Skip to main content

  • Home
  • Categories
  • Popular
  • Komik Resimler
  • en iyi fıkralar
  • En son şakalar
  • Sarışın fıkraları
  • Asker Fıkraları
  • Deli Fıkraları
  • Dini Fıkralar
  • Çorum Fıkraları
  • Doktor Fıkraları
  • Çocuk Fıkraları
  • Bayburt Fıkraları
  • Elazığ Fıkraları
  • Erzurum Fıkraları
  • Erkek Fıkraları
  • Evlilik Fıkraları
  • Nasrettin Hoca Fıkraları
  • Avcı Fıkraları
  • Bektaşi Fıkraları
  • Belaltı Fıkraları
  • Hayvan Fıkraları
  • İngiliz Alman Türk Fıkraları
  • Kadın Erkek Fıkraları
  • Kayseri Fıkraları
  • Kurban Fıkraları
  • Mühendis Fıkraları
  • Namık Kemal Fıkraları
  • Okul fıkraları
  • Politika Fıkraları
  • Ramazan Fıkraları
  • Seçim Fıkraları
  • Spor Fıkraları
  • Polis Fıkraları
  • Dursun Fıkraları
  • Trakya Fıkraları
  • Tarih Fıkraları
  • Soğuk Espriler
  • Sarhoş Fıkraları
  • Mardin Fıkraları
  • Komik Sözler
  • Komik Hikayeler
  • Karadeniz Fıkraları
  • Kamyon Yazıları
  • Kadın Fıkraları
  • Duvar Yazıları
  • Cimri Fıkraları
  • İngiliz Alman Türk Fıkraları
  • Fıkra Gibi Komik Olaylar
  • Kapak Edici Fıkralar
  • Karı Koca Fıkraları
  • Kısa Fıkralar
  • Köylü Fıkraları
  • Matematik Fıkraları
  • Meslek Fıkraları
  • Şoför Fıkraları
  • Ünlüler Fıkraları
  • Sekreter Fıkraları
  • +18 Fıkralar
  • Temel Fıkraları
  • Büyük Fıkraları
  • Kaynana fıkraları
  • Futbol fıkraları
  • Chuck Norris fıkraları
  • Yahudiler hakkında fıkralar
Български English Deutsch Español Русский Français Italiano Ελληνικά Македонски Karadeniz Fıkraları Українська Português Polski Svenska Nederlands Dansk Norsk Suomi Magyar Româna Čeština Lietuvių Latviešu Hrvatski
My Jokes Edit Profile Logout
  1. Home
  2. Karadeniz Fıkraları

Karadeniz Fıkraları

Bu kategoride en popüler fıkralar
Разговарят две змии: Snake Bite Είμαστε δηλητηριώδη; Φίδια. Δηλητηριώδη ползут две змеи и одна у другой спрашивает: - слушай, мы сильно... Αχ αυτά τα φιδάκια Το φιδάκι Две змии изпълзели от един ресторант. По едно време едната видимо неспокойна, попитала другата: Две пьяные змеи выползают из бара. Одна говорит: Две змии си говорят: Last words of a highly poisonous snake? Fragt die kleine Schlange ihre Mutter: Treffen sich zwei Schlangen in der Wüste, fragt eine die andere: Una piccola vipera va dalla sua mamma e le chiede: The mommy Cobra with her little son are taking a “walk”. The little cobra asks; "Mommy, are we poisonous?" "Yes, we are. Why you ask?" The little cobra asks again; "Are you sure that we’re poisonous?" "Yes I am!" says the mom with pride. The little one asks again; "Are you very very sure that... Was sind die letzten Worte einer Giftschlange? "Mist! Ich habe mir auf die Zunge gebissen!" Två ormar möts bakom en sten: - Vet du om vi är giftiga? - Varför undrar du det? - Jo, för jag råkade bita mig i