Skip to main content

  • Home
  • Categories
  • Popular
  • Komik Resimler
  • en iyi fıkralar
  • En son şakalar
  • Sarışın fıkraları
  • Asker Fıkraları
  • Deli Fıkraları
  • Dini Fıkralar
  • Çorum Fıkraları
  • Doktor Fıkraları
  • Çocuk Fıkraları
  • Bayburt Fıkraları
  • Elazığ Fıkraları
  • Erzurum Fıkraları
  • Erkek Fıkraları
  • Evlilik Fıkraları
  • Nasrettin Hoca Fıkraları
  • Avcı Fıkraları
  • Bektaşi Fıkraları
  • Belaltı Fıkraları
  • Hayvan Fıkraları
  • İngiliz Alman Türk Fıkraları
  • Kadın Erkek Fıkraları
  • Kayseri Fıkraları
  • Kurban Fıkraları
  • Mühendis Fıkraları
  • Namık Kemal Fıkraları
  • Okul fıkraları
  • Politika Fıkraları
  • Ramazan Fıkraları
  • Seçim Fıkraları
  • Spor Fıkraları
  • Polis Fıkraları
  • Dursun Fıkraları
  • Trakya Fıkraları
  • Tarih Fıkraları
  • Soğuk Espriler
  • Sarhoş Fıkraları
  • Mardin Fıkraları
  • Komik Sözler
  • Komik Hikayeler
  • Karadeniz Fıkraları
  • Kamyon Yazıları
  • Kadın Fıkraları
  • Duvar Yazıları
  • Cimri Fıkraları
  • İngiliz Alman Türk Fıkraları
  • Fıkra Gibi Komik Olaylar
  • Kapak Edici Fıkralar
  • Karı Koca Fıkraları
  • Kısa Fıkralar
  • Köylü Fıkraları
  • Matematik Fıkraları
  • Meslek Fıkraları
  • Şoför Fıkraları
  • Ünlüler Fıkraları
  • Sekreter Fıkraları
  • +18 Fıkralar
  • Temel Fıkraları
  • Büyük Fıkraları
  • Kaynana fıkraları
  • Futbol fıkraları
  • Chuck Norris fıkraları
  • Yahudiler hakkında fıkralar
Вицове за Животни Animal Jokes Tierwitze Chistes de animales Анекдоты про животных Blagues sur les animaux Barzellette sugli Animali Ανέκδοτα με ζώα Вицеви за животни Hayvan Fıkraları Анекдоти про тварин Piadas de Animais Dowcipy o zwierzętach Djurskämt Dieren moppen Dyrevittigheder Dyrevitser Eläinvitsit Állatos viccek bancuri cu animale Vtipy o zvířatech a přírodě Anekdotai apie gyvūnus Anekdotes par dzīvniekiem Vicevi o životinjama
My Jokes Edit Profile Logout
  1. Home
  2. Hayvan Fıkraları

Hayvan Fıkraları

Bu kategoride en popüler fıkralar
Ormanın kralı aslan birgün bütün hayvanlarla bir toplantı yapmış hayvanların içinde tilki,ayı ve maymun varmış aslan demiş evime girin ve nasıl kokuyo diye sormuş.
İlk ayı girmiş demişki;
- Üf çok kötü kokuyo demiş. aslan sinirlenip pençe atmış ayı ölmüş sonra maymun gel demiş sıra sende demiş maymunda ;
- Aaaa çok güze kokuyo kralım demiş aslan yağcılık yapıyo diye onuda öldürmüş sıra gelmiş tilkiye tilki demişki;kralım beni bağışla ama hastayım burnum koku almıyo demiş yırtmış. ))
0 0
0
Bir arslan, bir kurt ve bir tilki ava çıkarlar. Bir geyik, bir koyun ve bir de horoz avlarlar. Arslan, kurda:
- Şimdi bunları adaletle paylaştırıp sohbetimize tat ver, der.
