Bir gün akşam yemeği esnasında askerlerden bir tanesi koşarak komutanının odasına gelir ve kapıyı çalar. İçeri girince komutan sorar ne oldu asker diye. Asker;- Komutanım, bugün yediğimiz böreğin içerisinden toprak çıktı, demiş. Komutan;- Oğlum, sen hiç tavşan böreği yedin mi? Demiş.- Yedim komutanım, demiş asker.- Peki içinden hiç tavşan çıktı mı? Diye sormuş sinirlenerek. Asker de;- İyi de komutanım biz de buraya vatan toprağı yemeye gelmedik, demiş. 0 0 0
Adam zilzurna sarhoş bir şekilde Otel kapısına gelir, kapıda gördüğü apoletli, sırmalı üniformalı adama seslenir:- Heeey!, bana bir taksi çağır! Adam hiddetli bir şekilde:- Ben kapıcı değilim, amiralim!..- Öyleyse bana bir gemi çağır! 0 0 0
Nöbet sırasında uyuyan askere arkadaşı:- Neden yatıyorsun? demiş.- Yatmıyorum ki, uzun oturuyorum.- Ama gözlerin kapalı.- Eskimesin diye.- Üstelik horluyorsun.- Horlamıyorum, uykumu korkutuyorum. 0 0 0
Temel komutana sormuş "İslam'ın şartı kaç" demiş. Temel "kırk" demiş. Komutan öfkelenmiş, Temel'in ağzını burnunu hırpalamış. Temel camiye gitmiş hocayla karşılaşmış hoca "noldu temel sana böyle" demiş. Temel komutan "İslam'ın şartı kaç" dedi "sen ne dedin""Ben kırk dedim" olur mu Temel "İslam'ın şartı beştir giт komutandan özür dile, İslam'ın şartı beş de" Temel demiş komutan kırkı kabul etmiyo beşi nasıl etsin 0 0 0
Komutan ve iki asker, bölük kademesinden bölüğe gidiyorlardı.Askerlerden biri:- Hapşuuu!Komutan:- Çok yaşa.Hapşıran Asker:- Emredersiniz komutanım! 0 0 0
Ahmet Bey her sabah işe giderken, esnaftan birinin papağanı da ona sürekli hakaretler yağdırırmış.- Aptal Ahmet Beeey, şişko Ahmet Beeey! vs.Ahmet Bey önceleri "hayvan işte" deyip aldırmamış fakat bu durum her gün her gün de çekilmez olmuş. Sonunda papağanı sahibine şikayet etmiş.- Üstadım olmuyor böyle, şuna bir çare bul, demiş.Papağanın sahibi papağanı bir güzel azarlamış.- Bir daha Ahmet Bey'e kötü bir laf edersen, senin dilini keserim. diye de tehdit etmiş.Ertesi sabah Ahmet Bey yine işe giderken bizim papağan:- Ahmet Beey, Ahmet Beeey! ANLARSIN YA! demiş. 0 0 0
Temel askerligini yunan sınırında yapıyormuş.Temel’in canı çok sıkılıyormuş.Yunan’a bir ıslık çalmış elleriyle "Havacı mısın?" işareti yapmış,Yunan aldırmamış.Bir ıslık çalmış elleriyle "Karacı mısın?" işareti yapmış, Yunan aldırmamış.Bir ıslık daha çalmış "Denizci misin?" anlamında yüzme işareti yapmış, yunan aldırmamış.Bir ıslık daha çalmış. El haraketi yaparak "Topçu musun?" demiş, yunan aldırmamış.Bir ıslık daha çalmış "Gözcü müsün?" anlamında dürbün işareti yapmış, yunan aldırmamış.Nöbetler degişmiş sıra yine Temel’le Yunan’a gelmiş.Yunan’a hadi sınıra giт demişler yunan da:- "Ben oraya gitmem. Orada bir deli türk askeri var, bana hava kararınca yüzerek gelip sana bir koyacam gözlerin fırlayacak diyor.." 2 0 0
Komutan içkiyi yasakladı ve duvara "Alkol öldürür" diye yazdırdı.Ertesi sabah, bu yazının altına bir cümle eklenmişti:"Asker ölümden korkmaz". 0 0 0
