Skip to main content

  • Home
  • Categories
  • Popular
  • Komik Resimler
  • en iyi fıkralar
  • En son şakalar
  • Sarışın fıkraları
  • Asker Fıkraları
  • Deli Fıkraları
  • Dini Fıkralar
  • Çorum Fıkraları
  • Doktor Fıkraları
  • Çocuk Fıkraları
  • Bayburt Fıkraları
  • Elazığ Fıkraları
  • Erzurum Fıkraları
  • Erkek Fıkraları
  • Evlilik Fıkraları
  • Nasrettin Hoca Fıkraları
  • Avcı Fıkraları
  • Bektaşi Fıkraları
  • Belaltı Fıkraları
  • Hayvan Fıkraları
  • İngiliz Alman Türk Fıkraları
  • Kadın Erkek Fıkraları
  • Kayseri Fıkraları
  • Kurban Fıkraları
  • Mühendis Fıkraları
  • Namık Kemal Fıkraları
  • Okul fıkraları
  • Politika Fıkraları
  • Ramazan Fıkraları
  • Seçim Fıkraları
  • Spor Fıkraları
  • Polis Fıkraları
  • Dursun Fıkraları
  • Trakya Fıkraları
  • Tarih Fıkraları
  • Soğuk Espriler
  • Sarhoş Fıkraları
  • Mardin Fıkraları
  • Komik Sözler
  • Komik Hikayeler
  • Karadeniz Fıkraları
  • Kamyon Yazıları
  • Kadın Fıkraları
  • Duvar Yazıları
  • Cimri Fıkraları
  • İngiliz Alman Türk Fıkraları
  • Fıkra Gibi Komik Olaylar
  • Kapak Edici Fıkralar
  • Karı Koca Fıkraları
  • Kısa Fıkralar
  • Köylü Fıkraları
  • Matematik Fıkraları
  • Meslek Fıkraları
  • Şoför Fıkraları
  • Ünlüler Fıkraları
  • Sekreter Fıkraları
  • +18 Fıkralar
  • Temel Fıkraları
  • Büyük Fıkraları
  • Kaynana fıkraları
  • Futbol fıkraları
  • Chuck Norris fıkraları
  • Yahudiler hakkında fıkralar
Вицове за Политиката Political Jokes Politikerwitze Chistes de políticos Политические анекдоты Blagues sur la Politique Barzellette Politiche Πολιτικά ανέκδοτα Политички вицеви Politika Fıkraları Анекдоти про Політику Piadas de Políticos Dowcipy polityczne Politiska skämt Politiek moppen Politikvittigheder Politivitser Poliittiset vitsit Politikai viccek Bancuri politice românești Vtipy o politicích Politiniai juokai Politiskās anekdotes un joki Politički vicevi
My Jokes Edit Profile Logout
  1. Home
  2. Politika Fıkraları

Politika Fıkraları

Bu kategoride en popüler fıkralar
Birgün; Kamil Paşa, yapılan bir şikayet üzerine, Şair Eşrefi vilayet makamına davet etmişti. Davete icabet eden Eşref, vilayete geldiği zaman, kendisine valinin encümende olduğunu ve biraz beklemesi icap ettiğini söylediler.
Valiyi bekleyen şair, bir ara konuşulanları dinlemeye çalıştı. O esnada; valinin, münakaşa edilen bir mesele hakkında "O kadar incelemeyin, millet eşektir, anlamaz" dediğini duydu. Bu sözlerden fena halde üzülen şair, cebinden çıkardığı bir kağıda şu kıtayı yazdı ve ordaki odacıca valiye verilmek üzere bıraktı, sonra da çıkıp gitti…
Reddolunmaz sözü ama eşşoğlu can sıkar
Millete eşek diyen eşek herif bilmez mi ki
Sadrazamlar da, valiler de milletten çıkar.
0 0
0
Bakanlardan birinin ölmesiyle başka bir milletvekili onun süresini doldurmak üzere seçilmişti. Adam hemen karısına telefon ederek, bu haberi vermek istedi :
- Bir bakan karısı olmak ister miydin? diye sordu.
Karısı biraz düşündü sonra:
- Hangisinin?