Kurt: Ey cihân şahı, avcıların sultanı!.. Bundan kolay ne vardır... Geyik sizin, koyun benim, horoz da şu zavallı tilkinindir. Arslan, gök gürlemesini andıran bir sesle kükrer. Kurdu, kan-revan içinde yere serer. Tilkiye dönüp, tez sen üleştir, der. Tilki: Ey yiğitler ülkesinin tek hükümdarı!..
Koyun sabah kahvaltınız, geyik öğle yemeğiniz, horoz ise sultanıma çerezdir.
Arslan: Aferin sana bu adaletli taksimi kimden öğrendin?
Tilki: Şu yerde yatan kurt kardeşten öğrendim.
0 0
0
Арктика. Вървят една голяма бяла мечка и едно малко бяло меченце. wirklich ein Eisbär ΠΟΛΙΚΑ ΖΗΤΗΜΑΤΑ Πολικό αρκουδάκι На льдине сидит белая медведица, а вокруг нее бегает и прыгает медвежонок. Un cucciolo di orso va dalla mamma e le chiede: “Mamma, io che tipo di orso sono?” “Sei un orso polare!” L'orsacchiotto insiste: “Mamma, sei sicura che io non sia un orso bruno?” “Certo che sono sicura, sei un orso polare come me e tuo padre! Non soddisfatto, il cucciolo va dal padre e gli... Κάποτε στις παρυφές του Βορείου Πόλου (στις ποιες;), η πόρτα του ιγκλού ανοίγει και μπαίνει τρέχοντας το αρκουδάκι. Πηγαίνει στον πατέρα του που διάβαζε τα κατεξοχήν κατεψυγμένα νέα, και με διστακτικό ύφος τον ρωτάει.. - Μπαμπάαα;.. - Τι είναι παιδί μου; απαντάει αφηρημένος ο πατέρας αρκούδος -... Un petit ours-polaire inquiet demande à sa mère : - "Maman, suis-je un vrai ours polaire?" La maman de répondre : - "Mais bien sûr petit, tu es un vrai ours polaire. Je suis un vrai ours-polaire et ton papa est un vrai ours-polaire donc, toi qui est notre petit, tu es un vrai ours-polaire!" Le... Ein kleiner Eisbär geht zu seiner Mutter und fragt: „Mama, bist Du auch ein Eisbär?“ „Ja, sicher.“ „Wenn Du einer bist bin ich sicher auch einer. Und Papa? Ist das auch ein Eisbär?“ „Ja; ein großer... Eisbärenmama und Eisbärenbaby sitzen auf einer Eisscholle. Eisbärenbaby: "Bist du ein richtiger Eisbär?" Eisbärenmama: "Ja, mein Kind." Eisbärenbaby: "Und Papa, ist der auch ein richtiger Eisbär?"... A baby polar bear goes up to his dad and asks, "Dad, am I pure polar bear?" The dad replies, "Sure you are son. Im all polar bear, my parents are all polar bear, your mom is all polar bear, and her... En el Polo Norte estaba una osa polar sentada en el hielo y se le acerca el osito polar y le pregunta: - Mamá, mamá, ¿Yo soy 100% oso polar, verdad? Y su madre le contesta: - ¡Sí hijo, eres 100%... Este era un osito polar y va donde su mamá y le pregunta .. "mamá, mamá ¿ estas segura que soy un osito polar?" y la mamá le responde.."si hijito eres un osito polar"... Al rato despues vuelve el... Поларно мече ја прашува мајка си: - Мамо, ја сум поларно мече? - Да бе сине! - Ама баш она вистинско бело поларно мече? - Да бе сине! - А тато исто е поларна мечка? - Да бе сине... што се... “Mommy,” said the baby polar bear, “am I one hundred percent pure polar bear?” “Of course you are, son,” said his Daddy, “Why do you ask?” “’Cause I’m f-f-f-freezing!” Am I a polar bear? One afternoon in the Arctic, a father polar bear and his son Polar bear were sitting in the snow. The son polar bear turned To his father and asked, "Dad, am I 100% polar bear?"... A kis jegesmedve kérdezi az anyukájától: - Anyu, én jegesmedve vagyok? - Igen, kisfiam, te jegesmedve vagy. - És te is és apu is jegesmedvék vagytok? - Igen, kisfiam. - És a nagymami és a nagypapi... Günün birinde kutuplarda dolaşan yavru kutup ayısı babasının yanına gelince sormuş: - Baba ben gerçekten kutup ayısı mıyım? - Elbette yavrum nereden çıkardın bunu? Yavru kutup ayısı "Allah...
