Момченце тича при полицай: A kid was crying standing outside his house. Ο μικρός τηλεφωνά στην αστυνομία: Un lechero está repartiendo las botellas por la ciudad. Al llegar a una casa, se siente atraído por el alboroto de una disputa familiar. Se detiene a escuchar. De pronto, sale un niño corriendo. -... Pepito llama al oficial de policía: - Oficial, mi papá se está peleando con un tipo. - ¿Dónde? - A la vuelta de la esquina. Doblan la esquina y efectivamente dos tipos se estaban sacando la mugre a... Na ulici se perou dva muži. Opodál stojí holčička a pláče. Jde kolem chodec a zeptá se soucitně: „Ale copak maličká, pláčeš, protože se tatínek pere? A kterýpak to je?” „Ti dva to právě nevědí,... Küçük Mert, nefes nefese karakoldan içeri girer.- Koşun polis amca, biri babamı dövüyor!Polis sokağa fırlar. İki adamın alt alta, üst üste yuvarlandığını görür.- Evlâdım sen merak etme. Ben şimdi onları ayırırım.Söyle bakalım hangisi senin baban?- Ben de bilmiyorum.Zaten onlar da bu yüzden kavga ediyorlar! 0 0 0
Amcası Murat'a sormuş:- Sınıfta en çok sevdiğin arkadaşın kim? Murat:- Ahmet, demiş. Amcası:- Neden Ahmet? Murat:- Geçen ders yılı bütün sınıfa grip bulaştırdı. Bu sayede 20 gün okula gitmeyip tatil yapmıştık 0 0 0
Oğlunun getirdiği karneyi inceleyen baba sinirlenmiş:- Bu karnenin hali ne böyle? üstelik başarılı olursan sana bisiklet alacağıma söz vermiştim. Bir yıl boyunca ne öğrendin bakalım:- Alacağın bisiklete binmeyi öğrendim babacığım. 0 0 0
Küçük Alican 5 yaşına kadar hiç konuşmamıştı ve ailesi bu duruma çok üzülüyordu. O gün kahvaltıda birden:"Nerde bu kahrolası şeker?" dedi.Babası nerdeyse küçük dilini yutacaktı, annesi sevinçten ağlamaya başladı:"Oğlum sen konuşabiliyorsun, şimdiye kadar niye tek kelimeEtmedin?" Alican asık suratla:"Şimdiye kadar her şey yolundaydı!" 0 0 0
Temel'in oğlu küçük Temel, okula gittiğinde öğretmeni sorar:- Temel, baban nasıl iyi mi?Küçük Temel:- Öğretmenum, babam dün akşam banyo küvetine girdi, uyudi kaldi oriya...Öğretmen şaşkın:- Uyudu mu? Desene sular evi bastı, ev mahvoldu...Küçük Temel sakin:- Yooo öğretmenum öyle olmadi, çünki babam ağzı açuk uyur 0 0 0
Иванчо върви по улицата и среща бременна жена. Το μωρό στην κοιλιά Малкия Ивайло пита една бременна жена: Esto era una vez una señora que estaba embarazada y el hijo le dice: Mamá, mamá, ¿tú quieres mucho al bebé? Y la mamá le dice: Sí, claro que lo quiero mucho. Y el hijo le dice: ¿Y por qué te lo... Küçük bir çocuk, hamile bir kadının karnına dokunarak: - Ne var sizin karnınızda teyze, Kadın: - Çocuğum var evladım, diye cevap verir. - Sizin çocuğunuz mu? - Evet. - Onu seviyor musunuz? - Evet.... Jasiu siedzi na ławce a obok jego kobieta w ciąży Jasiu nie wytrzymuje i pyta Jasiu: co tam pani ma? Kobieta: dzidiusia Jasiu: a kocha go pani? Kobieta: oczywiście Jasiu: to czemu pani go zjadła Маленький хлопчик роздивляється вагітну жінку. — Що це у вас? — показує пальчиком на живіт. — Це моє дитятко... — посміхається майбутня мама. — А ви його любите? — Звичайно, дуже люблю! — Тоді... Une fillette de 5 ans regarde avec fascination une femme enceinte , avec le temps et la curiosité , elle s'approca et dit : - Madame , y'a quoi dans ton ventre ? - C'est mon petit bébé . - Et tu... Enfant: Dis, Madame c'est t0n enfant que tu as dans ton ventre ? Femme enceinte: Oui mon petit Enfant: Et tu l'aimes ? Femme enceinte : Mais bien sûr Enfant: Ben pourquoi tu l'as mangé alors? Un niño estaba con su mamá y la mamá estaba embarazada y su hijo le pregunta: ¿ Mamá, mamá por que tienes la panza tan grande a lo que su mamá le contesta: Esque aqui adentro tengo a un bebé. En... W parku na ławce siedzi Jasio, a obok niego siedzi kobieta w ciąży. W pewnym momencie Jasio nie wytrzymuje i pyta kobietę: - Co tam pani ma? - Dzidziusia. - A kocha je pani? - Oczywiście. - To... Een klein meisje ziet een zwangere vrouw . Ze vraagt haar: - Wat zit er in jouw buik? - Een baby ,antwoordt de vrouw. - Houd je veel van die baby ? - Ja,ontzettend veel! - Waarom heb je die dan... - Teta, o kodėl jūsų toks pilvas didelis? - Nes ten vaikas. - O jūs ji mylit? - Taip, labai! - O tai kodėl jūs jį suvalgėt? Un bambino vedendo il pancione della mamma chiede: "Mamma perché hai la pancia così grande??" E la mamma risponde: "Perché aspetto tuo fratello" E il bambino chiede: "Ma tu lo ami?" E la mamma: "Ma... Küçük bir kız çocuğu hamile kadına yaklaşıp sorar:- Karnındaki şey nedir?- Bebeğim.- Af edersiniz ama niye çocuğunuzu yediniz? 0 0 0
Bakkal, yeni çırağına çıkıştı:- Oğlum, müşteriye yok denir mi? Biraz önceki müşteriye ülker biskivüsü tükendi, ama eti biskivüsü var. Aralarında hiç fark yoktur, demen gerekirdi..Ertesi gün bakkal mal almaya gitti. Biraz sonra bir müşteri geldi, tuvalet kağıdı istedi.Çırak bakındı, tuvalet kağıdını bulamadı. Gözü ustasının gitmeden önce rafları parlatmak için aldığı zımpara kağıdına ilişti:- Tuvalet kağıdı kalmadı ama, iyi zımpara kağıdımız var efendim.. 0 0 0
Çocuğuna balıkyağı içirmenin tek çaresi, ufaklığın her balıkyağı içişinde kumbarasına 50 lira atmak ve biriken parayı ufaklığa vermekti.Kaya her yemekten sonra balıkyağı içti, kumbarası kısa sürede doldu.Kumbara açıldı, Kaya'nın sevinç çığlıkları arasında para sayıldı. Sonra babası gülümsedi:- Çok güzel, bu parayla üç şişe daha balıkyağı alırız. 0 0 0
Çocuğun yüzünü mosmor gören annesi:- Yine mahalledeki çocuklarla kavga etmişsin. Bak iki dişini de kaybetmişsin.Çocuk boynunu bükerek cevap vermiş:- Hayır, dişlerimi kaybetmedim anneciğim. Bak cebimde duruyorlar. 0 0 0
Teyzesi küçük Aylin'e bi miktar para verir. Annesi Aylin'e;- Kızım, teyzene bir şey söylemen gerekmiyor mu?Aylin susmaya devam eder. Annesi;- Ben babandan para alınca ne diyorum kızım? der. Aylin'in gözleri parlar ve teyzesine dönerek;- Hepsi bu kadar mı? 0 0 0
Konuklar gittikten sonra annesi kaşlarını çattı:- Bugün beni çok utandırdın Orhan.- Neden anneciğim?- Sana kaç kez söyledim,"Eve konuk gelince insan oturduğu yerdenKalkıp hoş geldiniz der, el sıkar, gelenlere yer gösterir." dedim. Sen koşup baş köşeye kuruluyor, bir daha yerinden kalkmıyorsun.- Ama babam öyle demiyor.- Ne diyor?- "Ozan" diyor, "konuklar gelince hemen koşup kanepenin sağ yanına otur. Kanepenin kumaşı yırtılmış, annen de bir türlü dikmiyor.Kimseye mahcup olmayalım." 0 0 0