0 0
0
Bir tıp kongresinde doktorlar tıpta gerçekleştirdikleri son gelişmeleri anlatıyorlarmış. İngiliz cerrah çıkmış kürsüye anlatmaya başlamış;
- Bir trafik kazasında bir adamın sadece bir parmağı sağlam kalmıştı. Biz onu aldık. Ona vücut ekledik. Organlarını, kasları ekledik. O kadar mükemmel yaptıkkı çok çalışkan bir insan oldu. 50 kişinin yapacağı işi yaptı. 50 kişi işsiz kaldı.
Kürsüye Alman cerrah çıkmış;
- Biz bir kişinin sadece bir tel saçını bulduk. Ona organlarını ekledik. Kemik ekledik, kas giydirdik. O kadar muazzam yaptık ki çok süper birisi oldu. Çok çalışkandı. 100 kişinin yapacağı işi yapıyordu ve 100 kişiyi işsiz bıraktı.
Kürsüye Türk cerrah çıkmış;
- Siz var olan, elle tutulabilir şeylere vücut yapmışsınız. Biz daha zor olanı yaptık. Bir tik bulduk. Onu aldık, ona uzuvlar ekledik, kemik ekledik, kas yaptık. Bu kişi o kadar çok çalıştı ki başbakan oldu. Ve 2.000.000 kişiyi işsiz bıraktı.
0 0
0
Fahrettin Kerim Gökay, İstanbul Belediye Başkanlığı zamanında fırınları geziyormuş. Kendisine, ağzı oldukça bozuk bir fırıncı pasta ikram etmiş. Fahrettin Bey, şöyle bir tadına bakmış ve sormuş:
"Hımmm!… Çok güzelmiş, ne kattın buna?"
Fırıncı gülümseyerek yanıtlamış:
"Sana koydum efendim!"
Fahrettin Bey, bu söz üzerine pastadan bir lokma daha almış ve devam etmiş:
"Ben de bütün fırıncılara söyleyeyim de, hepsi Sana koysunlar!…"
0 0
0
Donemin amerika ingiltere ve Turkiye Basbakanlari biraraya gelmis ve toplanti sonunda basinin sorularini yanitliyorlarmis
Gazeteci sormus:
- Ulkenizde 4 kisilik bir aile ne kadar gelirle rahat bir hayat
Surebilir siz onlara ne kadar oduyorsunuz?
Amerika basbakani:
- Amerikada 4 kisilik bir aile 5000 dolar ile rahat bir yasam surebilir, biz onlara 6500 dolar oduyorum geri kalan 1500 dolari naparlar bilmiyorum.
Ingiltere basbakani:
- Ingilterede ayni aile 4000 pound ile rahat yasar, biz 5000
Veriyoruz 1000 pound nereye gidiyor bilmiyoruz
Turkiye Basbakani:
- Turkiyede ayni ailenin aclik siniri 800 000 000 TL dir. Biz onlara
300 000 000 TL veriyoruz geriye kalan 500 000 000 TL yi nereden buluyorlar bizde anlamis degiliz
0 0
0
Bush ölmüş, cehenneme gitmiş.
Zebanibaşı "Amerikadan gelenler için özel bölmemiz var. Ama üç kişilik. Hepsi de dolu. Senin günahın hepsinden fazla olduğu için seçme şansı senin olacak. Birini affet, yerine sen geç.
"Bush ilk hücreye girmiş, bakmış Nixon elinde balyozla taş kırıyor. Başında da bir Vietnamlı onu kamçılıyor.
"Yok" demiş, "Benim zaten biraz omuzun ağrıyor, taş kıramam".
İkinci hücrede, Babası Bush’u bulmuş. Irak savaşı ardından
Petrole bulanmış Körfez suyundan bir havuza dalıyor, tam çıkınca
Bir daha dalmak zorunda kalıyor. "Aman" demiş Bush, gözü korkmuş,
"Benim yüzmeyle aram öteden beri iyi değildir.
"Üçüncü hücrede Clinton varmış. Sırtüstü bir yatağa İsa vaziyetinde bağlanmış, çıplak, Monica’da yatakta ve Clintona’a en iyi bildiği işi yapıyor.
Bush’un ağzı kulaklarına varmış, "Tamam" demiş, "Bu cezayı kabul ediyorum".
Zebanibaşı bir tuhaf bakmış, "Emin misin?" diye sormuş.
"Eminim" demiş Bush.
"Sen bilirsin"
Diye kafasını sallamış Zebani, sonra hücrenin kapısını açıp bağırmış:
"Tamam Monica, serbestsin!"