Soğuk bir kutup gecesinde yavru kutup ayısı annesine yaklaşarak;
- Anneeee, ben kutup ayısı mıyım?
- Evet oglum.
- Peki anneee sen de kutup ayısı mısın?
- Evet oglum.
- Peki anneee babam da kutup ayısı mı?
- Tabii ki oğlum.
- Peki anneee dedem, dedemin dedeleri falan hepsi kutup ayisi miydi?
- Evet oğlum hepsi kutup ayısıydı...
- Yani sülalemizde bi karışıklık falan yok di mi anne?
- Yok tabi oğlum hepimiz kutup ayısıydık, niye soruyorsun?
- Üşüyorummmm anasını satıyım... Üşüyorummmmm!..
0 0
0
Dağın doruğunda oturmakta olan kartallardan biri, önlerinden geçen jeti göstererek, kınarcasına:
- Bu kuş bir yerlere çok acele yetişmek istiyor, dedi.
Öteki, gagasıyla bir işaret yaptı:
- Baksana, kuyruğu tutuşmuş. Sen de yanmaya başlasan en az onun kadar acele edersin!
0 0
0
Adam dağda dolaşmaktadır... Günlerden beridir de susuzdur. Dolaşırken ileride bir kuyu görür. İçine bakar ama dibini göremez. Yerden büyükçe bir taş alır, kuyuya atar. Su sesini dinlerken, kuyunun içine hızla bir koyun atlar. Adam şaşırır... Derken bir çoban adama yaklaşır ve sorar:
- Kardeş buralarda bir koyun gördün mü?Adam:
- Gördüm, az önce şu kuyuya atladı, der. Çoban şaşırır:
- Bu imkansız, ben onu az evvel büyükçe bir taşa bağlamıştım.
0 0
0
Eşekle karga uçakla yolculuk yaparken,karga hostesi çağırma düğmesine basar ve hostes gelir.
- Buyurun karga bey, ne arzu edersiniz?
Diye sorar .
Karga:
- Cinslik olsun diye, der.
Aradan birkaç dakika geçer, gene düğmeye basar hostes gene gelir.
- Buyurun karga bey ne istemiştiniz?
Diye sorar.
Karga yine:
- Cinslik olsun diye, der.
Bunu gören eşek butona basar ve hostes gelir.
- Buyurun eşek bey ne arzu edersiniz?
Eşek:
- Hiiç , cinslik olsun diye, der.
Hostes sinirle pilotun yanına gider efendim yolculardan eşekle karga beni ikide bir boş yere çağırıyor sonrada cinslik olsun diye deyip gülüyorlar der. Pilot eşekle kargayı tuttuğu gibi uçaktan aşağı atar ikisi aşağı düşerken karga eşeğe bağırır.
- Uçmasını bilmiyorsan cinslik yapma!
0 0
0
Hayvanat bahçesinde bir kafeste iki maymun varmış. Maymunlardan biri bakmış ki; diğer maymun kafese atılan yiyecekleri, yemeden önce poposuna tutuyor. Sormuş:
- Kardeş ne yapıyorsun?
Diğer maymun açıklamış:
- Geçen gün bir şeftali attılar, çekirdeğini çıkarana kadar ne çektim! Popoma göre mi diye ölçüp yutuyorum!…
0 0
0
Bir gece vakti, hayvanlar meclisinin toplantısı uzayınca, Ormanlar Kralı müsaade istemiş:
- Ben artık eve gideyim, hanım bekler.
