Skip to main content

  • Home
  • Categories
  • Popular
  • Komik Resimler
  • en iyi fıkralar
  • En son şakalar
  • Sarışın fıkraları
  • Asker Fıkraları
  • Deli Fıkraları
  • Dini Fıkralar
  • Çorum Fıkraları
  • Doktor Fıkraları
  • Çocuk Fıkraları
  • Bayburt Fıkraları
  • Elazığ Fıkraları
  • Erzurum Fıkraları
  • Erkek Fıkraları
  • Evlilik Fıkraları
  • Nasrettin Hoca Fıkraları
  • Avcı Fıkraları
  • Bektaşi Fıkraları
  • Belaltı Fıkraları
  • Hayvan Fıkraları
  • İngiliz Alman Türk Fıkraları
  • Kadın Erkek Fıkraları
  • Kayseri Fıkraları
  • Kurban Fıkraları
  • Mühendis Fıkraları
  • Namık Kemal Fıkraları
  • Okul fıkraları
  • Politika Fıkraları
  • Ramazan Fıkraları
  • Seçim Fıkraları
  • Spor Fıkraları
  • Polis Fıkraları
  • Dursun Fıkraları
  • Trakya Fıkraları
  • Tarih Fıkraları
  • Soğuk Espriler
  • Sarhoş Fıkraları
  • Mardin Fıkraları
  • Komik Sözler
  • Komik Hikayeler
  • Karadeniz Fıkraları
  • Kamyon Yazıları
  • Kadın Fıkraları
  • Duvar Yazıları
  • Cimri Fıkraları
  • İngiliz Alman Türk Fıkraları
  • Fıkra Gibi Komik Olaylar
  • Kapak Edici Fıkralar
  • Karı Koca Fıkraları
  • Kısa Fıkralar
  • Köylü Fıkraları
  • Matematik Fıkraları
  • Meslek Fıkraları
  • Şoför Fıkraları
  • Ünlüler Fıkraları
  • Sekreter Fıkraları
  • +18 Fıkralar
  • Temel Fıkraları
  • Büyük Fıkraları
  • Kaynana fıkraları
  • Futbol fıkraları
  • Chuck Norris fıkraları
  • Yahudiler hakkında fıkralar
Кратки вицове, 1000+ кратки вица One-Liner Jokes Kurze Witze Chistes cortos Короткие вицове Blagues courtes Barzellette Brevi Σύντομα ανέκδοτα Кратки вицеви Kısa Fıkralar Короткі анекдоти Piadas Curtas Polski Korta Skämt Korte moppen Dansk Norsk Lyhyet vitsit egysoros poénok Bancuri scurte și haioase Čeština Trumpi anekdotai Īsie joki Kratki Vicevi
My Jokes Edit Profile Logout
  1. Home
  2. Kısa Fıkralar

Kısa Fıkralar

En son şakalar En İyi Fıkralar
Портиер в американски хотел Обажда се една жена на рецепцията и ми казва: Една жена ми се обажда на рецепцията и казва: - Ту ти ту рум ту! - Тарирари рам пам!- отговорих ... аз хилейки се.... и тутакси ме уволниха. Откъде да се сетя, че искала два чая за стая №2! Anglik przychodzi do recepcji hotelowej i mówi do recepcjonistki: - Two teas to room two two. A recepcjonistka na to: - Pam param pam.
Temel ingiltere'de lüks bir otele yerleşmiş.. oda servisini arayıp:
- "Tu ti tu tu tu tu" demiş
Oteldekiler telaşa kapılmış. bu mesajı çözmek için oraya buraya haber
Salmışlar. sonunda konsolosluktan bir çevirmen bulmuşlar ve temel'in ne
Dediği anlaşılmış:
- "2 çay, 222'ye !"
0 0
0
Adamın birisi kendisi hakkında kötü sözler söyleyen birine haddini bildirmek için evine gider. Fakat adamı evde bulamaz. Öfkesinden kapıya büyük harflerle "EŞEK" diye yazıp döner. Bir kaç gün sonra o adamdan şöyle bir yazı alır:
- "Bize gelmişsin. Kapıya attığın imzadan anladım."
0 0
0
Ali karnesini babasına gösterdi. Babası :
- Oğlum ne biçim karne bu?Hep 1, 2, 0.
- Öğretmenimiz biraz dalgındır da. Bu haftaki Spor-Toto tahminlerini yanlışlıkla benim karneme yazmış olacak!...
0 0
0
Bektasiyi, rica minnet camiye götürmüsler. Hoca baslamis anlatmaya:
- Bir yer vardir ki orada, zengin fakir ayrimi yoktur. Dertli giren neseli
Olur. Oraya giren herkesin gönlü ferahtir. Bilin bakalim, burasi neresidir?
Bektasi yanit vermis:
- Neresi olacak, meyhane...