0 0
0
Ulkenin basbakani kayikla gezmeyi severmis, o kurek cekerken, yagdanliklari arkadaki sandaldan onu takip ederlermis.. Bir gun basbakan kurek cekerken, kayik birden karaya oturmus. Yagdanliklar telas icinde.
- "Ne oldu efendim?" diye sorunca,
Basbakan gulmus:
- "Ne olacak oturduk!"
Yağdanlıklar bir agizdan karsilik vermisler:
- "Gule gule oturun efendim, gule gule oturun!"
0 0
0
İzmirin meşhur heccavı şair Eşref aynı zamanda kaymakamlıklarda yapmıştır. Egenin şirin ilçelerinden birinde kaymakamlık yaparken devamlı istanbula tel çekmektedir.
"Eşkiya kayabayı bastı tez elden asayişin sağlanması için yardım" Buna mukabil gelen cevap devamlı aynıdır
"İdare-i maslahat ediniz"(hal yolunu kendiniz bulun yada idare edin)
En sonunda eşkiya kaymakamlığı basar bir fırsatını bulan Eşref malum talebi sadrazama iletir. Tabiki gelen cevap aynıdır " idare_i maslahat ediniz.
Bizimkinin cevabı ise sadrazama şu olur:
"Aman efendim idare elden gitti maslahat ise elimizde kaldı"
0 0
0
Zengin bir Arap kalp ameliyati geçirecekmis.
Doktorlar, ameliyat öncesi bir tedbir olarak bir miktar kan
Depolamak istemisler.
Ama bu Arap’in kani çok nadir bir kan imis. Bütün dünyayi arayip
Taramislar ve sonunda Kudüs’te yasayan bir yahudide bu kanin
Oldugu anlasilmis.
Yahudi kan vermeye razi olmus ve ameliyat da yapilmis.
Ameliyattan sonra zengin Arap, kendisine kan veren Yahudiye
Tesekkürleri ile beraber müthis bir otomobil ve bir milyon dolar
Para yollamis.
….
Bir kaç ay sonra Arap’in bir kere daha ameliyat olmasi icap etmis.
Doktorlar yine Yahudi’yi aramislar ve Yahudi’de tekrar kan
Verecegini söylemis. Arap yine ameliyat edilmis.
Ancak bu defa kendisine kan veren Yahudiye bir tesekkür notu ile
Bir kutu şam baklavasi yollamis.
Çok daha kiymetli hediyeler ve para bekleyen Yahudi bu ise çok
Bozulmus.
Kan verdigi Arap zenginine bir telefon açip neden bu kadar cimri
Davrandigini sormus.
Arap kahkahalar atarak su cevabi vermis:
‘Ya habibi, gözümün nuru…
Artik damarlarimda Yahudi kanı dolasiyor!’
0 0
0
Sayin Cumhurbaskanımız Suleyman Demirel'in sair bir tarihte duzenlediği bir basın toplantısından aynen aktarıyorum, -Ege bir yunan gölü deeldir.
- Ege bir Turk gölü de deeldir. -Binanaleyhh Ege bir göl deeldir..
0 0
0
Ingiltere Kralı George ile görüştüğü sırada, Gandi'nin üzerinde her zamanki gibi beyaz örtüsü vardir. Davetten çıkınca bir gazeteci sorar:
- Kıyafetiniz, bir kralla buluşmak için yeterli miydi?
Gandi, hiç aldırmadan cevap verir:
- Kral, ikimize de yetecek kadar giyimliydi.
0 0
0
Lincoln’ün başkanlığı sırasında iş isteyen bir genç huzuruna çıkıp, köklü bir Amerikan ailesinden geldiğini, akrabalarının Amerika’ya ilk yerleşenler arasında olduğunu, büyük babasının kızıl derililere karşı savaştığını babasının iç savaşta büyük faydalar sağladığını… derken Cumhurbaşkanı gencin sözünü keser ve:
- Delikanlı, siz bana patatesi hatırlatıyorsunuz, çünkü onun en iyi tarafı toprak altındadır, der.
0 0
0
Bir politikacı, seyahat için trene binmeyi tercih etmiş, bir kompartımana girmiş. Ortalık gayet sakin. Karşısında dergi okuyan birisi var.
Adamın elindeki dergiye bakmış “Time” yazılı. “Tamamdır!” diye geçirmiş içinden. Adamın İngilizce bildiğinden girmiş ve:
“Efendim,” demiş. “Ne güzel, İngilizce dergi okuyorsunuz.”
