Skip to main content
Çoban su kenarında koyunları otlatırken, bir ağacın altında bikini ile güneşlenen fransız bir turist kadın görmüş.
Adam zaten uzun zamandır dağda, dayanamamış kadına tecavüz etmiş.
Ama ne tecavüz, defalarca.
Fransız turist soluğu jandarma’da almış. jandarma, çobanı yakalamış.
Getirmişler karakola ifadesini alıyorlarmış.
Fransız turist demiş ki:
- Böyle bir erkek! ben asla görmedim, şikayetçi değilim ama benimle birlikte fransa’ya gelirse.
Adam cevaplamış.
- Ben nasıl gelirim? koyunlar var, çoluk çocuk var, gelemem.
Kadın ısrar ediyormuş:
- Gelmezsen hapse atacaklar.
Adam sonunda:
- Benim bir kardeşim var, o bekâr, onu alıp götür.
Fransız turist sormuş:
- O da senin gibi mi? yani güçlü kuvvetli bir erkek mi?
Çoban:
- Valla bilmiyorum ama 2 sene evvel bir ayıya tecavüz etmişti, ayı 2 senedir hala eve bal getirir.
Dursun, imam nikahlı 4 karısıyla tek göz gecekonduda yaşamaktadır. arkadaşı temel’le karısı bir akşam ziyaretine gelir. karadenizlinin karadenizliye her daim ikramı, bir kaç kilo hamsi yapılır. yenilir, içilir sohbet edilir. vakit hayli geç olunca, dursun temel’i bırakmaz. yeriniz vardı, yoktu, olurdu, olmazdı derken temel ve karısı için de birer yer yatağı açar dursun.
Hanımları bir yolunu bulup sitem ederler dursun’a. "ula dursun zaten yerimiz yok. ev tek oda. hem hani bu akşam hepimizle halvet edecektin?"
Dursun da der ki "sırayla, bir saat arayla gidip dolabın kapısını açın. ben dolabın ışığında döşeğinizi bulup sizi memnun ederim"
Sabah olmuş, dursun bütün hatunlarıyla aynı yöntemle sevişmiştir. temel de uyanır bi süre sonra.
- Uşağım, nasıl rahat uyuyabildin mi?
- Sorma dursun. balık çok tuzlu geldi. acaip susadım. sabaha kadar yandım kavruldum.
- E uşağım dolapta su vardı. kalkıp içseydin.
- Ula nasıl kalkayım? dolabın kapısını açanı s*ktin!..
Kapı vurulur ve bir erkek kapıyı açar.
Kadın:
'İyi günler az önce camınız kırıldı ve bunu yapan benim çocuğum, lütfen özrümü kabul edin ne kadar masrafı varsa ödemek istiyorum' der.
Adam:
'Hiç sorun değil çocuğunuz camı kırdı ve içeri giren top değerli bir vazoya
Çarptı ve o da kırıldı'.
Kadın daha fazla üzülür ve içeri girdiğinde gerçekten bir vazoyu kırılmış görür.
'Çok üzgünüm bunun da masrafını ödemek istiyorum' der.
Adam:
'Hiç önemli değil, aslında çok büyük bir iyilik yaptınız bana'.
Kadın merakla:
'Ama camınız ve değerli bir vazonuz kırıldı nasıl olur' der.
Adam:
'Hanımefendi ben bir cinim ve 100 bin yıldır o vazoda hapis kalmıştım, çocuğunuz sayesinde özgürlüğüme kavuştum, dileyin benden ne dilerseniz'
Kadın, önceleri şaşırsa da, biraz düşündükten sonra;
'Çok güzel ve büyük bir malikane istiyorum' der.
Adam:
'Bir dakika' der ve kısa bir telefon görüşmesinden sonra; 'tamam hanımefendi,
Malikaneniz hazır' der, 'İkinci dileğiniz nedir?' diye sorar.
Kadın, sevinç çığlıkları ile;
'En güzel kıyafetleri istiyorum' der.
Adam, yine kısa bir telefon görüşmesinden sonra;
'Tamam, hanımefendi, Versace ve D&G'ya gidip en güzel kıyafetlerden istediğiniz
Kadar alabilirsiniz' der,
Adam:
'Son dileğinizi de alabilir miyim' diye sormasıyla
Kadın: çıldırmış bir halde;
'Dünyanın en güzel mücevherlerini istiyorum' der.
Adam, yine kısa bir telefon görüşmesinden sonra:
'Tamamdır, yarın tüm mücevherleriniz teslim edilecek' der.
Kadın, artık sevinçten çıldırmıştır.
Adam, kadına sessizce:
'Ee şey hanımefendi, benim de sizden küçük bir ricam olacak' der,
'Malum, 100 yıldır bir vazodayım, bu sürede hiç kadın yüzü görmedim, benimle bir gece birlikte olabilir misiniz acaba?' diye sorar.
Kadın, biraz düşündükten sonra, ona bu kadar güzel şeyler veren birinin, isteğini geri çevirmemesi gerektiğini düşünür ve 'Tamam olabilir' der, sabah'a kadar birlikte olurlar...
Adam bir ara sigarasını yakar ve kadına sorar;
'Kaç yasındasın?'
Kadın, '32' der,
Adam:
'Hadi yaa.. Çok enteresan, bu yaştasın ve hala cinlere inanıyor musun