Öküz buna gülmüş:
- Kral hazretleri, siz de mi hanımdan korkuyorsunuz?
Aslan cevap vermiş:
- Oğlum, beni evde inek beklemiyor, aslan bekliyor!
0 0
0
Bir balık yüzerek gelmiş ve:
- Blööb, demiş.
İkinci balık gelmiş ve:
- Blööb, demiş.
Üçüncü balık gelmiş:
- Blöb, blöb, demiş.
Birinci, ikicisine:
- Hadi gidelim bu geveze, demiş.
0 0
0
Milli Park Polisleri, adamın birini, nesli tükenmekte olduğu için koruma altına alınan bir Boz Kartal’ı kesmiş, pişirip yerken görmüş ve derhal tutuklamışlar…
Mahkemede adamın avukatları müthiş bir savunma yapmışlar:
- "Bu adam ormanda yolunu kaybetmişti. Günlerdir aç olduğu için ya kartalı öldürecekti,ya kendisi ölecekti." diye…Yargiç bu savunmayı kabul edebileceğini söylemiş. Kararını açıklamadan önce, sanığa dönmüş:
- "Son bir şey sormak istiyorum, Ben de av meraklısıyım da.. Bu Boz Kartalın tadı nasıl bir şey?"
- "Valla efendim!" demiş adam, "Tam olarak Kelaynak ile Mavi Gagalı Puhu Kuşu tatlarının arasında bir şey..!"
0 0
0
Temel hayvanat bahçesinde gezerken açık bulduğu bir kafesten içeri dalmış.
- Hoop, dur ne yapıyorsun, orası aslan kafesi, diye bağırışmışlar. Temel geri dönmüş,
- Sankim aslanınızı yedük, demiş.
0 0
0
Avusturalya'ya gezmeye giden bir Amerikalı yerli bir rehber tutmuş. Bir gün dolaşırlarken bir inek gören Amerikalı, "Bu nedir ?" deyince rehber "İneek" demiş. Bunun üzerine Amerikalı küçümser bir tavırla, - Siz buna inek mi diyorsunuz ? Bizim kuzularımız bile bundan büyüktür, demiş.
Yerli rehber bu olaya çok bozulmustu ama çaktırmamış. Gezmeye devam ederlerken bu sefer de bir tavuk gören Amerikalı ya bu nedir bu ? diye tuhaf tuhaf sormuş, rehber de "tavuk" deyince, - Siz buna tavuk mu diyorsunuz ? Bizim serçelerimiz bile bundan büyüktür, diye yine dalga geçmiş. Bütün bu olanlar karşısında rehber fena bozulmuş. Tam o sırada zıplayarak geçen bir kanguruyu gören Amerikalı, "peki bu nedir?" diye sorunca, daha önce olanlardan dersini almış olan rehber atılmış;-Çekirgee..
0 0
0
Clintonlar tatildeyken, Beyaz Saray'in papagani olmus. Yenisini almislar.
Ancak satici uyarida bulunmus : Daha once bir genelev sahibesine aitti.. Eve donduklerinde iceri ilk giren Chelsea olmus.
Papagan, "Сок genc" diye bagirmis..
Ardindan Hillary girmis. Papagan "Сок yasli" demis..
Derken, Papagan sevincten kanat cirpmis ve Clinton iceri girdiginde:
"Selam Bill, gorusmeyeli nasilsin ?"
0 0
0
Devekuşu sormuş:
- Şu kervanda biraz da ben yük taşıyayım. Bahaneyle görgümüz artar. Olmaz, demişler. Sen kuşsun. -Öyleyse şu göklerde biraz çalımla uçsam. Olmaz demişler. Sen devesin..
0 0
0
Devekuşu bir aslanın geldiğini görünce çok korkmuş. Hemen kafasını kuma sokmuş.