“Vıy!”
“Ooo, aynı zamanda Fransızca da var.”
“Si!”
“Harika! Bir şeyim beyim. İtalyancaya da vakıfsınız.”
“Yah!”
“Bu ne kültür efendim. Almanca da biliyorsunuz.”
“Da!”
“Efendim pes doğrusu, Rusça da biliyorsunuz.”
“Yes!”
“Beyefendi yoksa siz benimle dalga mı geçiyorsunuz?”
“Evet!!”
0 0
0
İncili Çavuş, Birinci Ahmet'in saray danışmanı. İkisi birlikte Kağıthane'de geziniyorlar. Karşılarına bir koyun sürüsü çıkıyor. Sürünün ardında da eşeğine binmiş çoban. Padişah:
- İncili, diyor, çobanlar bu işi bilir. Sor bakalım, yağmur yağacak mı?
İncili Çavuş, çobanın yanına yaklaşıp soruyor. Çoban, eşeğinin kuyruğunu tuttuktan ve gökyüzüne bir süre baktıktan sonra kestirip atıyor:
- Yağmur yağmayacak!
İncili, padişaha "Yağmayacakmış!" diyor.
Az sonra bir sağanak bastırıyor, ortalığı seller götürüyor. Bir ağacın altına sığınıyorlar. Orada padişah soruyor:
- Hani yağmur yağmayacaktı?
- Eee... Müneccim çoban, eşek kuyruğu da hava tahmin aracı olursa, elbet böyle olur padişahım!
0 0
0
Kati yürekliligiyle ünlü sadrazam pasadan söz ediliyordu. Pasa hastalanmis,
O sirada yanlarinda bulunan ünlü bir doktor kendisini tedavi etmisti.
Içlerinden biri doktora sordu :
- Simdi nasil?
- Iyilesiyor. Masallah, kalbi, yirmi yasinda bir gencin kalbi gibi.
Konusmalari dinleyen Tevfik Fikret kis kis güldü :
- Elbette öyle olacak. O kadar az kullanildi ki…
0 0
0
Bir gün Temelle Dursun otururlarken Temel Dursun’a;
- "Ula usagum ben politikaci olacagum." demis
Dursun Temel’e dönüp;
- "Sen delimusun ki politikaci olacaksun.."
Temel Dursun a dönüp:
- "Sart midur?"
0 0
0
Zum vierten mal Verheiratet Männer als Jungfrau gestorben Un ministre épouse une femme qui a déjà été mariée dix fois. Една жена се омъжва за четвърти път. Баба Пена отишла при доктора. A recently married couple retire to their honeymoon suite. Before hopping into bed the bride says, "Now honey, you'll be gentle with me won't you. You know that I'm still a virgin." This clearly surprises the man, "What are you saying. Aren't I your third husband?" The woman replied, "Yes, but my... C'est l'histoire d'un mec qui vient de se marier. Si pour lui, la vie à deux est une expérience nouvelle, on ne peut pas en dire autant de sa dulcinée qui en est déjà à son cinquième mariage. Mais... Een vrouw van 50 is net getrouwd met haar vierde man en samen liggen ze op het huwelijksbed. "Zul je voorzichtig met me zijn", zegt ze, "ik ben nog maagd." "Hoe kan dat nu?" vraagt haar man, "al 3... Un Abogado se casó con una mujer que ya se había casado anteriormente seis veces. La noche de bodas, en el cuarto del hotel, la novia le dice: - Por favor, mi amor, sé gentil. ¡Mira que todavía soy... Kadın beşinci evliliğini yapmıştır, İlk gece kadının bakire olduğunu gören koca sorar; - Benden önce dört evlilik yapmışsın ama hala bakiresin, bu nasıl olur ? Kadın cevap verir. - İlk kocam... Un abogado se casó con una mujer que ya se había casado 11 veces. La primera noche, en el cuarto del hotel, la novia le dijo: "Por favor, querido, trátame con cuidado. Todavía soy virgen."...
Daha önce dört defa evlenmiş olan bir kadın beşinci evliliğini de yapar. Koca sorar; daha önceki evliliklerinde mutlu yaşadın mı?
Kadın cevap verir: evet ama ben halen bakireyim.
Kocasının meraklı bakışları altında kadın anlatır.