0 0
0
Doi serpi in desert: - Auzi, ba, noi sintem veninosi? - Da, ba... da' de ce? - Mi-am muscat limba! Doi serpi in desert. Tata si fiu. Fiul: - Tata,tata noi suntem veninosi? Tatal nu raspunde. Fiul intreaba iar: Fiul: - Tata,tata noi suntem veninosi? Tatal iar nu raspunde. Fiul intreaba iar Fiul:... Yılan Temel, arkadaşı yılana sormuş: - Haçan, biz zehirli yilan miyuk? - Heee, n'oldu ki? - Dilimi ısırdum da... Un serpente va d a un altro serpente e dice: "Sssenti amico posssso farti una domanda? ma noi sserpenti ssiamo velenosssi?" L'altro serpente: "Ma non sssso perchè?!" L'altro: "No perchè mi sono... Ci sono due serpenti uno si chiama Giovanni e l'altro Marco e Marco dice: "Giovanni qual è il serpente più velenoso?" E lui: "Sta' zitto e cammina" E ancora: "Giovanni qual è il serpente più... 2 slangen zitten in het bos. En een slang zegt tegen de anderen: Zijn wij giftig? Hoezo??zegt de ander. Ik heb net op mijn tong gebeten! In Egitto ci sono due serpenti, i più velenosi del mondo, che parlano fra di loro, ad un certo punto uno dice all'altro: "Ma noi siamo velenosi?" E l'altro: "Si molto!" E lui: "Ma velenosi... İki yılan ormanda sürünerek ilerliyorlarmış. Yılanın biri, diğer yılana şormuş: - Abicim, biz zehirli yılan mıyız? - Evet, nolduki? - Hiiç, dilimi ısırdımda Il serpente figlio alla mamma: "Mamma, e' vero che siamo velenosi!". "No, e' solo una calunnia". "Meno male perche' mi sono morsicato la lingua!". Een slang zegt tegen een andere slag "zijn we giftig"? "Hoezo", vraagt de andere slang, "omdat ik op mijn tong gebeten heb". Er lopen twee slangen door de woestijn. Zegt de ene: "Zijn wij giftig?" Zegt de ander: "Hoezo?" "Nou, ik heb net op Mijn tong gebeten." Δυο φίδια συζητάνε: - Ρε συ, ξέρεις αν είμαστε δηλητηριώδη; - Όχι δεν είμαστε, γιατί ρωτάς; - Δάγκωσα τη γλώσσα μου ρε γαμώτο! Twee slangen lopen door de woestijn zegt de een tegen de ander 'zijn we giftig Ja wat dan Ik heb op me tong gebeten Šliaužia dvi gyvatės ir viena sako kitai: - Ar mes nuodingos?,- sako pirmoji gyvatė. - Ne,o kodėl klausi?, - atsako antroji. - Na, supranti, aš i lūpą įsikandau. Ci sono due serpenti nel prato di casa mia. Un serpente dice all'altro: - "Siamo mica velenosi?" - "No" - "E come lo fai a sapere?" - "Perché prima mi sono morso la lingua". Δύο φίδια σέρνονται στο χώμα. Ξαφνικά γυρνάει το ένα και λέει στο άλλο: - Μήπως είμαστε δηλητηριώδη; - Όχι απαντά το άλλο, αλλά γιατί ρωτάς; - Ευτυχώς γιατί δάγκωσα τη γλώσσα μου. A baby snake asked it's mom, "Mommy are we poisonous?" The mother snake responded, "Yes honey, but why do you want to know?" The baby snake responded, "Because I just bit myself..." Разговарят две змии: Snake Bite Είμαστε δηλητηριώδη; Φίδια. Δηλητηριώδη ползут две змеи и одна у другой спрашивает: - слушай, мы сильно... Αχ αυτά τα φιδάκια Το φιδάκι Две змии изпълзели от един ресторант. По едно време едната видимо неспокойна, попитала другата: Две пьяные змеи выползают из бара. Одна говорит: Две змии си говорят: Last words of a highly poisonous snake? Fragt die kleine Schlange ihre Mutter: Treffen sich zwei Schlangen in der Wüste, fragt eine die andere: Una piccola vipera va dalla sua mamma e le chiede: The mommy Cobra with her little son are taking a “walk”. The little cobra asks; "Mommy, are we poisonous?" "Yes, we are. Why you ask?" The little cobra asks again; "Are you sure that we’re poisonous?" "Yes I am!" says the mom with pride. The little one asks again; "Are you very very sure that... Was sind die letzten Worte einer Giftschlange? "Mist! Ich habe mir auf die Zunge gebissen!" Två ormar möts bakom en sten: - Vet du om vi är giftiga? - Varför undrar du det? - Jo, för jag råkade bita mig i underläppen... Uma cobra pergunta à outra: - Será que sou muito venenosa? - Achou que sim. Por quê? - Mordi a língua. İki laz yılan olan Temel’le İdris yolda gidiyorlarmış. Birden Temel İdris’e dönüp: "Ula İdris biz zehirli miydik yoksa zehirsiz mu?" diye sormus. İdris şaşırmış "Ula ne oldu gene" demiş. Temel de:... Uma cobrinha, muita nervosa, chega para a cobra-mãe e pergunta: — Mamãe, nós somos venenosas? — Somos sim, filha. Por quê? — É porque eu acabei de morder a minha língua. Duas cobras conversam: — Soube da última? — Que última? — A Najilda... — O que tem? — Morreu! — Sério? De quê? Levou uma paulada? — Não... Pior! — Tomou uma machadada? Um tiro? — Pior! Muito pior!... Twee slangen zitten in de woestijn. De ene slang zegt tegen de andere: ‘Ik hoop niet dat ik giftig ben.’ ‘Waarom?’ vraagt de andere slang. ‘Omdat ik net op mijn tong heb gebeten!’ Се шетале две змии, мајка и ќерка. По некое време ќерката ја прашува мајката: - Мамо, мамо! Абе ние отровни змии сме? - Зошто ме прашуваш ќерко? - Затоа што си го гризнав јазикот! ¿Qué le dijo una serpiente a otra? - ¿Somos venenosas? - No, ¿Por qué? - Es que me acabo de morder la lengua. Two snakes are talking. One of them turns to the other and asks, "Are we venomous?" The other replays, "Yes,why?..." "I just bit ma lip." Det var en gång två ormar som var i öknen. Plötsligt sa den ena: - Du,är vi giftiga? - Vadå då? - Jag bet mig just i tungan… Two snakes were crawling along when one snake asked the other, "Are we poisonous?" The other replied, "You're darn right we are! We're rattlesnakes. Why do you ask?" To which the first replied,...
