Öğretmen sözlü sınav için Ali'yi kaldırmış, "Dünyamızın uydusu nedir?" diye sormuş, Ali bir türlü cevap verememiş, arkadaşı bir çimdik atmış. Aayyy diye bağırmış. Öğretmen aferin demiş. 0 0 0
Birgün Bir kadın kocasını merak eder ve kendi kendine der ki bu adam nerde kaldı ya der ve kocasını arar bey bey nerdesin sen hiç böyle gecikmezdin ne oldu da bu saate kadar hala eve gelmedin adamda şöyle der karı izliyorum ondan ben birazdan gelirim dediğinde kadının frekansları karışır sinirlenir kadın izlersin ha gösteririm ben sana der ve kocasının yanında gider ve bakar ki kocası gerçekten karı izliyormuş meğer karı dediği kar yağışıymış kadın değilmiş 0 0 0
Bir dram artisti çok ünlü bir komedi sanatçısı ile alay ediyordu:- Milleti güldürmenin ne değeri var, anlayamıyorum. Zor olan ağlatmaktır, ben onu yapıyorum.Komedi sanatçısının cevabı şu oldu:- Senin yaptığını soğan da yapar. Bana milleti güldüren bir sebze gösterebilir misin? 0 0 0
Hasan Amca karısına şikayet ediyordu:- Komşunun tavukları bizim salatalıkları berbat etmişler yahu. Adama duvardaki oyuğu tamir ettirmesini kaç kere söylemiştimKarısı:- Sen o işi bana bırak, dedi.Gerçektende Hasan Amca ertesi gün duvarın onarıldığını görüp karısına sordu:- Nasıl becerdin bu işi?- Çok basit. Bakkaldan aldığım iki adet yumurtayı salatalıkların arasına sakladım. Komşu bahçeye doğru bakarken de o yumurtaları oradan aldım. 0 0 0
Karadenizlinin biri İstanbul'a gidiyormuş, vapura binmiş, giderken bavulu denize düşmüş, oradakilerden birisi demiş ki hemşehrim bavulun denize düştü, Karadenizli anahtarı bende sorun değil demiş. 0 0 0
Üç adam barda oturmuş içerken konuşuyorlarmış.Birincisi demiş ki,- Karıma öyle bir hediye aldım ki, 6 saniyede 0'dan 100'e çıkıyor.Diğerleri anlamamışlar.- Ne aldın? Diye sormuşlar.- Beyaz bir Porsche aldım. Çok mutlu oldu, diye yanıt vermiş.İkinci adam demiş ki,- Ben de geçen doğum gününde karıma 4 saniyede 0'dan 100'e çıkan bir şey almıştım.Hemen anlamışlar tabii ki:- Heey, yoksa Ferrari mi aldın?Adam gülümsemiş:- Evet, kıpkırmızı bir Ferrari aldım. Gerçekten de ona çok yakıştı. demiş.Bu sefer üçüncü adama sormuşlar:- Peki sen ne aldın karına?Adam demiş ki:- Ben öyle bir şey aldım ki; sadece 2 saniyede 0'dan 100'e çıkıyor.Adamlar şaşırmışlar:- Atıyorsun! demişler,- Öyle bir araba olmaz ki!..- Araba aldığımı kim söyledi, demiş adam.Diğerleri:- Ne aldın peki?- Baskül 0 0 0
İki Kayserili maç sahasının önünde köfte satarken birisi diğerine şöyle der.- Ula Ehmet bir bilet al maçı öğren gel, der.Ehmet gider ve maçı öğrerüp gelir durumu Arkadaşına anlatır:- 2 direk dikiyler, ortaya bir kabak koyiyler. 21 avanak peşinde koşiyler. 2 direğin arasına girince gool diye bağriyler, birde utanmadan kısa don giyiyler. 0 0 0
Hoca, bir ara, zeytin satmaya heveslenmiş. Bir küfe zeytin alarak pazarda satmaya başlamış. Kadının biri zeytin küfesine yaklaşıp fiyatını sormuş ve zeytini pahalı bulmuş. Hoca:- Hele bir tane ye de tadına bak! Demiş. Kadın:- Baksam ve beğensem bile peşin para ile alacak değilim, deyince Hoca:- Canım sen yabancı mısın? Rahmetli kocanla dostluğumuz vardı. Ne olacak, sonra verirsin parasını! Lakin şu zeytinden bir tane tat da gör! Demiş. Kadın ise nazlanmaya devam etmiş:- İmkânsız, bugün oruçluyum. Üç yıl önce Ramazanda hastalanmıştım da bir hafta oruç tutamamıştım. Bugünlerde o borcumu ödüyorum. Bu söz üzerine Hoca, başını sallamış:- Haydi, güle güle giт! Ben vazgeçtim bu alışverişten. Zira Allah'a olan borcunu üç yıl sonra ödeyen bir kimse, kulun zeytin borcunu kim bilir ne zaman verir!... 0 0 0