İlk kocam doktor idi. Önce ziker sonra diker’di.
İkinci kocam avukat idi, insanı diliyle zikerdi.
Üçüncü kocam ………….. partisinin genel başkanı idi. Siyasetle uğraşır iken vatandaşı zikmekten bana fırsat bulamadı.
Dördüncü kocam kominist idi, zaten iktidarsızdı…
0 0
0
Bir zamanlar oldukca yuksek mevkilere ulasmis bir bayan politikacimiz issiz kalinca sirayla is adamlarinin kapisini calip is aramaya baslar. Once Sabanci’ya gider.
"Efendim ben ayni zamanda ekonomi profesörüyüm, politika da сок onemli gorevlerde bulundum, lutfen bana bir is verirmisiniz " der.
Sabanci dusunur ve
"Sana ayda 50 milyondan fazla maas veremem, istiyorsan gel yarin ise basla " der.
Politikacimiz " aaa, 50 milyon da ne ki, benim cuzdanimin kenarini bile doldurmaz " diyerek bu kez Koc’un kapisini calar.
Koc da "size en fazla 70 milyon verebiliriz bayan " der.
Politikacimiz basi onde eve gelir ve her zaman akil danistigi kocasina
"Sekerim, calmadigim kapi kalmadi ama soyle parasi bol bir is
Bulamadim, sen ne dersin? " der. Kocasi bilmis bilmis basini sallayarak " hanim sen giт birde Matild Manukyan’la konus " der.
Ertesi gun politikacimiz Manukyan’in kapisi onundedir. " efendim,
Ben ekonomi profesörüyüm, ayrica politikada сок onemli gorevlerde
Bulundum bana uygun bir isiniz var mi "der.
Manukyan yuzunde sicak bir gulumsemeyle " tabi hanim kizim yarin gel ise basla sana ayda 2 milyar veririm " der. Politikacimizin gozleri parlar birden, heyecanla " sahiden o kadar edermiyim?" diye sorar.
Manukyan gayet sakin cevap verir:
"Aa, ne demek kizim, 65 milyon senin icin sirada bekliyor!"
0 0
0
Padişah bir gün atıyla kır gezintisi yaparken seyislerine demiş ki:
- Bu atı çok sevdiğimi bilirsiniz. Bu atın ölüm haberini bana getiren seyisin kellesini vururum, atıma çok iyi bakacaksınız. Aradan birkaç yıl geçmiş, seyisler bakmışlar ki padişahın atı ahırda ölmüş. Seyislerden biri padişahın sözünü hatırlamış, telaşlanmışlar, ne yapacaklarını bilememişler.
Birinin aklına İncili Çavuş gelmiş, bu işi ona danışalım demişler. İncili’ye varmışlar, durumu anlatmışlar. İncili demiş ki ben bu işi çözerim, siz işinize gücünüze bakın. İncili, padişahın huzuruna varmış. -Padişahım, senin bir küheylan vardı ya... -Evet... -Ahırda gördüm. Yanına yaklaştım.
Su verdim içmedi, yem verdim yemedi, nalları da havaya dikmiş öylece duruyor. -Yahu sen şuna öldü desene! -Padişahım ben demedim, sen söyledin öldüğünü. Bir ceza vereceksen kendine ver
0 0
0
Bir Afrika ulkesinin devlet baskani Rusya’ya Yeltsin’e ziyarette bulunur. Resmi gorusmeler derken Rus ruletini ogrenir ve сок begenir. Yeltsin’e de kendi ulkesine geldigi zaman Afrika ruleti ogretecegine soz verir. Bir zaman sonra Yeltsin bu ulkeye gider.
Resmi gorusmelerden sonra "Sayin Baskanim, bana Afrika Ruleti ogreteceginizi soylemistiniz" der. Baskan:
- Tabi sayin Yeltsin.
Yanlarina 6 tane birbirinden guzel (zenciler de guzeldir) ve ciplak kiz getirilir. Afrikali baskan:
- Iste Sayin Yeltsin bunlardan sectiginiz bir tanesi size оrаl sекs yapacak.
Yeltsin:
- Iyi ama heyecan bunun neresinde?
Afrikali Baskan:
- Sayin Yeltsin, bu kizlardan biri YAMYAM !…
0 0
0
  • Önceki Sayfa
  • Sonraki Sayfa
Privacy and Policy Contact Us