Temeli BİRGÜN BUSH aramaıs demiski bizle şavaşa girermisin temel hemen evet demis bush 2 saat sonra aramış bizim 40 tane apch helikopterimiz var temelde bizimde 3 tane apch helikopterimiz var temel bus 4 satt sonra gine aramış 1000 tane askerimiz var temelde 5 saat sonra gine aramış bizimde 687 askerimiz var bushta 7saat sonra aramıs 1000 tane tankımız var temel 3 saat sonra aramıs demişki bizimde 3 tane tankımız var bush 9saat sonra aramıs demişki bizimde 1 trilyon tane silahımız temlde demişki bizim 362tane silahımız var sonra bush anlaşmayı kabul ediyomusun demiş kabul ederiz ama bizim oka kada raskeri gömücek yerimiz yok. 3 0 0
20'şeryıl hapis yiyen iki mahkuma her onar yıl için ne istedikleri sorulur, birinci mahkum ilk on yıl için yetecek şekilde kitap ister. İkinci mahkumda on sene yetecek kadar sigara ister. On yıl sona erince ikinci on yıl için ne istediklerini sorarlar. İlk mahkum on yıl yetecek şekilde kitapla birlikte birde gözlük ister. İkinci mahkumun koğuşuna girince bakarlarki sigaralar aynı şekilde kaldığını anlarlar ve ikinci on yıl için ne istediğini sorarlar adam da feryatla çakmak!Not: Çok iyi olmuş oh 3 0 0
Komutanı Temel'e sormuş. Düşman soldan gelince ne yaparsın?Vururum komutanım demiş. Belki düşman sağdan gelince ne yaparsın? demiş. Onuda vururum komutanım demiş. Peki önde gelirse ne yaparsın? onuda vururum komutanım demiş. Temel artık sinirlenmiş. Mırıldanarak. Koskoca alayda sadece benmi askerim. 4 0 0
Bir kasabanın kilisesinde papaz vaaz vermektedir. Konu kasaba nüfusunun azlığına gelir ve papaz halkı çocuk yapmak için"Eşiyle cinsel ilişkide bulunan her kimse bir tabur düşman askeri öldürmüş kadar sevap kazanır" der.Vaazdan sonra evine dönen çiftlerden birinde kadın kocasına yaklaşır ve "Hadi kocacım bir tabur düşman öldürelim" der. Kocası kabul eder ve birlikte olurlar. Aradan yarım saat geçer, kadın yeniden gelir,"Hadi kocacım bir tabur düşman askeri daha öldürelim" der. Adam yine kabul eder ve yeniden birleşirler. Aradan bir saat geçer, kadın yeniden gelir "Hadi kocacım bir tabur daha öldürelim" der, adam oflaya puflaya kabul eder ve yeniden birlikte olurlar. Bunun üzerinden bir saat geçer kadın yine ister adam bir nevi çaresiz yine "hadi"Der, bu sırada çıkarttıkları seslerden rahatsız olan oğulları gelir odaya:"Ya çok gürültü yapıyorsunuz uyuyamıyorum."Babası yakınır:"Ne yapayım oğlum, düşman askerleri ananın ... ına karargah kurmuş, öldür öldür bitmiyor. 45 0 0
Bölük komutanı Ali okulunu denetliyordu. Hasan'a sordu:- Oğlum, dünya kaç parçadır?- Beş parçadır komutanım.- Say bakalım.- Avrupa, Asya, Amasya, Tosya, Okyanusya.- Sen nerelisin?- Kayseriliyim, komutanım.- Su haritada Kayseri'yi göster bakalım.Hasan Kastamonu'yu işaret edince:- Oğlum, orası Kastamonu.- Kayseri'nin bir mahallesi sayılır, komutanım, der. 0 0 0
Temel'in askerlik yaptığı bölükte bir gün Temel'in arkadaşının babası vefat eder.Komutanları düşünür, bunu alıştıra alıştıra kim söyler...Birden Temel akıllarına gelir. Temel'i çağırırlar. Anlatırlar durumu.Temel hemen arkadaşı Cemal'i yanına çağırır, başlar anlatmaya;- Ula Cemal Senin Amcan Varmudur?- Vardur.- Dayin Varmudur?- Vardur.- Teyzen Varmudur?- Vardur.- Annen Varmudur?- Vardur.- Baban Varmudur?- Vardur.- Nah Vardur! 0 0 0
