Skip to main content
Adamın biri işi için Ankara'ya gidiyormuş, tam uçağa bineceği sırada kulağında bir ses:
- Binme, bu uçak düşecek!
Dönmüş bakmış, etrafında kimse yok, ama içine de bir kurt düşmüş, uçağa binmemiş.
İkinci uçağı beklerken kara haber ulaşmış:
"Uçak düştü, kurtulan olmadı!"
Koşmuş Haydarpaşa'ya, bilet almış, tam trene binecek, fıkraoku. Com aynı ses kulağında:
- Binme bu trene, raydan çıkacak!
Dönmüş, bakmış yine etrafında kimseler yok, trene binmemiş, gelmiş eve, sabah gazeteyi açınca tüyleri ürpermiş:
"Tren Eskişehir'de raydan çıktı şu kadar ölü, şu kadar yaralı..."
Allah'a şükretmiş, koşup otobüse bilet almış, tam binerken yine o ses:
- Bu otobüse binme, freni patlayacak!
Dönmüş yine kimsecikler yok! Dayanamamış, bağırmış:
- Sen kimsin yahu?
- Ben senin iyilik meleğinim!
Adam iyice kızmış :
- Ulan evlenirken neredeydin!
Adamın biri karısını hava alanında kaybeder. Sürekli olarak hava alanı içinde bir oraya bir buraya koşup karısını aramaktadır. Tam karısını aradığı sırada karşıdan yine kendisi gibi koşarak gelen birini görür. Durur ve adam sorar;
- Hemşehrim sen neden koşuyorsun?
- Karımı kaybettim.
- Ya sorma benimki de kayıp, ben de onu arıyordum.
- Karın nasıl biriydi? Tarif etsene bana, belki görmüş olabilirim, sana yardımım dokunur.
- 1,80 boyunda, sarışın, mavi gözlü, 90-60-90, enine boyuna biri, kardeş benim karım böyle de seninkinin tipi nasıl ben de görmüş olabilirim.
- Boş ver benim karıyı, direk seninkini arayıp bulalım.
Yeni evli bir çift kol kola yürüyormuş.
Bu sırada bir horoz tavuğu kovalamış ve ibiğinden gagasıyla yakalayıp tavuğun üstüne atlamış. Horozun bu eylemine yeni evli çiftle birlikte beş altı yaşlarında bir çocuk da tanık olmuş.
Aynı olaya tanık olmanın verdiği bir yakınlaşma ile birbirlerine gülümsemişler. Erkek, küçük çocuğa sormuş:
- Yoksa bu horoz sizin mi?
- Evet abi.
- Peki, bu olay sık sık olur mu?
- Saymadım abi, ama günde sekiz-on kez oluyor galiba, diye cevap verincekarısı kocasını dirseği ile dürterek:
- Hıh! Bir horoz kadar olamıyorsun, demiş.
Bunun üzerine kocası bozuntuya vermemeye çalışarak yeniden bir soru yöneltmiş:
- Peki, küçük, bu olayı horoz hep aynı tavukla mı, yoksa değişiktavuklarla mı gerçekleştiriyor?
- Aynı tavukla olur mu abi, elbette her seferinde başka bir tavuğa biniyor, diye cevap verince bu kez de kocası dirseği ile karısını dürterek:
- Hıh! Şimdi aldın mı ağzının payını, demiş