underläppen... Uma cobra pergunta à outra: - Será que sou muito venenosa? - Achou que sim. Por quê? - Mordi a língua. İki laz yılan olan Temel’le İdris yolda gidiyorlarmış. Birden Temel İdris’e dönüp: "Ula İdris biz zehirli miydik yoksa zehirsiz mu?" diye sormus. İdris şaşırmış "Ula ne oldu gene" demiş. Temel de:... İki deli kendilerini yılan sanıyorlarmış.Bir gün duvarın üzerinde güneşlenirlerken biri bağırmış; - "Eyvah dilimi ısırdım,zehirlenip öleceğim!.. Öteki-"Yahu ne aptalsın..Biz zehirli yılan değiliz ki.. Uma cobrinha, muita nervosa, chega para a cobra-mãe e pergunta: — Mamãe, nós somos venenosas? — Somos sim, filha. Por quê? — É porque eu acabei de morder a minha língua. Duas cobras conversam: — Soube da última? — Que última? — A Najilda... — O que tem? — Morreu! — Sério? De quê? Levou uma paulada? — Não... Pior! — Tomou uma machadada? Um tiro? — Pior! Muito pior!... Twee slangen zitten in de woestijn. De ene slang zegt tegen de andere: ‘Ik hoop niet dat ik giftig ben.’ ‘Waarom?’ vraagt de andere slang. ‘Omdat ik net op mijn tong heb gebeten!’ Се шетале две змии, мајка и ќерка. По некое време ќерката ја прашува мајката: - Мамо, мамо! Абе ние отровни змии сме? - Зошто ме прашуваш ќерко? - Затоа што си го гризнав јазикот! ¿Qué le dijo una serpiente a otra? - ¿Somos venenosas? - No, ¿Por qué? - Es que me acabo de morder la lengua. Two snakes are talking. One of them turns to the other and asks, "Are we venomous?" The other replays, "Yes,why?..." "I just bit ma lip." Det var en gång två ormar som var i öknen. Plötsligt sa den ena: - Du,är vi giftiga? - Vadå då? - Jag bet mig just i tungan… Two snakes were crawling along when one snake asked the other, "Are we poisonous?" The other replied, "You're darn right we are! We're rattlesnakes. Why do you ask?" To which the first replied,... Doi serpi in desert: - Auzi, ba, noi sintem veninosi? - Da, ba... da' de ce? - Mi-am muscat limba! Doi serpi in desert. Tata si fiu. Fiul: - Tata,tata noi suntem veninosi? Tatal nu raspunde. Fiul intreaba iar: Fiul: - Tata,tata noi suntem veninosi? Tatal iar nu raspunde. Fiul intreaba iar Fiul:... Un serpente va d a un altro serpente e dice: "Sssenti amico posssso farti una domanda? ma noi sserpenti ssiamo velenosssi?" L'altro serpente: "Ma non sssso perchè?!" L'altro: "No perchè mi sono... Ci sono due serpenti uno si chiama Giovanni e l'altro Marco e Marco dice: "Giovanni qual è il serpente più velenoso?" E lui: "Sta' zitto e cammina" E ancora: "Giovanni qual è il serpente più... 2 slangen zitten in het bos. En een slang zegt tegen de anderen: Zijn wij giftig? Hoezo??zegt de ander. Ik heb net op mijn tong gebeten! In Egitto ci sono due serpenti, i più velenosi del mondo, che parlano fra di loro, ad un certo punto uno dice all'altro: "Ma noi siamo velenosi?" E