Milletvekili kürsüde konuşurken diğer sıralardan biri:- Cehenneme kadar yolun var! diye bağırmış.Konuşmacı hemen başkana dönüp ters ters bakmış.Başkan;- Devam ediniz lütfen sayın milletvekili, demiş ve devam etmiş.- İç tüzüğe göre gitmeniz zorunlu değil efendim. 0 0 0
Annesi, ders çalışmayan oğluna sinirlenerek çıkıştı:- Okuyup yazmaya pek hevesin yok senin, senden bir şey olmayacak bu gidişle!Oğlu hemen itiraz etti:- Olur mu annecim, ben de öğretmen olurum! Öğrencilerim okur ben dinlerim. 0 0 0
Kayserili bir çocuk annesiyle kuru yemişçinin önünden geçerken çocuk:- "Leblebi istiyorum" diye annesine söyler.Bunu işiten kuru yemişçi çocuğa:- "Oradan bir avuç alabilirsin evladım" der.Çocuk:- "Hayır! Sen verirsen alırım" der.Kuruyemişçi çocuğa bir avuç leblebi verir ve sonra sorar:- "Neden kendin almadın da benim vermemi istedin."Çocuk da:- "Senin avucun daha büyük de ondan" der. 0 0 0
Един човек си купил папагал, закачил му един червен и един син конец и му казал: Ξενόγλωσσος Παπαγάλος The singing parrot Един мъж си купил папагал и му вързал два конеца: Nel giardino di un convento due suore trovano un pappagallo ferito e decidono di prendersene cura, dandogli affetto e correggendo il suo vocabolario, pieno di parole volgari. A parrot was in a pet shop with a string attached to each leg when a man walked in looking to buy a pet. A shopkeeper came over and started to try and sell him a dog when the man noticed the parrot. He asked what the strings were for and the shopkeeper replied, "Well, if you pull the right... Man decides to buy a pet, but does not know what he wants as a pet, so he goes to the pet shop in search of a pet. He sees cats in a cage dogs on another cage spiders, rabbits, frogs, birds, fish in aquariums and finally he sees a very colorful parrot in the corner of the store and he goes to... In einer Tierhandlung. Der Kunde kann sich nicht entschließen. "Aber hier habe ich etwas Besonderes", sagt der Verkäufer, "einen besonders gut erzogenen Papagei. An jedem Bein hat er ein Kettchen. Wenn man am linken zieht, sagt er 'Guten Morgen', wenn man am rechten zieht, 'Angenehme Nachtruhe'."... Na loja de animais tinha um papagaio poliglota à venda por mil reais. Um dia um homem se interessou, e perguntou como funcionava. O dono da loja respondeu: — Você levanta a asa direita e ele fala francês, a esquerda ele fala alemão, a perna direita, italiano e a esquerda, português. O cara ficou... Un type achète un perroquet. Le vendeur lui dit : Il est bilingue (français/anglais). Ah oui ? Et comment on choisit la langue ? Très simple : il a un fil à chaque patte. Vous tirez sur le fil de gauche, il parle en francais. Vous tirez sur le fil de droite, il parle en anglais. Et si je tire sur... Eine Frau geht ins Zoogeschäft und möchte einen besonderen Papagei. Zoohändler: "Dann nehmen Sie den hier, der mit den zwei Schnüren die an seinen Beinen hängen." Frau: "Was passiert, wenn man da... Llega una señora a una tienda de mascotas y le pregunta al vendedor: Señor, estoy en un dilema, ¿Qué mascota me recomienda comprar? El señor contesta: Le recomiendo comprar un loro, para que tenga... C'est une blonde qui va dans une animalerie et qui demande: -Combien coûte cette boule de poils ? Le marchand répond: -200 euros -200 euros pour une vulgaire boule de poils, s'exclame la... Ekspeditøren i dyrebutikken: - Dette er en meget flott papegøye frue. Fruen: - Kan den snakke? Ekspeditøren: - Ja, når du drar den i