İki rahibe varmış, biri matematikçi biri mantıklı. Bunlar bir akşam karanlıkta kiliseye dönerlerken matematikçi rahibe mantıklıya dönerek;
- Yaklaşık 20 dakikadır bir adam bizi takip ediyor ve gittikçe yaklaşıyor şu anda aradaki mesafe 50 metre, der.
Bunun üzerine mantıklı rahibe bunun tek mantıklı açıklaması olabileceğini ve adamın kendilerine tecavüz edeceğini bunun için daha hızlı yürümeleri gerektiğini belirtir. Rahibeler daha hızlı yürümeye başlarlar. 2 dakika sonra matematikçi rahibe:
- Adam da hızlandı ve aradaki mesafeyi kapatıyor, şu anda 30 metre arkamızda. O zaman mantık olarak koşmamız gerekir.
Rahibeler koşmaya başlar ve 3 dakika sonra matematikçi rahibe;
- O da koşuyor ve arayı kapatıyor, şu anda mesafe 10 metre. O zaman mantık olarak bizi yakalayacak birimiz sağa diğerimiz sola saparak kiliseye ulaşmaya çalışalım en az birimiz kurtulur.
Ve matematikçi sağa doğru koşmaya, mantıklı sola doğru koşmaya başlar. Matematikçi 20 dakika sonra kiliseye ulaşır ve telaş içinde beklemeye başlar. Aradan 40 dakika geçtikten sonra mantıklı rahibe gelir.
Matematikçi sorar;
- Ne oldu ne yaptın?
- Adam beni takip etti, artık mesafe üç-beş adıma kadar azalmıştı, mantık olarak daha fazla koşmanın anlamı yoktu...
- Eeee...
- Mantık olarak ben durdum adam da durdu.
- Sonra...
- Mantık olarak ben eteğimi kaldırdım, o da pantolonunu indirdi.
- Peki daha sonra...
- Daha sonra ne olacak eteğini kaldırmış bir rahibe, pantolonunu indirmiş bir adamdan DAHA HIZLI KOŞAR...
Kilisenin birinde çalışan dört tane rahibe varmış. bu rahibeler çok yakın arkadaşlarmış, birininde bir arabası varmış her akşam iş dönüşü diğerlerini eve bırakırmış o arabayla. bir gün işten çıkıp eve dönerlerken araba ile kaza yapmışlar ve dördü de sağ kurtulamamış. bunlar ölünce cennetin kapıları kendilerine kesin açılacak sanmışlar fakat bir melek yollarını kesip demiş ki " durun bakalım sizin kesin bir günahınız vardır " demiş. daha sonra birinci rahibeye sormuş senin günahın ne diye birinci rahibe demiş ki " ben sadece parmağımla dokundum ". melek bozulmuş tabi falan sonra demiş ki “ tamam sen o dokunduğun parmağını kovadaki nurlu suya daldır ve cennete gir. “ ikinci rahibeye sıra gelmiş o da " ben elime aldım " diye cevap verince melek iyice bozulmuş ve “ sende o elini kovaya daldır ve cennete gir” demiş. bu arada üçüncü ve dördüncü rahibe yer değiştirmişler. melek sormuş hemen " ne oluyor siz neden yer değiştirdiniz " diye. dördüncü rahibe de demiş ki " o kıçını yıkamadan, ben bir ağzımı çalkalayım " demiş !