- Abii,burda cips vardı noldu?
- Yedim.
- E burda kurabiyeler vardı..??
- Onlarıda yedim.
- Yaaa kolayı nereye koydun.?
- Içtim.
- Boşanda semerini ye be yuhhh! burada yarım bi çukulata vardı yiyorum ona göre.
- Yiyemessinki yaladım ben onu.
- Abi çay bardakları nerde?
- Ulan bide evin kızı olacaksın, hayret birşey yaa!!
- Ya sölesenee..
- Tuvalete bak rezarvuarın içindeydi enson..
- E hani yok burda..
- Abi ojemi gördünmü?
- Ben sürüyorum şimdi bi dakka kurusun rüşut yapıp vericem manyakmısın
Kızım sen ne biliyim ben senin ojeni::
- Ya abi fırın nasıl çalışıyordu?
- Açıl susam açıl dıyosun açılıyo.
- Saçımı kestirdim nasıl olmuş?
- G. Tme benzemişsin.
- Ya anne g. Tme benzemişsin diyo!!!
- Öylemi dedim pardon götüme hakaret etmişim..
- Ya anneeeee!!!
Bak kaşlarımı aldırdım nasıl olmuş?
- Yuh alna bak ATATÜR hava limani gibi.
- Böhüüüüü!!!
- Ciyarkkkkk örümcekkkkkk annecimmm!!!
- Speydırmanın postelini odana asarsın ama .
- Abii, saç kurutma makinesini gördünmüüü?
- Valla tost makinesiyle sevişiyordu enson.
- Bikerede doğru cevap ver beee!
- Tamam be yedim.
- Bak buna inanırım işte.
- Kim o?
- Kim kimdi?
- Arayan?
- Ne zaman?
- Demin telefonda konuştuğun kimdi lafı dolaştırma.
- Osman.
- Hımm osman senin 1.9o'a 9o bi abin olduğunu biliyomuu?
- Ee bilmesede olur bence.
- Hımmm..
Biricik kardeşim benim dünyanın en güzel kızkardeşi canım..
- Param yok,su getirmem,bakkala gitmemders çalışıyorum.
- Allah cezanı vermesin ben istemesem yapmıyolardı ama.
- Kalk yemek ısıt bana hadi koş koş koş fırla!!
- Yabi günde kendin yap bi işini ya allahım neydi günahım !!
- Ne?yarın gece çıkmak istemiyormusun?
- Dolma mı tavuk pilav mı?
- Kız giт bana hede hodo al getir bakkaldan.
- Getirmem.
- Getir lan.
- Getirmem giт kendin al.
- Döverim.
- Dövemessin.
- Gıdıklarım.
- Hangi bakkal demiştin abi?
Uzak doğuya yapılan bir gemi seyahatinde Gemi de 1 nci günün akşamı Kaptan kendisine ayrılan bölümde yolcularla birlikte yemek yemektedir. Kaptanın gözü yalnız yemek yiyen çok güzel sarışın orta boylu mavi gözlü bir bayana takılır hemen kendi servisini sarışın bayanın masasına kaydırtır, bayana elini uzatarak tokalaşır ve kendini tanıtır.
Kaptan sarışın bayanla sohbete dalar ve kendi özeliklerini bir bir sıralar, ilerleyen saatlerde de Sarışın bayana evlenme teklif eder ama bayan red eder.
Kaptanın Seyir Defteri 1 nci gün;
Sarışın bayana evlenme teklif ettim ama ismini bile bilmediğim aşık olduğum bayan teklifimi ret etti.
Kaptanın Seyir Defteri 2 nci gün;
Sarışın bayanı Rulet masasında oyun oynarken yakaladım. Viski ısmarladım arkasından güverteye çıktık ne kadar ciddi olduğumu söyledim tekrar evlenme teklifinde bulundum yine red yanıtını aldım çok üzüldüm.
Kaptanın Seyir Defteri 3 ncü gün;
Sarışın bayanı geminin yüzme havuzunun yanında güneşlenirken yakaladım, çok heyecanlandım ve vakit geçirmeden teklifimi yineledim ama tekrar red edildim.
Kaptanın Seyir Defteri 4 ncü gün;
Sarışın bayanın isteği doğrultusunda yaşlı iki çifte ve engelli iki çocuğu geminin lobisinde beraber çeşitli hediyeler vererek gecemizi onlarla geçirdik bu arada evlenme teklifini yineledim. Yine Red edildim.
Kaptanın Seyir Defteri 5 nci gün;
Sarışın bayanı kaptan köşküne çağırdım benimle ya evlenirsin yada bu gemiyi 350 yolcusu ve 75 mürettebatı ile birlikte batırırım sana 1 gün müddet diye tehdit ettim. Sarışın bayan düşüneyim dedi ve gitti.
Kaptanın Seyir Defteri 6 ncı gün;
Oh be! 425 kişinin hayatı kurtuldu.
