Skip to main content
Temel Paris'te bir otelde kalır. Barmenin biri, değişik şivesi nedeniyle Temel'i pek bir sever ve ona bir soru sorar:
- "Mösyö, babamın bir oğlu var, ama benim kardeşim değil. Bu kimdir?" Temel düşünür, taşınır, dener, bulamaz.
- "Pilemedum, kimdur?" der. Barmen yanıtlar:
- "Ben mösyö, ben!"
Bu cevap Temel'in pek hoşuna gider, aynı soruyu o da köy kahvesinde sorar, kimse bilemez. Temel'e sorarlar:
- "Pilemeduk kimdur?"
- "Paris'te kaldiğum otelin parmenudur!"
Temel ilk kez gittigi bir sehirde gece hayatini merak eder.
Buldugu bir bara gider. Oturur birseyler icer, bar siradan bir bardir. Az sonra tuvalete gider,bir bakar ki pisuvarlardan birisi altindan... Сок sasirir tabi ama hosuna da gider.
Isini gorur ve cikar. Ertesi aksam yine ayni bara gider, yine oturur, icer. Tuvalete girer, bir bakar ki altin pisuvar yok.
Cok sasirir, barmene gider,sorar:
"Dun burada altin bir pisuvar vardi, bugun niye yok?"
Barmen once Temel'e bakar, sonra arkaya seslenir:
"Patron, dun senin saksafona iseyen herif geldi!"
İki adam New York'taki Empire State binasının tepesindeki barda oturuyorlarmış. Biri diğerine dönmüş:
- Biliyor musun geçen hafta şunu keşfettim; Bu binanın etrafında öyle kuvvetli rüzgarlar var ki, tepesinden atlıyorsun aşağı, 10. kata kadar düşüyorsun, sonra rüzgar o kadar kuvvetleniyor ki seni döndürüp 10. kat penceresinden içeri atıyor...
Barmen bunu duyunca kafasını olumsuz bir şekilde sallamış. Öbür adam demiş ki:
- Yahu sen deli misin olacak şey değil şu dediğin...-Yok kesinlikle oluyor denedim ben. İstersen şimdi göstereyim sana. Ve adam kalkmış bardan, gitmiş pencereye, yallah atlamış aşağı. 10. kata yakınlaşınca birdenbire pencereden içeri doğru kayıvermiş. Sonra da asansöre binip yukarı, bara çıkmış. Öbür adam demiş ki:
- Yahu gördüm ama bu bir sefer olacak bir şeydi bir daha olmaz - Olur olur bir daha göstereyim bak... Ve adam yine cumburlop aşağı atlamış. Yine 10. kat civarında rüzgar adamı pencereden içeri atıvermiş. Adam bara dönünce öteki adama deneyip görmesini söylemiş. Öbür adam:
- Haydi bakalım.
Hakkaten işe yarıyor demek. Bir deneyeyim... Demiş ve pencereden aşağı atlamış. Direkt aşağı uçarken 11. katı geçmiş, 10. Kat, 9. Kat, 8. Kat derkent taakk diye kaldırıma yapışmış. Yukarıda barda barmen birinci adama dönmüş ve:
- Süpermen, içince adi adamın teki oluyorsun!..
Bir Japon, New York ta bir bara girip oturur. Sol avucunu acip sag eliyle avucunun icine telefon tuslar gibi yapar sonra sol elini kulagina getirip konusmaya baslar. Barmen meraklanip yanina gelir.
"Ne yapiyorsun sen? diye sorar. Japon, "Japonyada yeni bulus. Artik cep telefonu kullanmak yok. El telefonu var diyerek elini acar gosterir. Avucunun tam ortasinda ufak bir hoparlor monte edilmistir.
Barmen, "Inanmiyorum. Boyle bir sey olamaz. Japon, "Gostereyim. Bana bir telefon numarasini soyle, cevireyim. Barmen numarayi soyledikten sonra, Japon yine avucunun icini tuslayip elini kulagina getirir. Biraz bekledikten sonra elini barmene uzatir "Konusabilirsin der. Barmen Japon un elini kulagina getirerek "Alo? sesi duyar sonra "Joe? Sen misin?... Ya inanmiyacaksin ama su anda seninle bir Japon un elinden konusuyorum... Hayir sarhos filan degilim.... Neyse sonra anlatirim. Haydi hoscakal deyip Japon un elini birakir.
Hayretler icinde, - "Harika bir sey bu! Pahali midir? Japon, "Biraz ama deger der, sonra ickisini ismarlar. Ama ickisini yudumlarken birden bire dikiliverip "Afedersin tuvalet ne tarafta? sorar. Barmen yolunu gosterir. Japon kalkip gosterilen kapidan girer. 5 dakika gecer ama Japon donmez. 10 dakika gecer... Barmen merak etmeye baslar. 20 dakika gectikten sonra barmen "Basina kotu bir sey mi geldi diyerek tuvalete girer ve...
Japon u yerde gorur. Pantalonu dizlere kadar indirilmis secdeye durur gibi yere egiliyor. Kicinda bir rulo tuvalet kagidi var. Barmen:
"Aman Tanrim! Sana ne oldu boyle? Saldiriya mi ugradin? Yaralandin mi?
Japon:
"Hayir. Ben iyiyim. Japonyadan uzun bir faks aliyorum, o kadar.