Temel ile Dursun bir gün askeri tatbikata katılmışlar.Diğer paraşütçüler gibi onlarında uçaktan atlama sıraları gelmiş ve kendilerini boşluğa salıvermişler.Temel in paraşütü açılmış ancak Dursun un ki açılmamış.Dursun Temel'e :- Ula Temel bu meret açılmayi da!.. Temel:- Ula Tursun yardimci paraşüti aç uşağum!..Dursun yardimci paraşütü açmaya çalışmış fakat o da açılmamış ve Dursun Temel'e:- Ula Temel bu merette açilmayi. Temel:- Boş ver uşağum nasul olsa tatbikattayız! 0 0 0
Camouflage Clothing Ο καπετάνιος I greci durante la seconda guerra mondiale portavano la divisa rossa perché sono orgogliosi e non vogliono vedere il sangue quando vengono feriti. През Втората Световна Война гърците носили червени униформи, понеже били горди и не желаели да се вижда кръвта ако ги ранят. Un barco tenía un capitán muy valiente. Пътува пиратски кораб през океана и изведнъж насреща му - френски галеон. Юнгата пита капитана: L’ammiraglio vede una flotta nemica e dice al suo tirapiedi: Il y a longtemps vivait un officier de l'armée royale nommé Capitaine Bravado. C'était un homme, un vrai de vrai, qui ne montrait aucune peur lorsqu'il faisait face à ces ennemis. Two Generals were preparing for battle. Hace mucho tiempo vivió un hombre de mar, el Capitán Bravo. Era muy valiente y jamás mostró temor ante un enemigo. Una vez, navegando los siete mares, el vigía vio que se acercaba un barco pirata, y la tripulación del barco se volvió loca de terror. El capitán Bravo gritó - Traigan mi camisa... A pirate was on his ship and his watchman comes to him and says, "1 enemy ship on the horizont." The captain says, "Bring me my red shirt, no men get injured or die." So the watchman comes to him and asks, "Why did you want your red shirt?" The captain says, "Because if i get injured they won't... Los piratas de los siete mares: Este era un barco pirata, de pronto, aparece una fragata inglesa. El segundo de abordo grita: ¡Capitán, capitán una fragata inglesa a babor! Entonces el capitán gira instrucciones: ¡Bajen las velas, coloquen la bandera pirata, todos a los cañones, sables en mano y... Günün birinde acik denizlerde yol alirken, gözcü seslenmis diregin tepesinden, "heyyoooo, uzakta bir korsan gemisi göründüüüüü... " Bunun üzerine tüm mürettebat dehset icinde saga sola kosusturmaya baslamis. Kaptan Bravo sakin bir sesle yardimcisina seslenmis, "bana kirmizi gömlegimi getirin."... Napoleón Bonaparte durante sus batallas siempre usaba una camisa de color rojo. Para él era importante, porque si era herido, con su camisa roja no se notaría su sangre y sus soldados no dejarían de luchar. Toda una prueba de valor. Doscientos años mas tarde, Mariano Rajoy utiliza siempre un... General Mongomery var en smart taktiker. Han var tex alltid klädd i rött, detta för att hans män inte skulle se om han blev sårad. å andra sidan hade Hitler alltid bruna byxor... – Kapten, kapten! Vi har siktat ett fientligt skepp! – Bra, hämta en flaska sprit och min röda skjorta! Senare: – Kapten, kapten! Vi har siktat två fientliga skepp! – Bra, hämta två flaskor sprit... Плава си