Home
Tüm Kategoriler
Popular
Komik Resimler
En İyi Fıkralar
En son şakalar
Nasrettin Hoca Fıkraları
+18 Fıkralar, Yaran artı 18 fıkralar
Avcı Fıkraları, Avcılık Fıkraları
Bayburt Fıkraları
Bektaşi Fıkraları
Belaltı Fıkraları
Büyük Fıkraları
Cimri Fıkraları
Çocuk Fıkraları, Çocuksu Fıkralar
Çorum Fıkraları
Deli Fıkraları
Dini Fıkralar
Doktor Fıkraları
Dursun Fıkraları
Duvar Yazıları
Elazığ Fıkraları
Erkek Fıkraları
Erzurum Fıkraları
Evlilik Fıkraları
Fıkra Gibi Komik Olaylar
Hayvan Fıkraları, Hayvanlar Alemi
İngiliz Alman Türk
Ingiliz-alman-turk-fikralari
Kadın Erkek Fıkraları
Kadın Fıkraları
Kamyon Yazıları
Kapak Edici Fıkralar
Karadeniz Fıkraları
Karı Koca Fıkraları
Kayseri Fıkraları, Kayserili Fıkraları
Kısa Fıkralar
Komik Hikayeler
Komik Sözler
Köylü Fıkraları
Kurban Fıkraları
Mardin Fıkraları
Matematik Fıkraları
Meslek Fıkraları
Mühendis Fıkraları
Nam-ı Kemal Fıkraları
Okul fıkraları
Polisler hakkında fıkralar
Politika Fıkraları, Politik Fıkralar
Ramazan Fıkraları
Sarhoş Fıkraları
Sarışın fıkraları
Savaş ve asker fıkraları
Seçim Fıkraları
Sekreter Fıkraları
Şoför Fıkraları
Soğuk Espiriler
Spor Fıkraları
Tarih Fıkraları
Temel Fıkraları
Trakya Fıkraları
Ünlülerden Fıkralar
Chuck Norris fıkraları
Futbol fıkraları
Kaynana fıkraları
Yahudiler hakkında fıkralar
Кратки вицове, 1000+ кратки ви...
One Liner Jokes, Short jokes
Kurze Witze, Kürzeste Witze, K...
Chiste de cortos
Короткие анекдоты
Blague courte
Barzellette Brevi, Barzellette...
Σύντομα ανέκδοτα, Συντομα ανεκ...
Кратки вицови
Türkçe
Анекдоти - Короткі
Piadas Curtas
Polski
Korta Skämt
Korte moppen
Dansk
Norsk
Lyhyet vitsit
Egysoros viccek
Bancuri Scurte
Čeština
Trumpi anekdotai
Īsās anekdotes
Kratki Vicevi
My Jokes
Edit Profile
Logout
En son şakalar
Kısa Fıkralar
Kısa Fıkralar
Add a joke
En son şakalar
En İyi Fıkralar
- Bir gün Ela sınıftayken öğretmeni Ela'ya sormuş: 5 elma 7 portakal daha ne yapar? diye.
- Ela cevap vermiş:
"Vitamin yapar" öğretmenim demiş.
30
19
4
İskoç bir matematikçi yolda giderken bir nal bulur ve sevinç içinde şöyle der:
- Geriye kaldı üç nal, bir at!..
25
12
4
Нiтlеr, bir gün toplama kamplarından birini ziyaret ederken oradaki tutuklulardan birine sorar:
- 5, 3 daha kaç eder?
Mahkum 6 diye cevap verdiğinde yanındaki kurmaya döner ve kızgın bir ses tonuyla:
- Ne biçim toplama kampı bu? diye azarlar.
7
8
4
Karadenizli bir dedeye sormuşlar;
- Küresel ısınma hakkında ne düşünüyorsunuz ?
Dede cevap verir;
- Valla evladım hiç bişey sobanın yerini tutmayy
4
2
4
Adamın biri şöyle dedi;
- Bizim büyük oğlanın maşallahı var, yazdıklarını binlerce kişi okuyor.
Arkadaşı merak etti:
- Ne işle meşgul sizin çocuk, yazar filan mı?
- Tabelacı...
2
0
4
Uçak fobisi olan zengin bir işadamı uçağa binmek zorunda kalmış, uçak türbülansa girip sarsılınca korkudan elini açmış;
- Allah'ım yere sağ salim inersem, servetimin yarısını yoksullara bağışlayacağım.