det venstre benet sier den "God dag" og når du drar den i det... Um cara chamou um amigo para ver seu papagaio: -olha samuel,meu papagaio sabe falar em um monte de linguas,por exemplo,se vc levanta a perna direita ele fala em Ingles e se vc levantar a perna... Llega un plomero a un convento a realizar un trabajo de fontanería, se entera éste de que la madre superiora tiene un perico. El fontanero muy aficionado a los pericos le pregunta a la madre... padre onorio foi a feira comprar um papagaio, mas como era muito precavido foi logo perguntando se ele falava palavrao: -nao fala nao seu padre...ele foi criado pela minha santa maezinha. olhando... Een vrome vrouw is heel trots op haar papegaai en kan het niet laten om er in de kerk mee te pronken. Ze zegt tegen de pastoor: "Als je aan zijn rechterpoot trekt, zegt hij het Lievevrouwengebed op... Um elemento esta vendendo um papagaio no centro da cidade, quando passa um sujeito e pergunta o preco, olha daqui, dali, e pergunta, mas porque esse papagaio tem uma fitinha em cada perna? O... Eine Frau geht in den Tierladen und will sich einen Papagei kaufen. Auf einmal sieht sie das der eine Papagei zwei Schnüre an den Beinen hat. Frau: Wieso hat der Papagei zwei Scnüre an den Füßen?... Uma senhora entrou em uma avicultura e viu um papagaio com uma correntinha em cada pé. Muito curiosa, chamou o balconista e foi logo perguntando: — Ei, moço qual a função das duas correntinhas do... Magda gaat elke week naar de kerk. Op een dag komt ze met haar papegaai op bezoek bij meneer pastoor en zegt: “Kijk eens wat ik mijn papegaai heb geleerd! Als je aan zijn rechterpoot trekt, zegt... Egy nő bemegy az állatkereskedésbe. Meglát egy 38000 Ft-os papagájt, aminek egyik lábán piros, a másik lábán kék szalag van. A nő megkérdezi az eladót: - Tessék mondani, miért ilyen drága ez a... Un om intra la un pet shop si vede intr-o colivie un papagal legat cu doua sfori. Il intreaba pe vanzator: - Nu va suparati, de ce ale papagalu-asta doua sfori legate de el? - Pai uite, daca tragi... Estava o vendedor mostrando as qualidades do papagaio à cliente: — Se levanto a asa direita, ele fala em inglês: Levantou a asa direita e o papagaio perguntou: — Do you like me? Levantou a esquerda... En la tienda de mascotas, un tipo está mirando a los animales en venta. De pronto, un loro le llama mucho la atención, pero se asombra cuando ve el precio: 5 mil dólares. Intrigado se dirige al... O dono do papagaio disse para seu amigo com muito orgunho de seu papagaio se ele levantar a perna direita ele fala Inglês. Se levantar a perna esquerda ele fala Espanhol o seu amigo fala _ E ele... Der var en gang en mand der ville have en papegøje, men den skulle osse kunne snakke. Derfor gik han ned til dyrehandleren og sgade at han skulle have en papegøje der kunne snakke. - Nåh, sagde... C'est une blonde à l'animalerie qio va voir les perroquets. Le monsieur qui conseille lui dit : - Si vous lui tirez sur la patte droite il dira bonjour. Si vous lui tirez sur la patte gauche il... Un tip se duce sa-si cumpere un papagal de la un magazin. Intra el,se uita si vede un papagal frumos care avea legat de fiecare picior cate o sforicica. Mirat il intreaba pe vanzator de ce are... Juquinha foi a loja de papagaios e o vendedor veio logo correndo e gritando - Juquinhaaa !!! Aqui temos um papagaio especial pra voce. quando voce levanta a perna direita dele ele fala espanhol,... Um homm ia comprar um papagaio em uma loja de animais e o lojista falou: Chegou na hora certa temos um papagaio que fala ois idiomas. Se você levantar a pata direita dele ele fala em inglês e se... 