един пиратски кораб през океана и изведнъж отсреща се задава боен кораб. Юнгата тича при капитана: - Капитане, какво ще правим? - Донеси ми червената риза, ще се води битка. Облякъл си... Há muito tempo, quando os galeões singravam os mares, um capitão e sua tripulação estavam para serem atacados por um navio pirata. Quando a tripulação ameaçou entrar em pânico, o Capitão ordenou ao... Secolo XVII. Il capitano di una nave riceve cattive notizie: 'Capitano, una nave pirata si sta avvicinando!'. E il capitano: 'Non preoccupatevi, siate forti, li possiamo battere! Portatemi la... Rok 1497. Płynie sobie statek piracki straszliwego kapitana Rudobrodego. Nagle na horyzoncie pojawia się statek towarowy. Majtek z bocianiego gniazda woła: - Kapitanie statek towarowy na... Το πλοίο βρίσκεται στη μέση της Μεσογείου, όταν ακούγεται δυνατή η φωνή του παρατηρητή από ψηλά στο κατάρτι: "Πειρατικό δεξιά μας". "Γρήγορα φέρτε μου Το κόκκινό μου πουκάμισο", φωνάζει ο... Perämies tuli Kapteenin puheille ja ilmoitti: - Kapteeni, näkyvissä on vihollisalus. Kuinka toimimme? - Tuokaa pullo viinaa ja punainen paitani, vastasi Kapteeni. Taistelu voitettiin. Myöhemmin... A kalózok megtámadnak egy hajót. A kapitány szól a hajósinasnak: - Hozd ide a piros ingem! A piros ingében végig az élen harcol, visszaverik a kalózokat. Legközelebb két hajónyi ellenséges kalóz... Osmanlı donanmasıyla Venedik donanması arasında savaş çıkmış. Venedik donanmasının komutanı Andrea Doria imiş. Gözcü Osmanlı donanmasının yaklaştığını fark edince hemen Andrea Doria'ya haber... Pe cand era Stefan cel Mare tanar, intra turcii in tara. Vine sfetnicul si il anunta: - Maria Ta, au intrat turcii. - Cati sunt? - 20.000. - Ii razbim, nu-i o probema. Adu-mi camasa rosie, sa nu... Napoleon odpočíval ve svém stanu, když tu náhle vrazil dovnitř sluha a volá: „Pane, Angličani! Přicházejí! Je jich milion!” „Dobře, Jeane, přineste mi moji červenou košili.” Pak Napoleon odešel a... En spansk kaptein spaserte på skipet sitt da en soldat kom løpende og sa: - ”Et fiendtlig skip nærmer seg oss!” Kapteinen svarte rolig: - ”Hent den røde skjorten min.” Soldaten hentet skjorten.... Ein Piratenschiff. Am Bug steht der Piratenkapitän mit seinem Fernglas in der Hand und sucht den Horizont ab. Schliesslich entdeckt er ein englisches Handelsschiff. Er befiehlt einen Kurswechsel,... Osmanlı zamanında, bizans donanması ile osmanlı donanması savaşacaklar. bizans 10 gemilik muhteşem bir donanma hazırlar ve denize açılır. donanmanın başında andropolos vardır. andropolos en öndeki geminin burcunda elleri göğsünde heybetli bir heykel gibi durmaktadır ve hemen arkasında yaverleri vardır. hep birlikte osmanlı donanmasını beklemektedirler. yukarıdan gözcü bağırır;- Komutanım, osmanlı donanması 3 gemiyle göründü.Komutan yaverine döner ve;- Bana kırmızı gömleğimi getirin eğer savaşta yaralanırsam kanım belli olup da askerlerin morali bozulmasın.Hemen kırmızı gömleği giyer ve aynı ihtişamıyle yerinde durur. gözcü yine bağırır;- Komutanım, o 3 geminin ardından 30 gemi daha göründü.Andropolos tekrar yaverine döner ve hafifce mirildanir ;- Bana kahverengi pantolonumuda getirin. 0 0 0