l'altro: "Si molto!" E lui: "Ma velenosi... İki yılan ormanda sürünerek ilerliyorlarmış. Yılanın biri, diğer yılana şormuş: - Abicim, biz zehirli yılan mıyız? - Evet, nolduki? - Hiiç, dilimi ısırdımda Il serpente figlio alla mamma: "Mamma, e' vero che siamo velenosi!". "No, e' solo una calunnia". "Meno male perche' mi sono morsicato la lingua!". Een slang zegt tegen een andere slag "zijn we giftig"? "Hoezo", vraagt de andere slang, "omdat ik op mijn tong gebeten heb". Er lopen twee slangen door de woestijn. Zegt de ene: "Zijn wij giftig?" Zegt de ander: "Hoezo?" "Nou, ik heb net op Mijn tong gebeten." Δυο φίδια συζητάνε: - Ρε συ, ξέρεις αν είμαστε δηλητηριώδη; - Όχι δεν είμαστε, γιατί ρωτάς; - Δάγκωσα τη γλώσσα μου ρε γαμώτο! Twee slangen lopen door de woestijn zegt de een tegen de ander 'zijn we giftig Ja wat dan Ik heb op me tong gebeten Šliaužia dvi gyvatės ir viena sako kitai: - Ar mes nuodingos?,- sako pirmoji gyvatė. - Ne,o kodėl klausi?, - atsako antroji. - Na, supranti, aš i lūpą įsikandau. Ci sono due serpenti nel prato di casa mia. Un serpente dice all'altro: - "Siamo mica velenosi?" - "No" - "E come lo fai a sapere?" - "Perché prima mi sono morso la lingua". Δύο φίδια σέρνονται στο χώμα. Ξαφνικά γυρνάει το ένα και λέει στο άλλο: - Μήπως είμαστε δηλητηριώδη; - Όχι απαντά το άλλο, αλλά γιατί ρωτάς; - Ευτυχώς γιατί δάγκωσα τη γλώσσα μου. A baby snake asked it's mom, "Mommy are we poisonous?" The mother snake responded, "Yes honey, but why do you want to know?" The baby snake responded, "Because I just bit myself..."
Yılan Temel, arkadaşı yılana sormuş:
- Haçan, biz zehirli yilan miyuk?
- Heee, n'oldu ki?
- Dilimi ısırdum da...
0 0
0
Karadeniz Fıkraları
Temel ismini değiştirmek için mahkemeye başvurmuş.
Hakim demiş ki:
- Ne var oğlum niye ismini değiştirmek istiyorsun?
Hem senin ismin ne bakalım ?"
Temel cevap vermiş :
"Temel Kiç".
Hakim :
"Tamam o zaman değiştirmekte haklısın, yeni ismin ne olsun istiyorsun?"
Temel :
"Dursun Kiç" olsun demiş.
0 0
0
Karadeniz Fıkraları Adalet Sistemi Fıkraları
Temel Ingiltere'ye gitmis, arabasiyla otobanda giderken bir anons duymuş
(fikra bu fikra, Temel Ingilizce'yi nerede ogrenmis deme):
- Delinin biri ters yonde gidiyor, dikkatli olun!
Temel:
- Hangi biri hangi biri, bu Inciluzlarin hepsi deli hepsi deli!
0 0
0
Karadeniz Fıkraları
Temel Japonya'da
Temel ilk yurtdışı seyahatinde Japonya'ya gider. Orada, büyük bir akvaryumcuya uğrar. Gezinirken, bir Japonun akvaryumun karşısında bir balığı gözleri ile istediği gibi hareket ettirdiğini görür. Tabii ki,
Temel bu işe şaşar ve sorar:
"Ha uşağum nasul beceriysun oni?"
Japon:
"Balıkların beyni bizden çok daha ufaktır. Gözlerini dikersen, yaptığın
Hareketleri tekrarlarlar."
Buna hayret eden Temel'de bir akvaryumun başına geçmiş. Bir saat olmuş Temel'den ses yok.