Uçak yere iner inmez, şoförünü ve Mercedes'ini görünce, yine ellerini havaya açar der ki;
- Allah'ım! İnsan yukarıda olunca ne kadar da boş boş konuşuyor...
2
0
4
Anne çocuğunun derslerinin çok zayıf olduğunu öğrenince okula gidip çocuğunun öğretmenleriyle konuşup sınıfı geçmesi için uğraşmaya başlar.
- Çocuğumun sınıfı geçmesi için yapılacak hiçbir şey yok mu?
- Yok! Onun notlarıyla aslında 5 öğrenci daha sınıfta kalır.
1
0
4
Amirim tüm mahkumlar kaçmış!
- Ne! Nasıl olur? Ben size bütün çıkışları tutun demedim mi ?!!
- Girişten kaçmışlar.
1
0
4
Nine, senin gözlüklerin her şeyi büyütüyormuş doğru mu bu?
- Evet, evlâdım.
- Ne olursun nineciğim, tabağıma tatlı koyarken gözlüklerini çıkarıver...
1
1
4
İki deli havuzun başında oturuyorlarmış. Biri kalkıp havuza şeker atmış. Havuzdan bir yudum almış ve tükürmüş. Arkadaşına:
- Havuza şeker attım ama tatlı olmadı, demiş. Arkadaşı:
- Karıştırmadın ki salak!
1
0
4
Πρώτη μέρα στο σχολείο
1 сентября. вовочка возвращается домой после своего первого дня в...
Toto rentre à la maison après sa première journée à l'école primaire.
15 септември. Майката:
Първокласникът Ники излиза от училище след първия си учебен ден. Майка му го пита нетърпеливо:
The child comes home from his first day at school.
Hasan okula yeni başlamıştı ki. İlk günü akşam olup ta eve dönünce, annesi merakla sordu: - “Ne yaptınız bugün okulda Hasan?” Çocuk cevap verdi: “Bugün pek bir şey yapmadık galiba. Çünkü yarın yine...
Lille Lise Lille Lise kommer hjem fra første dag i skole og hendes mor spørger: “Nåh, hvad lærte du så i dag?” “Åbenbart ikke nok. De vil have at jeg skal komme igen i morgen.”
Een kind komt thuis van zijn eerste dag op school. Zijn moeder vraagt: "En, wat heb je vandaag geleerd?" Het kind antwoordt: "Niet genoeg, want ik moet er morgen weer naartoe."
Lille Per kom hjem fra sin første skoledag, og hans mor spurgte "Har du lært noget?" - "Ikke det mindste - vi skal komme igen i morgen!"
Elke kommt nach dem ersten Schultag nach Hause. "Nun", will die Mutter wissen, "ist alles gut gegangen?" - "Anscheinend nicht", meint das Töchterchen. "Ich muß wohl morgen noch mal hin."
Küçük çocuk okulun ilk günü sonunda eve döner.
Annesi sorar;
- Bugün okulda ne öğrendiniz?
Çocuk cevaplar;
- Yeterli değil, yarın tekrar gitmem gerek
1
0
4
Dad, will you help me with my homework?" "I'm sorry," replied the father. "It wouldn't be right." "Well, " said the boy, "at least you could try."
Dad," said Little Johnny, "I'm late for football practice. Would you please do my homework for me?" Little Johnny's father said irately, "Son, it just wouldn't be right." "That's okay," replied...
- Papá, papá, ¿Puedes hacerme la tarea de Matemática? - No hijo, no estaría bien. - Bueno, por lo menos inténtalo hacer.
Llega un niño con su papá y la dice: - Papá, ¿Me puedes hacer mi tarea? - No hijo, no estará bien. Y el niño responde: -¡ Pero, inténtalo! ¿Sí?
Çocuk babasından matematik ödevini yapmasına yardım etmesini ister ve.
- Doğru olmaz oğlum, cevabını alır fakat o ısrarlıdır:
- En azından dene baba...
1
3
4
Karadanizliye sormuşlar :
- Neden baştaki saç ağarıyor da, aşağıdaki ağarmıyor?
- Aşağısı bir iş düşünüyor, yukarısı bin iş düşünüyorda ondan, demiş Karadenizli.
0
0
4
Портиер в американски хотел
Обажда се една жена на рецепцията и ми казва:
Една жена ми се обажда на рецепцията и казва: - Ту ти ту рум ту! - Тарирари рам пам!- отговорих ... аз хилейки се.... и тутакси ме уволниха. Откъде да се сетя, че искала два чая за стая №2!