Kayserili iki kardeş yaz sezonunda haki renginin moda dünyasını kasıp kavuracağı haberini alırlar. Bunun üzerine piyasada ne kadar haki renk kumaş varsa hepsini satın alırlar.Sezon geldiğinde, satış yapmayı beklerlerken bir parça bile kumaş satamazlar, batmak üzeredirler, bunun üzerine bölgedeki askeriye için bir komutan üniforma diktirmek ister bunun içinde haki renk kumaş gerekir, anlaşırlar. Komutan der ki;- Yarın size saat 12:30'a kadar telgraf çekmezsem siparişleri hazırlayın.Saat 12:29'da kardeşlere bir telgraf gelir. Bunun üzerine diğer kardeş zarfı telaşla açar ve sevinçle haykırır;- Müjde kardeşim baban ölmüş! 0 0 0
Bir Amerikalı, bir İngiliz ve bir Iraklı kahvede oturmuş çay içiyorlar. Amerikalı çayını bitirince bardağı havaya fırlatmış, silahini çıkarıp bardağa ateş edip parçalamış:"Bizde bardaklar o kadar ucuzdur ki biz Amerika'da aynı bardakla iki kere çay içmeyiz."İngiliz de bunun üzerine çayını bitirip bardağı havaya fırlatmış ve ateş ederek bardağı parçalamış:"Bizim, İngiliz kumsallarında bardak yapacak cam için o kadar çok кuм vardır ki, aynı bardakla iki kere çay içmeyiz."Bunun üzerine Iraklı da çayını bitirmiş, bardağı havaya fırlatmış, silahını çekip Amerikalı ve İngilizi vurup öldürmüş.- "Bağdat'ta bu İngiliz ve Amerikalılardan o kadar çok var ki, biz aynı adamlarla oturup iki kere çay içmeyiz." 4 0 0
Temel askere gitmiş askeriyeye de yeni bir komutan gelmiş ve demiş ki;- Herkese merhaba benim adım Ali Kırç arada "r" var unutmayın bundan sonra herkes benim adımı bilecek, demiş.Bundan sonra askerdeki herkese adını sormuş sonunda sıra Temel'e gelmiş, demiş ki;- Benim adım ne?Temel düşünmüş düşünmüş soyadını hatırlayamamış ve gidip arkadaşına sormuş arkadaşı demiş ki;- Arada "r" var unutma!Sonra Temel komutanın yanına gitmiş asker selamını verip demiş ki;- KOMUTANIM SİZİN ADININZ ALİ GÖRT. 0 0 0
Mardin linin biri İzmir de yedek subay okulunda askerliğini yapar.Hafta sonları ise çarşı da kız tavlamaya çalışır fakat başaramaz.Aynı yerde askerlik yapan İzmir liler Mardinli ile dalga geçerek sorarlar;- Mardinli bu hafta çarşıda ne yaptın?- Konak meydanında denizi seyrettim.- Yahu ne diye boklu denizi seyrettin. kızlarla takıl sen…Ertesi hafta Mardinli Karşıyaka ya geçer ve yine kız tavlamayı başaramaz.İzmirliler yine dalga geçerek Boklu denizi seyredeceğine arkana dönüp alaya baksaydın ya derler.Bu sefer Mardinli Karşıyaka ya geçerek apartmanları seyretmeye başlar.O da ne bir bayan el sallıyor. Hemen gider bayanın dairesinin kapısını çalar. Karşısına orta yaşlı üzerinde seksi bi gecelik bulunan bir bayan çıkar.Biraz geçdikden sonra bayan sorar;- Nerede askerlik yapıyorsun sen.- Gaziemir de yapıyorum.- Nee Benim oglumda seninle birlikte askerlik yapıyor.Şimdi kız arkadaşıyla sinemaya gitti, az sonra gelirler sanırım.Sen bence haftaya gen gel, hepbirlikte olalım, der.Mardinli bölüge döndügünde İzmir liler etrafını sararak sorarlar;- Mardinli bu hafta ne halt ettin?- Bu hafta ne halt ettigimi bende anlamadım ama haftaya kesin birinizin anasını …! 0 0 0