Bunu merak eden Japon gitmiş bakmış ki
Balık gözlerini Temel'e dikmiş, Temel ağzını açıp açıp kapatıyor
0 0
0
Karadeniz Fıkraları Japonlar hakkında fıkralar Yemek Fıkraları
Едно габровче се похвалило на баща си: Das gesparte Geld Un carabiniere arriva in caserma tutto contento e dice: – Pappa, i stedet for å ta bussen hjem i går så løp jeg etter bussen. Så nå har jeg spart 25 kroner. – Å, du din tosk! Du skulle heller løpt etter en taxi, så hadde du spart 200 kr. og fortæller sin far, at han sparede 10 pence ved at gå hjem i stedet for at tage bussen. Hvorfor lod du ikke være med at tage en taxi, så kunne du have sparet et pund...? Laihialaispoika oli päässyt käymään kirkonkylällä ja kotiin palattuaan selitti isälleen: Säästinpä linja-autorahan, kun juoksin sen perässä kotiin. Siitäpä isä suuttui ja torui poikaansa: Olisit... — Ó, Maria, estou a morrer de cansaço. Vim correndo atrás do ônibus e, sem nunca o alcançaire, acabei chegando até aqui. Meu consolo e que economizei vinte pratas. — Mas tu és burro mesmo, hein,... Mattino 8 in punto, entra tutto trafelato e sudato un giovane carabiniere e dice al suo maresciallo: "Sono appena le otto e ho già guadagnato 3 euro" E lui: "Bravo ma come hai fatto?" E il giovane:... Samtale mellem to skotter: - Hvorfor er du så forpustet ? - Jeg løb efter bussen hele vejen hjem for at spare penge. - Fjols ! Hvis du havde løbet efter en taxa, havde du sparet meget mere. Il figlio di McFarlane lo scozzese, rientrando da scuola dice al papà: - "Oggi ho corso dietro l'autobus, così ho risparmiato i soldi del biglietto" - "Bravo. La prossima volta corri dietro a un... En man sa till sin fru: - Vet du, jag sparade 50 kr i dag, jag sprang efter bussen. Frun sa: - Dummer, om du hade sprungit efter taxin så hade du sparat 100 kr!!! Pepíček: "Tatínku, dnes jsem ušetřil 10 korun!" "Jo, a jak?" "Běžel jsem celou cestu do školy za autobusem." "Tak zítra běž za taxíkem, ušetříš dvě stě!" En mand kommer glad hjem til sin kone og siger "jeg har lige sparet 20 ,-. på at løbe efter bussen". Konen siger "kunne du ikke løbe efter en taxa istedet så kunne vi havet sparet en 50,- Skót gyerek izzadtságtól csuromvizesen ér haza és boldogan újságolja az apjának: - Apu! Képzeld el spóroltam egy pennyt, mert hazafelé futottam a villamos után! Erre az apa dühösen rákiált: -...
Temel'in oğlu kan ter içinde koşarak eve gelir.
- "Uy buba tam 100,000.- Lira tasarruf ettum,otobüse binmedum yanından koştum"der.
Temel de oğluna,
- "Ula oğlum ha biraz daha akulli olsaydun ,taksinin yanundan koşar daha çok kazanaydun" der.
0 0
0
Karadeniz Fıkraları Para fıkraları
Temel'le Cemal bir gün uçağa binmişler.
Temel aşağı bakıp demişki:
"Ula Cemal hakikaten insanlar buradan karınca gibi gözüküyor"
Cemal'de:
"Ula salak Temel! daha kalkmadık. Onlar zaten karınca"
0 0
0
Karadeniz Fıkraları
Temel sigarasını yakmak için bir kibrit çakar. Kibrit yanmaz, fırlatıp atar.
İkinci bir kibrit dener ve sigarasını yakar.
Kibriti söndürüp "Uy bu eyudur" der ve tekrar kibrit kutusuna geri koyar.
0 0
0
Karadeniz Fıkraları
Temel' e hangisini seçersin diye sormuşlar.
- Güzellik mi, aptallık mı?
- Aptallık, demiş Temel, guzelluk geçicidur daa.
0 0
0
Karadeniz Fıkraları
Temel İstanbul'a yeni taşınmış. Kapıcı sabah kapıyı çalmış.
Temel, kimseyi beklemediğinden merakla kapıya yönelmiş ve seslenmiş;
- Kim o?
Kapıcı:
- Çöp! diye bağırmış...
Temel gayet sakin ve kibar bir dille konuşmuş:
- İhtiyacımız yok...
0 0
0
Karadeniz Fıkraları
- Temel bey, dairelerimiz aynı genişliktedir. Sen evi duvar kâğıdıyla kaplattın? Ben de evi dekore edeceğim de. Ne kâdar duvar kağıdı aldın?
- On yedi top aldum.
Komşu da duvar kâğıdını alır, evi kaplatır, ama epeyce de kâğıt elinde kalır.
- Yahu Temel, ben de on yedi top aldım ama, yedi top arttı!