Anglik przychodzi do recepcji hotelowej i mówi do recepcjonistki: - Two teas to room two two. A recepcjonistka na to: - Pam param pam.
Temel ingiltere'de lüks bir otele yerleşmiş.. oda servisini arayıp:
- "Tu ti tu tu tu tu" demiş
Oteldekiler telaşa kapılmış. bu mesajı çözmek için oraya buraya haber
Salmışlar. sonunda konsolosluktan bir çevirmen bulmuşlar ve temel'in ne
Dediği anlaşılmış:
- "2 çay, 222'ye !"
0
0
4
Ali karnesini babasına gösterdi. Babası :
- Oğlum ne biçim karne bu?Hep 1, 2, 0.
- Öğretmenimiz biraz dalgındır da. Bu haftaki Spor-Toto tahminlerini yanlışlıkla benim karneme yazmış olacak!...
0
0
4
Bektasiyi, rica minnet camiye götürmüsler. Hoca baslamis anlatmaya:
- Bir yer vardir ki orada, zengin fakir ayrimi yoktur. Dertli giren neseli
Olur. Oraya giren herkesin gönlü ferahtir. Bilin bakalim, burasi neresidir?
Bektasi yanit vermis:
- Neresi olacak, meyhane...
0
0
4
Snake Bite
Είμαστε δηλητηριώδη;
Φίδια.
Δηλητηριώδη
ползут две змеи и одна у другой спрашивает: - слушай, мы сильно...
Αχ αυτά τα φιδάκια
Разговарят две змии:
Το φιδάκι
Две змии изпълзели от един ресторант. По едно време едната видимо неспокойна, попитала другата:
Две пьяные змеи выползают из бара. Одна говорит:
Две змии си говорят:
Last words of a highly poisonous snake?
Fragt die kleine Schlange ihre Mutter:
Treffen sich zwei Schlangen in der Wüste, fragt eine die andere:
Una piccola vipera va dalla sua mamma e le chiede:
The mommy Cobra with her little son are taking a “walk”. The little cobra asks; "Mommy, are we poisonous?" "Yes, we are. Why you ask?" The little cobra asks again; "Are you sure that we’re poisonous?" "Yes I am!" says the mom with pride. The little one asks again; "Are you very very sure that...
Was sind die letzten Worte einer Giftschlange? "Mist! Ich habe mir auf die Zunge gebissen!"
Två ormar möts bakom en sten: - Vet du om vi är giftiga? - Varför undrar du det? - Jo, för jag råkade bita mig i underläppen...
Uma cobra pergunta à outra: - Será que sou muito venenosa? - Achou que sim. Por quê? - Mordi a língua.
İki laz yılan olan Temel’le İdris yolda gidiyorlarmış. Birden Temel İdris’e dönüp: "Ula İdris biz zehirli miydik yoksa zehirsiz mu?" diye sormus. İdris şaşırmış "Ula ne oldu gene" demiş. Temel de:...
Uma cobrinha, muita nervosa, chega para a cobra-mãe e pergunta: — Mamãe, nós somos venenosas? — Somos sim, filha. Por quê? — É porque eu acabei de morder a minha língua.
Duas cobras conversam: — Soube da última? — Que última? — A Najilda... — O que tem? — Morreu! — Sério? De quê? Levou uma paulada? — Não... Pior! — Tomou uma machadada? Um tiro? — Pior! Muito pior!...
Twee slangen zitten in de woestijn. De ene slang zegt tegen de andere: ‘Ik hoop niet dat ik giftig ben.’ ‘Waarom?’ vraagt de andere slang. ‘Omdat ik net op mijn tong heb gebeten!’
Се шетале две змии, мајка и ќерка. По некое време ќерката ја прашува мајката: - Мамо, мамо! Абе ние отровни змии сме? - Зошто ме прашуваш ќерко? - Затоа што си го гризнав јазикот!
¿Qué le dijo una serpiente a otra? - ¿Somos venenosas? - No, ¿Por qué? - Es que me acabo de morder la lengua.
Two snakes are talking. One of them turns to the other and asks, "Are we venomous?" The other replays, "Yes,why?..." "I just bit ma lip."