'Prachtige papegaai, maar waarom heeft hij aan iedere poot een kettinkje hangen?' 'Als ik aan het linker kettinkje trek, zegt hij "Goedemorgen". Als ik aan het rechter kettinkje trek, zegt hij... Een meneer komt in de dierenwinkel Hij ziet een papegaai. Hij vraagt aan de verkoper : kan die papegaai ook praten? De verkoper zegt : ja als je aan z'n linkerpootje trekt zegt hij:goedemorgen!, En... Egy nő elmegy a kisállat-kereskedésbe, hogy válasszon magának valamilyen hobbiállatot. Egy gyönyörű, színes tollú papagáj kelti fel az érdeklődését. Látja, hogy a madár lábairól két zsinór lóg, egy... Een oude vrouw komt bij de dierenwinkel en is eigenlijk op zoek naar een bijzonder dier. De verkoper leid haar naar een prachtige papagaai. Hier zegt hij heb ik een heel bijzonder exemplaar, als je... Bir hayvan sergisinde, papağanın sahibi sergiyi gezmeye gelen çocuklara papaganının özelliklerini anlatıyormuş. Benim papağanımın sağ ayağını çekersen ingilizce, sol ayağını çekersen almanca... Bir gün birisi papağanını satmak istiyormuş. Bunun için onu bir satıcıya götürmüş. Papağanı oradaki kafeslerden birine koyup satılmasını bekliyormuş. Bir ara bir müşteri gelmiş ve papağanın özelliklerini sahibine sormuş. Sahibi ise şöyle cevap vermiş:- Sağ ayağını çektiğiniz de hoş geldiniz, sol ayağını çektiğinizde güle güle diyor.Bunu duyan satıcı şöyle bir soru sorar:- Peki iki ayağını çektiğimizde ne olur?Bu sefer de bu soruya papağan cevap verir:- Düşerim be geri zekalı, der. 0 0 0
Adamın biri motosiklet almış. satıcı adama bir kutu vazelin hediye ederek "yağmurlu havalarda bunu metallere sür, pas yapmaz" demiş.Adam motorunu göstermek üzere kız arkadaşına gitmiş. akşama doğru kız "gel seni bize götürüp ailem ile tanıştırayım, hem de akşam yemeği yeriz." demiş. Hemen arkasındanda bir hatırlatmada bulunmuş. "yalnız dikkat et bizim evde yemek yerken kimse konuşmaz. konuşan olursa o bütün bulaşıkları yıkar…"Adam 4 kişinin bulaşığından ne olacak diye düşünürken eve girdiklerinde bir de ne görsün dağ taş her yer bulaşık…uulan bir konuşursak yandık demiş… yemek yerken aklına "ben şimdi bu kızın elini tutsam kimse bir şey diyemez." fikri gelmiş. kızın elini tutmuş, kimseden çıt yok. bir de öpeyim demiş, öpmüş gene çıt yok.. ulan ben bununla bu işi burada pişireyim demiş. herkesin gözü önünde kızla yatmış ama gene çıt yok.. adam iyice pişkinliğe vurup yahu bunun anası da güzelmiş deyip onunla da yatmış. gene çıt yok. tam bu sırada dışarıda gök gürleyip yağmur yağmaya başlamış. bizimki motoru paslanmasın diye aldığı vazelini cebinden çıkardığı anda kızın babası bağırarak ayağa fırlamış:- Tamam tamam koy onu yerine bulaşıkları ben yıkarım! 1 0 0
Müthiş bir fırtına patlamıştı. Yolcuların hepsi perişan durumdaydı. Bunların arasında bir de Bektaşi vardı. Baktılar, Bektaşi, Allah'a yalvarıp yakarmaya başlamış:- Adını bilmediğim bir evliyaya bir koç adıyorum. Yeter ki fırtına dinsin...Bektaşi'nin yakarması kaptanın tuhafına gitmişti:- Hayret! Hiç adını bildiğin bir evliya yok mu?- Olmaz olur mu, elbette var, diye cevap verdi ve devam etti, var da, hepsini birer kez aldattım... 0 0 0