- Eyi, benum da o kadar artmıştı!
0 0
0
Karadeniz Fıkraları Komşu Fıkraları
Temel Karadenizlinin fırınından bir ekmek alacak. Kafasını fırından içeri uzatır:
- Ha oradan bi ekmek vermeni rica edeyirum!
- Ula parasını verecek misun?
- Elbette vereceğum.
- Haçan parasını vereceksen ne diye rica edeyisun?
0 0
0
Karadeniz Fıkraları Para fıkraları
Temel, karısı Fadime'yi bademcik ameliyatı yaptırmıştı. Hastaneden taburcu edilirken, doktor Temel'e bazı tavsiyelerde bulunur ve son olarak der ki;
- Aslında bu ameliyat gecikmiş, daha çocukken yapılmalıydı.
Temel hemen söze girer:
- O zaman faturayı kayınbabamı gönder de, hasabını o ödesun!
0 0
0
Karadeniz Fıkraları Ebeveyn Fıkraları
Temel'in vecizesi:
"İnsanlara baluklar aynı tehlikeye maruzdurlar. Her ikisi de ağzını açınca başları belaya girer.
0 0
0
Karadeniz Fıkraları
Hakim Sorar:
- Oğlum adın nedir?
- Temel ama, "Z"si yok!
Hakim:
- Temel'de "Z" olurmu, be adam?
- Haçan hakim pey ne kızayısun, pen de zaten "Z"si yok dedum!
0 0
0
Karadeniz Fıkraları Adalet Sistemi Fıkraları
Temel ile Dursun denize yüzmeye giderler. Temel boğulur. Savcı gelir araştırma yapmaya ve Dursun'a sorar:
- Olay nasıl oldu.
- Savci bey olay molay yok... Temel bi talup geleceğim dedi ama siz da göriysiniz gelmedi...
0 0
0
Karadeniz Fıkraları Adalet Sistemi Fıkraları
Küçük Dursun Temel'e sorar:
- Temel emice Cemil MERİÇ kimdur?
- Büyük bir yazar idi. Vefat etti.
- O da küçük yazsa idi...
0 0
0
Karadeniz Fıkraları
Temel kahveye koşarak gelir, telaşla:
- Dursun öldi!... der.
Kahvedekiler bu haber üzerine birer yorum yapmaya başlarlar.
- Dursun sapasağlam adamdi neden öldi ki?
- Uşağım hiç bir laz acindan ölmez. Söylemdi biz bağa yardım ederduk.
- Pelki utanmiştur istemeğe.
- Gördinmu uşağım. Dursun acından değul, inadından öldi da...
0 0
0
Karadeniz Fıkraları Kahve Fıkraları
Her bir kahkaha bir tane pirzola demektir. Der kahkaha ile gülen Dursun...
Temal atılır:
Desene Dursun sen teminden beri koca bir sığır yedun.
0 0
0
Karadeniz Fıkraları
Temel, Cemal ve diğer karadenizliler açık denizde küçük bir tekne ile fırtınaya tutulmuşlardı. Yanlarında büyük bir gemi geçmekteydi.
Temel:
- Uyy, kurtarun pizuuu... imdattt!... diye haykırıyordu.
Geminin güvertesinden birisi de yanıt veriyordu:
- Biz adam almıyoruz, biz adam almıyoruz.
Bunu duyan Temel:
- Uyy, haçan piz lazuz, laz, alun pizu.
0 0
0
Karadeniz Fıkraları
Polise bir ihbar gelir. Temel ile Dursun kaza yapmıştır.
Polis olay yerine geldiğinde görür ki, arabalar sapa sağlam, Temel ile Dursun'un ağzı burnu dağılmış. Polis sorar:
- Anlat Temel. Olay nasıl oldu?
- Komserum... Hava sisli olduğundan kafamı pencereden çıkarmış öyle gideydum. Meğersem Tursun da karşidan öyle geleyirmuş...
0 0
0
Karadeniz Fıkraları
  • Önceki Sayfa
  • Sonraki Sayfa
Privacy and Policy Contact Us