Det var en gång två ormar som var i öknen. Plötsligt sa den ena: - Du,är vi giftiga? - Vadå då? - Jag bet mig just i tungan…
Two snakes were crawling along when one snake asked the other, "Are we poisonous?" The other replied, "You're darn right we are! We're rattlesnakes. Why do you ask?" To which the first replied,...
Doi serpi in desert: - Auzi, ba, noi sintem veninosi? - Da, ba... da' de ce? - Mi-am muscat limba!
Doi serpi in desert. Tata si fiu. Fiul: - Tata,tata noi suntem veninosi? Tatal nu raspunde. Fiul intreaba iar: Fiul: - Tata,tata noi suntem veninosi? Tatal iar nu raspunde. Fiul intreaba iar Fiul:...
Yılan Temel, arkadaşı yılana sormuş: - Haçan, biz zehirli yilan miyuk? - Heee, n'oldu ki? - Dilimi ısırdum da...
Un serpente va d a un altro serpente e dice: "Sssenti amico posssso farti una domanda? ma noi sserpenti ssiamo velenosssi?" L'altro serpente: "Ma non sssso perchè?!" L'altro: "No perchè mi sono...
Ci sono due serpenti uno si chiama Giovanni e l'altro Marco e Marco dice: "Giovanni qual è il serpente più velenoso?" E lui: "Sta' zitto e cammina" E ancora: "Giovanni qual è il serpente più...
2 slangen zitten in het bos. En een slang zegt tegen de anderen: Zijn wij giftig? Hoezo??zegt de ander. Ik heb net op mijn tong gebeten!
In Egitto ci sono due serpenti, i più velenosi del mondo, che parlano fra di loro, ad un certo punto uno dice all'altro: "Ma noi siamo velenosi?" E l'altro: "Si molto!" E lui: "Ma velenosi...
İki yılan ormanda sürünerek ilerliyorlarmış. Yılanın biri, diğer yılana şormuş: - Abicim, biz zehirli yılan mıyız? - Evet, nolduki? - Hiiç, dilimi ısırdımda
Il serpente figlio alla mamma: "Mamma, e' vero che siamo velenosi!". "No, e' solo una calunnia". "Meno male perche' mi sono morsicato la lingua!".
Een slang zegt tegen een andere slag "zijn we giftig"? "Hoezo", vraagt de andere slang, "omdat ik op mijn tong gebeten heb".
Er lopen twee slangen door de woestijn. Zegt de ene: "Zijn wij giftig?" Zegt de ander: "Hoezo?" "Nou, ik heb net op Mijn tong gebeten."
Δυο φίδια συζητάνε: - Ρε συ, ξέρεις αν είμαστε δηλητηριώδη; - Όχι δεν είμαστε, γιατί ρωτάς; - Δάγκωσα τη γλώσσα μου ρε γαμώτο!
Twee slangen lopen door de woestijn zegt de een tegen de ander 'zijn we giftig Ja wat dan Ik heb op me tong gebeten
Šliaužia dvi gyvatės ir viena sako kitai: - Ar mes nuodingos?,- sako pirmoji gyvatė. - Ne,o kodėl klausi?, - atsako antroji. - Na, supranti, aš i lūpą įsikandau.
Ci sono due serpenti nel prato di casa mia. Un serpente dice all'altro: - "Siamo mica velenosi?" - "No" - "E come lo fai a sapere?" - "Perché prima mi sono morso la lingua".
Δύο φίδια σέρνονται στο χώμα. Ξαφνικά γυρνάει το ένα και λέει στο άλλο: - Μήπως είμαστε δηλητηριώδη; - Όχι απαντά το άλλο, αλλά γιατί ρωτάς; - Ευτυχώς γιατί δάγκωσα τη γλώσσα μου.
A baby snake asked it's mom, "Mommy are we poisonous?" The mother snake responded, "Yes honey, but why do you want to know?" The baby snake responded, "Because I just bit myself..."
İki deli kendilerini yılan sanıyorlarmış. Bir gün duvarın üzerinde güneşlenirlerken biri bağırmış;
- "Eyvah dilimi ısırdım,zehirlenip öleceğim!..
Öteki:
- "Yahu ne aptalsın.. Biz zehirli yılan değiliz ki..
0
0
4
Temel in eldivenle yazı yazdığını görenler ona şöyle sormuş:
Neden eldivenli yazıyorsun zor olmuyor mu Temel?
Zorluğuna zor ama el yazımın tanınmasını istemeyrum.
0
0
4
Sonraki Sayfa