Temel ile İdris avcılığa merak sarmışlar ve bu işi pirinden ögrenmeyi kafaya koymuşlar. Duymuslarki bilmem ne köyunde bir Mehmet ağa varmış,bu işin piriymiş. Hangi delikten, hangi hayvan çıkar bilirmiş. Doğru Mehmet ağaya gitmişler, dertlerini anlatmışlar. Hayli yaşli bir adam olan Mehmet ağa "zaten artık benimde birilerini yetiştirmem lazım" demiş ve çıkmışlar dağlara. Ufacık bir delik çıkmış karşılarına. Mehmet ağa demiş.- "Bu delikten biraz sonra sincap çıkar."Gerçekten iki dakika sonra çıkmış sincap, bizim avcılarda sincabı bir atışta vurmuşlar. Biraz ileride biraz daha büyük bir delik.Mehmet ağa demis :- "Birazdan burdan bir tavşan çıkar.", dediği gibi tavşan çıkmış gerçekten ve bizimkilerde indirmişler aşağı. Daha ileride biraz daha büyük bir delik bu defaki kurban tilki ve daha sonra daha büyük bir delikten de bir ayı avlamışlar.Mehmet ağa.- "Ben yoruldum artık gidiyorum", demis.Temel ile İdris biz biraz daha avlanacağız diye devam etmişler. Koca bir deliğe rastlamışlar ve beklemeye başlamışlar.Ertesi günkü gazetelerde haber.- "Manisa treni iki kişiyi ezdi". 0 0 0
Bir gün akşam yemeği esnasında askerlerden bir tanesi koşarak komutanının odasına gelir ve kapıyı çalar. İçeri girince komutan sorar ne oldu asker diye. Asker;- Komutanım, bugün yediğimiz böreğin içerisinden toprak çıktı, demiş. Komutan;- Oğlum, sen hiç tavşan böreği yedin mi? Demiş.- Yedim komutanım, demiş asker.- Peki içinden hiç tavşan çıktı mı? Diye sormuş sinirlenerek. Asker de;- İyi de komutanım biz de buraya vatan toprağı yemeye gelmedik, demiş. 0 0 0
Adamın biri iş arıyormuş bir sirkin kapısında eleman aranıyor yazısını okumuş içeri girip iş istemiş patron demişki bizim maymun öldü maymun taklidi yapabilirmisin adam yaparım demiş akşam gel işe başla demiş patron akşam olmuş adama maymun kostümü giydirmişler aslan kafesinin üzerindeki gerilmiş ipten karşıdan karşıya geçiyor tam ortalara gelmiş aşağıya bir bakmış bir sürü aslan görmüş korkudan başı dönmüş ve aşağıya düşmüş adam bir yandan bağırıyor bir yandanda üzerindeki kostümü çıkarıyormuş imdaaat kurtarın ben maymun değilim insanım demiş üzerine saldıran aslanlardan birisi kulağına eğilip "ne bağırıyon lan salak sanki biz aslanmıyız!" demiş 0 0 0
Hava çok kötü, şiddetli yağmur ve fırtına devam etmektedir, adam bir taksiye el kaldırır, taksi durur.Adam gideceği yeri söyleyince, taksici kızarak "Ohoo! Orası çok yakın alamam seni" der ve gazlayıp gider. 0 0 0
Çok hızlı teravih kıldırmayı bir marifet sayan hoca efendi arkadaki cemaat kan ter içinde bırakıp namaza devam ederken, camiden içeri geç kalmış biri girer. O sırada yanında bulunan kan ter içindeki adama:- "Çok kıldınız mı? Yetişebilir miyim?" diye sorar. Kan ter içindeki adam yeni geleni şöyle bir süzer.- "Biz içindeyken yetişemiyoruz amca, sen dışarıdan nasıl yetişeceksin?" 0 0 0
İki arkadaş hangi mesleği seçmeleri gerektiğine bir türlü karar veremezler ve bir danışmana giderler.Danışman bunların problem çözme yeteneklerinin oldukça iyi olduğunu fark eder ve söyle bir deney yapar: İçinde bir gaz ocağı, bir masa ve masanın üstünde bir çaydanlık bulunan iki ayrı odaya onları sokar ve suyu kaynatmalarını ister.İki adam da aynı şekilde masanın üstünden çaydanlığı alıp ocağa koyar ve ocağı yakar. Danışman daha sonra onları aynı şekildeki iki ayrı odaya sokar fakat bu sefer çaydanlıklar masanın üstünde değil, yerdedir. İki arkadaştan biri çaydanlığı yerden alır, ocağa koyar ve ocağı yakar. Danışman ona mühendis olmasını, çünkü her problemi ayrıca çözme yeteneğine sahip olduğunu söyler. Diğer şahıs ise çaydanlığı önce masanın üstüne koyar, daha sonra masanın üstünden alıp ocağa koyar ve ocağı yakar.Danışman ona ise matematikçi olmasını, çünkü problemi daha önce çözülmüş bir probleme indirgediğini söyler. 0 0 0