Bir gün acar Abidin okula geç gelmiş, sınıfa girmiş, öğretmen Abidin'e sormuş;- Neden geç kaldın? Abidin:- Arı soktu öğretmenim.- Tamam otur yerine.- Oturamam öğretmenim.- Niyeymiş o?- Arı popomu soktu da 0 0 0
Noel, Postanede çalışan memurlar yılbaşı günü Noel Babaya yazılmış bir mektuba rastlarlar. Tabii Noel Baba diye birisi olmadığı için mektubu kendileri açıp okurlar. Mektupta söyle yazıyordur. "Sevgili Noel Baba. Ben 10 yaşında bir çocuğum. Hiç kimsem yok. Yetimhanede kalıyorum. Diğer arkadaşlarıma birçok hediye geldi ama bana hiç hediye getiren olmadı. Senden üç şey istiyorum. Bana bir kalem, bir kalem kutusu, birde ayakkabı. Gönderirsen çok sevinirim"Memurlar mektubu okuyunca çocuğa çok acırlar. Kimsesiz çocuğu mutlu etmek ve noel babaya olan inancını sarsmamak için kendi aralarında para toplayıp hediyeleri kendileri almaya karar verirler. Kalem ve ayakkabıyı alırlar, para yetmediği içinKalem kutusunu alamazlar. Aldıkları hediyeleri gönderdikten günler sonra çocuktan teşekkür mektubu gelir. Mektup şöyledir:"Sevgili Noel Baba, gönderdiğin hediyeleri aldım. Beni çok memnun ettin. Gönderdiğin hediyelerden birisi gelmemiş. Onu da herhalde postanedeki şerefsizler almıştır." 0 0 0
Temelcik öğretmenine sorar:- Tünyamuz pi cün yok olacak mi?- Evet yavrum!- Peçi uçan uçaklar nereye inecek? 0 0 0
İki Kayserili uçağa biner, birbirleriyle sohbete başlarlar.- Amerika da ne yapıyorsun.- Fabrikalarım var.- Peki sen ne iş yapıyorsun.- Ben de bir fabrikada işçi olarak çalışıyorum.- Kaç senedir.- 25- Sen nasıl Kayserilisin böyle 25 senede o fabrikanın sahibi olman lazımdı deyince öteki (içini çekerek)- Aahh ahh çalıştığım fabrikanın sahibi de Kayseliydi işte bu yüzden olamadım 0 0 0
Панталони Το παντελόνι του Τοτού учительница спрашивает: - вова, если в одном кармане брюк у тебя... - Иванчо, колко е 5+10? Учителка пита: Toto a du mal à comprendre l'arithmétique. La maîtresse essaie de lui faire comprendre grâce à des exemples: Teacher: “If you reached in your right pocket and found a nickel, and you reached in your left pocket and found another one, what would you have?” O professor de matemática pergunta ao aluno: — Joãozinho. — Pode perguntar, professor. — Se você tivesse trinta reais num bolso e setenta no outro, o que teria? — A calça de uma outra pessoa, professor! - Иванчо, колко прави 10+5? - Не си спомням. - Добре, ако имаш в единия джоб 10 лв., а в другия 5 лв., значи ... - ... Значи съм обул чужди панталони ... - A ver, Jaimito, si en un bolsillo tienes 10.000 pesetas y en otro 34.000 pesetas, ¿Qué tienes en total? - Pues los pantalones de otro. Opettaja matikan tunnilla ”Jos sinulla on toisessa taskussa 5 euroa ja toisessa 10 euroa, mitä sinulla silloin on?” ”Jonkun toisen housut.” Vastasi Kalle. Bir gün öğretmen çocuğa sormuş: bi elini sağ cebine attın 10 lira çıktı diğer elinide sol cebşne attın 5 lira çıktı şimdi senin neyin oldu? vala öğretmenim galiba üzerimde başka birinin pantolonu var. Opettaja yritti opettaa oppilailleen matematiikkaa. - Jos sinulla on 20€ toisessa taskussa ja toisessa 30€, mitä sinulla silloin on? Pikku-Ville vastasi: - Jonkun toisen housut. Toto a bien du mal avec les additions. La maîtresse lui demande : - Dis-moi, Toto, si tu mets une main dans ta poche droite et que tu en sors 10 €, puis tu mets l'autre main dans ta poche gauche... Öğretmen Aliyi tahtaya kaldırır ve; - Ali bak cebinde 10 TL var bende sana 15 TL verdim. Cebinde ne kadar var. - Cebimde ne var bilmem ama galiba üstümde başkasının pantolonu var. La maestra di matematica si rivolge a Pierino per una domanda inerente la lezione effettuata: - Ascoltami bene Pierino, se tu avessi nella tasca destra dei tuoi pantaloni 100 Euro, e in quella... Öğretmen çocuğa sormuş;- Elini pantolonun sağ cebine attın ve bir 200 lira çıkarttın, sol cebinden de 100 lira çıktı. Senin şimdi kaç paran var?Öğretmen çocuğun 300 liram var cevabını vermesini beklerken Çocuk cevap vermiş.- Herhalde üzerimde başka birinin pantolonu var! 0 0 0
Bir gün Ali annesinden çekiç ister. Annesi ne yapacaksın diye sorar Ali'ye. Ali tahta arabamın çivisi çıktı onu çakacağım der. Annesi olmaz oğlum çekici eline vurursun der. Ali vallahi vurmam anne çiviyi kardeşim tutacak der. 0 0 0
Jasiu pisze z wakacji do babci: - Kochana babciu. Piszę do Ciebie z wakacji bardzo wolno, bo mama wspominała mi często, że nie możesz już szybko czytać. – Varför skrevs terroristhandboken så sakta? – För att terrorister inte läser så fort. Piszę do Ciebie wolno, ponieważ wiem, że nie umiesz szybko czytać. Die kleine Enkelin schreibt der Oma eine Postkarte aus dem Urlaub: „Liebe Omi, ich schreibe ganz langsam, weil Mutti gesagt hat, dass du nicht mehr so schnell lesen kannst“ -No me molestes - le dice un soldado a otro. ¿No ves que estoy escribiendo a mi novia? - ¿Y por qué escribes tan despacio? - Es que ella no sabe leer rápido. Kleine Mieke wou een brief aan oma schrijven. Ze schreef: "Lieve oma, ik schrijf heel langzaam omdat ik weet dat u niet snel kan lezen." Temel bir gün Dursun'un yanında Fadime'ye mektup yazıyormuş. Dursun: - Temel yarım saat oldu bir mektup yazamadın. Temel: - Benim Fadime'nin okuması yavaştır, o yüzden yavaş yavaş yazıyorum anca okur. Jasiu pisze list do ojca: - Kochany tato! Piszę do Ciebie powoli, bo wiem ze powoli czytasz... Tekin, teyzesinin kızı Ömür’e mektup yazıyordu. Bir ara annesi sordu:- Ne yazıyorsun Tekin?- Ömür’e mektup yazıyorum anneciğim!- Niçin o kadar yavaş yazıyorsun? Çabuk yazsana oğlum.- Ömür çabuk okuyamaz ki, anneciğim… Ben de okuyacağı hızda yazıyorum işte… 0 0 0
Birkaç çocuk ormanda mantar topluyormuş. Orman görevlisi çocukları görünce sinirlenip yanlarına gitmiş:- Ne yapıyorsunuz burada?- Mantar topluyoruz amca!- Evladım mantarın zehirli olup olmadığını bilmeden nasıl yiyorsunuz?- Amca biz bunları yemiyoruz ki satıyoruz. 0 0 0
Küçük afacan, komşusunun bahçesindeki elma ağacına çıkmıştı. Tam bir tane kopardığı sırada komşunu onu suç üstü yakaladı. Öfkeyle:"Ne yapıyorsun orada bakayım?" diye bağırdı.Yaramaz çocuk soğukkanlılıkla:"Bir şey yapmıyorum amca" dedi, "bir elma düşmüştü de onu yerine yapıştırmaya çalışıyorum." 0 0 0