Sarişin bir afet intihar etme düşüncesiyle köprüye çıkmış. Tam intihar edecek yoldan cabriolet bir araç duruvermiş, içinden yakışıklı yurdum insani inmiş ve ellerini uzatmış:
'Hanimefendi neden ölesiniz ki istediğiniz yeni bir hayatsa tutun elimden. Ben makina mühendisiyim. Ve yarın gemiyle Amerika' ya gidiyorum. Dilerseniz sizi de kaçak olarak gemiye bindirebilirim.' demiş. Teklif çaresiz sarışının pek hoşuna gitmiş ve lüks arabaya binmiş ve uzaklaşmışlar.
Ertesi gün adam sarışını gerçekten gizlice gemiye bindirmiş.
Geceleride sarışına gizli gizli yemekler getirmeyi de ihmal etmemiş.
Sarışında geceleri adamla birlikte olarak yapılan iyiliğin karşılıgını kendince ödüyormuş. Aradan bir iki ay geçmiş. Kaptan bir gün gemiyi kolaçan ederken bizim sarışını saklandığı yerde görmüş. 'Sende kimsin?' diye sormuş. Sarışın başından geçenleri kısaca anlatmış. Tam intihar edeceği zaman karşısına bu yakışıklı gencin çıktığını ve Amerikaya gidecek bir gemide Makina Mühendisi olduğnu ve kendisinide götürebileceğini söylemiş. İşte o hayatımı kurtaran yakışıklı personeliniz beni gemiye gizlice bindirdi.
Bunca zaman gizlice yemek getirerek beni aç bırakmadı. Bende bunun karşılığında geceleri onunla birlikte oluyorum, demiş.
Kaptan kahkahayla gülmeye başlamış ve demiş ki:
'Kızım geceleri güzel vakit geçirdiğinize asla şüphem yok ama bu gebi Amerika'ya gitmez. Kadıköy - Eminönü vapuru bu"...'
Sarışın yıldız adayı, üstü açık kırmızı arabasını gecenin bir vakti iyice tenhalaşmış ve loşlaşmış Hollywood Bulvarı'nda hızla sürerken trafik polisi çevirdi..
- "Hanımefendi, ehliyetiniz lütfen.."
- "Ehliyet nedir, afedersiniz?."
- "Kredi kartı büyüklüğünde bir karttır, hanımefendi. Üzerinde resminiz vardır."
Sarışın yıldız adayı cüzdanını çıkardı, içinden bir yığın kart döküldü. Üzerinde resmi olanı buldu, uzattı. Polis "Teşekkür ederim" dedi, "Şimdi de ruhsatınız lütfen.." Sarışın mahçup mahçup sordu gene..
"Ruhsat nedir?.."
"O da deyim yerinde ise arabanızın kimlik kartıdır.
Genelde torpido gözünde durur" diye sabırla yanıtladı polis.. Sarışın torpido gözüne uzandı. Orada gerçekten öyle bir kart vardı. Onu da polise uzattı. Polis ehliyet ve ruhsatı inceledi. İkisi de mükemmeldi. Görünürde her şey normaldi ama ortada da bir gariplik vardı. "Bir dakika lütfen" dedi sarışına ve motosikletinin yanına gitti, telsizle merkezdeki nöbetçi arkadaşını aradı. Olanlari anlattı. Merkezdeki sordu:
"Kadin sarışın mı?.."
"Evet!.."
"Mavi gözlü mü?.."
"Evet!.."
"Süper mini mi giyiyor?.."
"Evet.."
"Göğüsleri kazağından fırlıyor mu?."
"Evet.."
"O zaman hemen arabanın
Yanına giт ve fermuarını indir."
"Ne çıldırdın mı sen?.. Ben bunu nasıl yaparım!" diye bağırdı trafik polisi.
"Sen giт dediğimi yap" dedi, merkezdeki.. Trafik polisi sarışının yanına geldi, fermuarını indirdi.. "Neee" diye bağırdı, sarışın..
"Gene mi alkol muayenesi.."
Brandi adında sarışın bir iş kadınının işleri çok kötü gidiyormuş. İflas edince yardım için Tanrıya başvurmaya karar vermiş. Gece yatmadan başlamış duaya; "Tanrım, iflas ettim ve işyerimi kaybettim. Eğer yakın zamanda elime para geçmezse evimi de laybedeceğim. Lütfen Lotoyu kazanmamı sağla." Ertesi gün o haftanın loto çekilişi yapılmış ve başka biri kazanmış. Yine bir loto çekilişi öncesinde kadın yine dua etmiş;"Tanrım, işyerimi kaybettim, evim, kaybettim, eğer yakın zamanda elime para geçmezse arabamı da kaybedeceğim. Lüften yarınki lotoyu kazanmamı sağla." Ertesi gün lotoyu yine bir başkası kazanmış. Sonraki loto arefesinde kadın yine dua etmeye başlamış;"Tanrım, beni neden unuttun? İşyerimi, evimi, arabamı kaybettim, çok zor durumdayım, lütfen, lütfen bu seferki lotoyu kazanmamı sağla da işlerimi yoluna koyayım."
Birdenbire ortalık ilahi bir beyaz ışıkla aydınlanırken gök aralanmış ve Tanrı seslenmiş:
- Brandi kızım, Lotoyu kazanmak için önce Loto bileti alman lazım...