çıktım anne, demiş.
0 0
0
разговаривают две одесситки:  - я таки не понимаю, розочка, как... Двама колеги разговарят и единият казва, че с с жена си спят в отделни стаи. Приятелят пита: Una amiga le dice a la otra: - Oye María, cuando tu Luis tiene ganas de hacer el amor ¿qué hace? - Pues sale al pasillo y silba... - Pero... ¿Y si eres tú la que quiere hacerlo? -Pues salgo al... Сара, як ви живете? Ви ж спите з чоловіком у різних кімнатах??? - А шо таке? Нормально живемо. Коли він хоче, він свистить - А коли ви хочете? - Тоді я його питаю: "Хаїм, ти свистів?!!" Due amici: - Io e mia moglie per scelta, per una questione d'igiene, dormiamo in camere separate. - Scusa, e quando ci hai voglia come fai? - Faccio un fischio e lei viene. - E quando c'ha voglia... - Hogyan éltek házaséletet, ha külön szobában alusztok? - érdeklődik a barátnő. - Ez nálunk igen egyszerűen megy, a férjem füttyent egyet, ha kedve van hozzá. - És, ha neked támad kedved? - Akkor... - Eu si sotul meu dormim in camere diferite... - Pai... Si cum faceti cu obligatiile conjugale? - Simplu, atunci cand are el chef, fluiera si se rezolva! - Si cand ai tu chef? - Il intreb: Ioane,... Dos mujeres conversan en un café. -¿ Cómo te va María en tu matrimonio? - Normal mi marido ronca mucho y dormimos en cuartos separados. -¿ Y cómo hacéis el amor? - Cuando a él le apetece me silba y... - Hogyan lehet így házaséletet élni, hogy külön hálószobátok van? - kérdi döbbenten a fiatalasszonyt a barátnője. - Egyszerű. A férjem füttyent egyet, ha kedve szottyan rá. - És ha neked van... Συζητούσε κάποιος φίλος με μια γιαγιά και μετά από αρκετή ώρα το θέμα έφτασε στα… σεξουαλικά της γιαγιάς. -Και δε μου λες, κυρά-Γιώργαινα, εκείνο το καιρό κοιμόταν όλη η οικογένεια στρωματσάδα σ...
Temel ile Fadime birbirine küsmüş ve konuşmazlar. Temel'e sorarlar;
- Temel, Fadime'yle konuşmuyormuşsunuz, peki nasıl anlaşıyorsunuz?
Temel:
- Benum ihtiyacum oldimi islik calayirum, der. Pekiii derler, onun
Ihtiyacı olduğunda ne yaparsınız?
Temel:
- O zaman da Fadime yanuma gelerek islik mi caldun der
0 0
0
Gazeteye telefon eden Temel, ölüm ilanının kaç lira olduğunu sormuş. Bir santimin beş bin lira olduğunu söylemişler. Temel;
- Uyyy! Benim boyum 170 cm. Ölünce bizimkiler sekiz yüz elli bin lirayı nereden bulacaklar daa?
0 0
0
Temel birgün maç izlemeye gitmiş.
Biletçi biletler 5 TL demiş.
Temel 2.5 TL vermiş.
"Ben sadece bizum takımı izleyeceğum" demiş.
0 0
0
Temel'in bir gün kaynanası kaybolur. Temel hemen gazeteye ilan verir. İlan aynen şöyledir:
"Kaynanamu kaypettum. Körenlerin insaniyet namına görmezlikten gelmeleri rica olunur."
0 0
0
Temel kola makinelerinin birinin karşısına geçmiş, jeton atıp kola alıyormuş. Jeton atıp kola alıyormuş jeton atıp kola alıyormuş. Yanına kendi halinde bir adam gelmiş ve Temel'e;
- Ha Temel ne yapiyursun da, demis. Temel'de;
- Karişma uşagum şansum yaver gideyu, demiş.
0 0
0
Роденден Роденден - Извинете, на колко години сте? — А скільки тобі років? — Непристойно запитувати жінку про таке. — Гаразд, а коли твій день народження? — 6 березня. — Якого року? — Не повіриш… кожного! Q: Quelle est le jour de votre anniversaire ? R : 15 juillet. Q: Quelle année ? R : Chaque année. Advokat : – Hva er fødselsdatoen Deres? Vitne : – 18. juli. Advokat : – Hvilket år? Vitne : – Hvert år. - När fyller du år? - 7 juli. - Vilket år? - Varje år. C est un gars qui dit a une blonde : Le gars : C'est quand votre anniversaire ? La blonde : Le 3 aout. Le gars : Oui mais quelle année ? La blonde : Bah chaque année. What is your date of birth? December 30th. What year? Every year Blondinen blev spurgt om sin fødselsdag Blondinen blev spurgt om sin fødselsdato. - Det er den 23 Juli. - Hvilket år? Blondinen svarer irriteret: - Ih altså - det er da hvert år! K: Mikor van a születésnapja? V: Július 15. K: Melyik évben? V: Minden évben. The nurse is registering a new patient, “When is your birthday?” The patient replies, “October 22.” The nurse asks, “What year?” The patient shrugs, “Every year!” Temel ikametgah almak için muhtara gitmiş. Muhtar, Temel'in kimlik bilgilerini alırken sormuş: - "Doğum günün?" Temel cevaplamış: - "22 Kasım" Muhtar sormuş: - "Hangi yıl?" Temel cevap vermiş: -... Der Richter fragt den Angeklagten: "Wann haben sie Geburtstag?" "Am 3. Februar" "Welches Jahr?" "Jedes Jahr Herr Richter."
Temel ikametgâh için muhtara gitmiş. Muhtar sormuş:
- Doğum günün?
- 15 Nisan.
- Hangi yıl?
- Her yıl...
0 0
0
Temel çok para kazanmış. Ailece lüks bir lokantaya gitmişler. En pahalı şarabı seçip ısmarlamış. Garson;
- Hangi yıl tercih ederdiniz, diye sorunca Temel;
- Pi mahzuru yoksa hemen isteyrum.”
0 0
0
  • Önceki Sayfa
  • Sonraki Sayfa
Privacy and Policy Contact Us