Aslan devekuşunun yanına gelmiş, çevresinde bir iki tur atmış. Karnı tokmuş aslanın konuşacak arkadaş arıyormuş.
Devekuşunun arkasında durmuş. Pençesiyle devekuşunun ayağına şöyle bir dokunmuş.
“ Arkadaş, bakar mısın? Biraz sohbet edelim, canım sıkılıyor da ” diyecekmiş ki burnunun üstüne yediği tekme ile sırtüstü yere yığılmış.
Devekuşu şaşkın bir halde ne oldu, kime vurdum, diyerek kafasını kumdan çıkarmış.
Bakmış aslan boylu boyunca yatıyor. Öldüğünü zannetmiş.
Çevrede ne kadar devekuşu varsa toplayıp getirmiş.
Başlamış palavra atmaya:
“ Yok işte aslan gelip ona sataşmış. Bu da demiş ki: Bak aslan giт sonra canını yakarım. Aslan hakaret etmiş, bunu itelemiş. Bu da aslanı ayağının altına almış, çiğnemiş, yerlerde sürüklemiş. “ Diğerleri de devekuşuna katılmışlar. Atmışlar, tutmuşlar. Biz olsaydık şöyle yapardık, böyle yapardık diye.
Baygın aslan kendine gelince bakmış herkes atıp tutuyor. Bir kükremiş, yer gök inlemiş.
Bütün devekuşları kafalarını kuma sokmuş. Aslan orada fazla eğlenmemiş, kaçıp gitmiş.
0 0
0
Bir arap devesini kaybetmişti. Devesini bulursa bir dirheme satacağına yemin etti. Tesadüf bu ya , devesini buldu ama gönlü onu bir dirheme satmaya el vermedi. Bunun üzerine devenin boynuna bir kedi bağlayıp cerre çıktı:
- Boynunda beşyüz dirhemlik kediyle beraber bir dirheme deve satıyorum!Yoldan geçen bir arap bunu duyunca dayanamadı:
- Gerdanlığı olmazsa ucuz bir deve !
0 0
0
İki abartıcı söyleşiyorlarmış. Birincisi:
- Dün akşam bir şimşek çaktı... diye söze başlamış. Ortalık gündüz gibi oldu. Dağın eteğinde tam beşbin çakal saydım.
İkincisi:
- Şimşek çakınca ben de dağın tepesinde bir deve gördüm, demiş.
Başını uzattı, ovadaki dereden su içti.
Birincisi dayanamamış:
- Hadi hadi, deveyi düze indir!
Öteki de hemen atılmış:
- Sen de çakalı yüze indir!
0 0
0
İnekler çayıra yayılıp otlandıktan sonra uzanıp geviş getirirken sohbete dalarlar.
- Kardeşler, bu insanoğlunun bize yaptığı iyiliklerin hakkını nasıl öderiz? Bizi yediriyor, içiriyorlar…
- Eee, biz de süt verip ödeşiyoruz ya…
Bir başkası atılıyor:
- Öyle diyorsun ama geçen bir arkadaştan duydum, bazı insanlar hemcinslerimizi kurban ediyor, derilerini yüzüp giyecek yapıyor, etimizi ızgaralarda kızartıyor, kıyma yapıp bağırsaklarımıza dolduruyor ve yiyorlarmış. Sucuk
Muymuş, kokoreç miymiş, neymiş, yapmadıkları yokmuş.
İneklerden biri isyan ediyor:
- Bırak kardeşim ya, bırak bu komplo teorilerini!..
0 0
0
Ahmet papağan almaya karar verir. Beğendiği papağanı almak için dükkan sahibi ile anlaşırken dükkan sahibi,
- Beğendiğiniz papağanın ağzı biraz bozuktur tavsiye etmem der.
Ahmet yine de papağan hoşuna gittiği için alır onu. Evet Getirdiği papağanın ağzından çıkan ilk laf,
- Ahmet Dötünü tikeyim olur.
