En son şakalar

Uzun boylu Teksas'lı, barda bir cücenin yanına oturmuş. Teksas'lı lafa girene kadar cüce yaklaşık 21 martini içmiş, - "Senin kadar ufak birinin bu kadar çok içki içtiğini hiç görmedim.
Hangi cehenneme koyuyorsun içtiklerini?" diye sormuş Teksas'lı.
Cüce uzun boylu Teksas'lıya dönmüş ve yanağını çimdiklemiş.
- "Bunu yapma, ahbap" diye çekilmiş Teksas'lı.
Cüce tekrar yapmış.
- "Bunu bir daha yaparsan seni dışarı atıp beynini dağıtırım."
Cüce sırıtarak tekrar yanağını çimdiklemiş. Hiddetlenen Teksas'lı, küçük adamı bir çamaşır torbasıymışcasına koltuğunun altına aldığı gibi dışarı çıkmış, bir binayı ikiye bölebilecek bir karate vuruşuyla adama vurmuş, sonra belden aşağısına tekme atmış.
Küçük adam öylece duruyormuş. Sonra cüce, Teksaslıyı yakalamış duvara fırlatmış, 20 kere vurmuş öldü diye bırakmış ve içeri girip bar tüneğine tırmanmış ve 21 martini daha içmiş.
Bir süre sonra, Teksas'lı içeriye katır tepmiş gibi gelmiş.
- "Lütfen," demiş cüceye, "Vurma. Sadece bir soru sormak istiyorum.
Senin iki katında adamları öldüren karate vuruşumu kullandım. Sonra belinden aşağı kuvvetli bir tekme patlattım. Ve sen hala sapasağlam duruyorsun. Nasıl bir adamsın sen?"
- "Deli misin nesin?" demiş küçük adam. "Ben Mars'lıyım belden aşağımızda birşey yoktur bizim."
- "O zaman," diye devam etmiş Teksas'lı şaşkınlıkla, "nasıl sevişirsiniz?"
Ve küçük adam cevap olarak onun yanağını çimdiklemiş.
Bir şirkette genel müdür olarak çalışan bir adam, eksiksiz bir sağlık kontrolünden geçmek üzere doktora gider. Doktor, hastaneye yeni bir bilgisayar sistemi aldıklarını ve bu sistem sayesinde küçük bir idrar tahlili ile "full check up" yapabildiğini söyler. "Harika" der bizim genel müdür de, "başlayalım öyleyse". Doktor, adama bir cam kavanoz vererek idrar için tuvalete gönderir. Bizim adam bir süre sonra, kavanozu dolu olarak geri getirir. Doktor, kavanozdaki numuneyi bilgisayara bağlı küçük bir konteynere döker. Bilgisayar ilginç sesler çıkartarak çalışır ve bir süre sonra yazıcısından uzunca bir döküm alınır. Doktor yazıcıdan gelen çıkışları uzun süre incelemeye koyulur.
Adam dayanamayıp sorar:
"N'oldu doktor, bir terslik mi var?", "Bilgisayarın verdiği sonuçlara göre.." der doktor; "bir terslik yok, ama tenisten mütevellit sağ bileğinizde bir kavis oluşmuş".
"Yapmayın doktor" der bizim adam, "ben meşgul bir adamım; ne tenis ne de golfoynarım. Bütün bunları yapacak vaktim yok; nasıl olur da sağ bileğimde tenis oynamaktan bir kavis oluşur?". Bunun üzerine doktor, bilgisayarın şimdiye kadar hiç yanılmadığını, asla hata yapmayacağını söyler ve "ancak" der; "içinizin rahat etmesini istiyorsaniz, bu steril kavanozu yanınıza alıp eve götürün. Sabah kalkar kalkmaz da lütfen test için gerekli idrarı yapın. Sonra, doğruca buraya gelin, sizden ekstra bir ücret almadan testi yineleyelim". Bizim adam, "tamam" der ve arabasına atlayıp evin yolunu tutar. Bilgisayarın koyduğu teşhis canını sıktığı icin, bilgisayarlara hiddetlenir. Bütün dünyayı bu aptal makinelerin ele geçireceğini düşünür ve hiddeti daha da artar. Eve vardığında, bilgisayarın "aklını başına getirmeye" karar vermiştir.
Arabadan iner inmez, kavanoza biraz idrar yapar ve sonra da;
Arabasının kaputunu açıp karterden bir kaç damla motor yağı alıp kavanozun içine damlatır. Eve girince de olup biteni karısıyla kızına anlatır. Onlardan da kavanoza bir miktar idrar yapmalarını ister. Onlar da bizimkinin isteğini yerine getirirler. Ertesi sabah, bizim genel müdür uyanır uyanmaz eline bir рlаyвоy alip bilgisayar için tasarladığı son hinliği yapmak üzere, kavanozuyla birlikte tuvalete girer. 15 dakika sonra tuvaletten çıktığnda yüzünde mutlu bir gülümseme vardır.
Doğruca hastanenin yolunu tutar. Doktor, kendisini selamlayıp nasıl olduğunu sorar. Yüzünde hin bir gülümseme ile, "iyiyim doktor, iyiyim"
Der bizim adam. Doktor, bir yandan kavanozdaki numuneyi bilgisayarın konteynerine dökerken; bir yandan da, "formunuzda gözüküyorsunuz bu sabah" der. Az sonra bilgisayar yeniden tuhaf sesler çıkarmaya başlar. Birkaç dakika sonra da uzunca bir kağıt çıktısı gelir yazıcıdan.
Doktor, bilgisayardan gelen belgeyi titizlikle incelerken, bizim adam "bakalım senin bilgisayar bugün ne diyor doktor?" der, sinsi sinsi gülümseyerek. "Hımm..." der doktor "Bilgisayarımıza göre, arabanızın yağ değişim zamanı gelmiş, kızınız hamile, karınız da bel soğukluğuna tutulmuş. Ayrıca, tuvaletlere girerken yanınıza böyle ha bire Рlаyвоy almaya devam ederseniz, bileğinizdeki kavis daha da kötüye gidecek".