Gel zaman giт zaman papağan bu lafı ağzından düşürmez. Hemen papağanı aldığı yere gider çaresini papağanı aldığı adama sorar. Aldığı tavsiyede papağanın kafesi üzerine örtü örtülüp 60 gün açılmamasıdır. O zaman düzeleceğini söylerler. Aradan bir hafta geçer örtülü papağandan ses çıkmaz. 2 hafta üç hafta derken 59. gün dayanamayan Ahmet papağanın öldüğünü düşünüp örtüyü aralayıp papağana bakmak ister. örtüyü araladığında papağanla göz göze gelir. Ve papağan derki;
- Ahmet götün mü kaşındı
0 0
0
Разговарят две змии: Snake Bite Είμαστε δηλητηριώδη; Φίδια. Δηλητηριώδη ползут две змеи и одна у другой спрашивает: - слушай, мы сильно... Αχ αυτά τα φιδάκια Το φιδάκι Две змии изпълзели от един ресторант. По едно време едната видимо неспокойна, попитала другата: Две пьяные змеи выползают из бара. Одна говорит: Две змии си говорят: Last words of a highly poisonous snake? Fragt die kleine Schlange ihre Mutter: Treffen sich zwei Schlangen in der Wüste, fragt eine die andere: Una piccola vipera va dalla sua mamma e le chiede: The mommy Cobra with her little son are taking a “walk”. The little cobra asks; "Mommy, are we poisonous?" "Yes, we are. Why you ask?" The little cobra asks again; "Are you sure that we’re poisonous?" "Yes I am!" says the mom with pride. The little one asks again; "Are you very very sure that... Was sind die letzten Worte einer Giftschlange? "Mist! Ich habe mir auf die Zunge gebissen!" Två ormar möts bakom en sten: - Vet du om vi är giftiga? - Varför undrar du det? - Jo, för jag råkade bita mig i underläppen... Uma cobra pergunta à outra: - Será que sou muito venenosa? - Achou que sim. Por quê? - Mordi a língua. İki laz yılan olan Temel’le İdris yolda gidiyorlarmış. Birden Temel İdris’e dönüp: "Ula İdris biz zehirli miydik yoksa zehirsiz mu?" diye sormus. İdris şaşırmış "Ula ne oldu gene" demiş. Temel de:... İki deli kendilerini yılan sanıyorlarmış.Bir gün duvarın üzerinde güneşlenirlerken biri bağırmış; - "Eyvah dilimi ısırdım,zehirlenip öleceğim!.. Öteki-"Yahu ne aptalsın..Biz zehirli yılan değiliz ki.. Uma cobrinha, muita nervosa, chega para a cobra-mãe e pergunta: — Mamãe, nós somos venenosas? — Somos sim, filha. Por quê? — É porque eu acabei de morder a minha língua. Duas cobras conversam: — Soube da última? — Que última? — A Najilda... — O que tem? — Morreu! — Sério? De quê? Levou uma paulada? — Não... Pior! — Tomou uma machadada? Um tiro? — Pior! Muito pior!... Twee slangen zitten in de woestijn. De ene slang zegt tegen de andere: ‘Ik hoop niet dat ik giftig ben.’ ‘Waarom?’ vraagt de andere slang. ‘Omdat ik net op mijn tong heb gebeten!’ Се шетале две змии, мајка и ќерка. По некое време ќерката ја прашува мајката: - Мамо, мамо! Абе ние отровни змии сме? - Зошто ме прашуваш ќерко? - Затоа што си го гризнав јазикот! ¿Qué le dijo una serpiente a otra? - ¿Somos venenosas? - No, ¿Por qué? - Es que me acabo de morder la lengua. Two snakes are talking. One of them turns to the other and asks, "Are we venomous?" The other replays, "Yes,why?..." "I just bit ma lip." Det var en gång två ormar som var i öknen. Plötsligt sa den ena: - Du,är vi giftiga? - Vadå då? - Jag bet mig just i tungan… Two snakes were crawling along when one snake asked the other, "Are we poisonous?" The other replied, "You're darn right we are! We're rattlesnakes. Why do you ask?" To which the first replied,... Doi serpi in desert: - Auzi, ba, noi sintem veninosi? - Da, ba... da' de ce? - Mi-am muscat limba! Doi serpi in desert. Tata si fiu. Fiul: - Tata,tata noi suntem veninosi? Tatal nu raspunde. Fiul intreaba iar: Fiul: - Tata,tata noi suntem veninosi? Tatal iar nu raspunde. Fiul intreaba iar Fiul:... Yılan Temel, arkadaşı yılana sormuş: - Haçan, biz zehirli yilan miyuk? - Heee, n'oldu ki? - Dilimi ısırdum da... Un serpente va d a un altro serpente e dice: "Sssenti amico posssso farti una domanda? ma noi sserpenti ssiamo velenosssi?" L'altro serpente: "Ma non sssso perchè?!" L'altro: "No perchè mi sono... Ci sono due serpenti uno si chiama Giovanni e l'altro Marco e Marco dice: "Giovanni qual è il serpente più velenoso?" E lui: "Sta' zitto e cammina" E ancora: "Giovanni qual è il serpente più... 2 slangen zitten in het bos. En een slang zegt tegen de anderen: Zijn wij giftig? Hoezo??zegt de ander. Ik heb net op mijn tong gebeten! In Egitto ci sono due serpenti, i più velenosi del mondo, che parlano fra di loro, ad un certo punto uno dice all'altro: "Ma noi siamo velenosi?" E l'altro: "Si molto!" E lui: "Ma velenosi... Il serpente figlio alla mamma: "Mamma, e' vero che siamo velenosi!". "No, e' solo una calunnia". "Meno male perche' mi sono morsicato la lingua!". Een slang zegt tegen een andere slag "zijn we giftig"? "Hoezo", vraagt de andere slang, "omdat ik op mijn tong gebeten heb". Er lopen twee slangen door de woestijn. Zegt de ene: "Zijn wij giftig?" Zegt de ander: "Hoezo?" "Nou, ik heb net op Mijn tong gebeten." Δυο φίδια συζητάνε: - Ρε συ, ξέρεις αν είμαστε δηλητηριώδη; - Όχι δεν είμαστε, γιατί ρωτάς; - Δάγκωσα τη γλώσσα μου ρε γαμώτο! Twee slangen lopen door de woestijn zegt de een tegen de ander 'zijn we giftig Ja wat dan Ik heb op me tong gebeten Šliaužia dvi gyvatės ir viena sako kitai: - Ar mes nuodingos?,- sako pirmoji gyvatė. - Ne,o kodėl klausi?, - atsako antroji. - Na, supranti, aš i lūpą įsikandau. Ci sono due serpenti nel prato di casa mia. Un serpente dice all'altro: - "Siamo mica velenosi?" - "No" - "E come lo fai a sapere?" - "Perché prima mi sono morso la lingua". Δύο φίδια σέρνονται στο χώμα. Ξαφνικά γυρνάει το ένα και λέει στο άλλο: - Μήπως είμαστε δηλητηριώδη; - Όχι απαντά το άλλο, αλλά γιατί ρωτάς; - Ευτυχώς γιατί δάγκωσα τη γλώσσα μου. A baby snake asked it's mom, "Mommy are we poisonous?" The mother snake responded, "Yes honey, but why do you want to know?" The baby snake responded, "Because I just bit myself..."
İki yılan ormanda sürünerek ilerliyorlarmış.
Yılanın biri, diğer yılana şormuş:
- Abicim, biz zehirli yılan mıyız?
- Evet, nolduki?
- Hiiç, dilimi ısırdımda
0 0
0
  • Önceki Sayfa
  • Sonraki Sayfa
Privacy and Policy Contact Us