İki deli kendilerini yılan sanıyorlarmış. Bir gün duvarın üzerinde güneşlenirlerken biri bağırmış;
- "Eyvah dilimi ısırdım,zehirlenip öleceğim!..
Öteki:
- "Yahu ne aptalsın.. Biz zehirli yılan değiliz ki..
0 0
0
Temel in eldivenle yazı yazdığını görenler ona şöyle sormuş:
Neden eldivenli yazıyorsun zor olmuyor mu Temel?
Zorluğuna zor ama el yazımın tanınmasını istemeyrum.
0 0
0
Fransız erkeğine sormuşlar:
"Kadının elini niye öpersiniz?"
Diye Fransız cevaplamış:
" Kadına saygı duyarım. Erkek ile bir bütünü tamamlar."
Alman erkeğine sormuşlar:
"Kadının elini niye öpersiniz?"
Alman cevaplamış:
"Kadın kutsaldır. Hayatın devamını sağlar, doğurur."
Türk erkeğine sormuşlar:
"Kadının elini niye öpersiniz?"
Türk erkeği cevaplamış-" Bir yerden başlamak lazım!
0 0
0
Avcının biri palavra sıkıyormuş..
- "Geçen yaz Afrika'da 99 aslan vurdum.."
Arkadaşı dayanamamış,
- "100 de şuna bari" demiş.
Avcı da:
- "Bir aslan için yalan mı söyliycem sana" demiş.
0 0
0
Acıkmış olarak eve dönen Mehmet annesine:
"Akşama ne var?"
Diye sorunca, annesi:
"Saymakla bitmez oğlum"
Dedi. Mehmet:
"Güzel, nelermiş bunlar?"
Deyince, annesi gülümseyerek:
"Pirinç pilavı!" dedi.
0 0
0
Öğretmen sormuş:
- Söyle bakalım, iki yüzlü kime denir?
Zeynep:
- Okula gülerek gelen öğrenciye
0 0
0
Annesi okuldan dönen Emre'ye sordu:
- Yavrum, dışarıda hava nasıl?
Emre cevap verdi:
- Göremedim anneciğim, çok sis vardı.
0 0
0
Ramazan ayında Bektaşi'nin birini ağzında erikle görmüşler.
- Bu ne hal efendim! İftara daha çok var, demişler. Bektaşi de;
- Ben bunu ağzıma koydum ki iftara kadar yumuşasın sonra yiyeceğim, demiş.
0 0
0
Doktor Temel'e sormuş,
- Bacağın nasıl?
- Hala sekeyrum.
- Devamlı mı?
- Yok daa yürurken.
0 0
0
İki avcı uzun bir süre dolaştıktan sonra, biri elinde simsiyah bir kuşu sallayarak gelir;
- Bak bir bıldırcın vurdum.
- Boş versene, o bıldırcın değil karga.
- Hayır bıldırcın. Sadece dün vurduğum eşinin yasını tutuyor o kadar.
0 0
0
Bektaşi'ye sormuşlar.
- Dünya öküzün boynuzlarının üstünde duruyormuş, ne diyorsun bu işe?
- Valla onu bilmem ama buna inanan öküzlerin olduğunu biliyorum, demiş.
0 0
0
Bir gün adamın biri oğlunu meyhaneye götürmüş ve oğluna demiş ki bak oğlum eğer içki içersen şu yan masadaki iki kişiyi dört kişi görürsün demiş çocuk babasına demiş ki;
- Baba o masada tek kişi var
0 0
0
C'est une blonde qui va au cinéma et qui achète un billet, 5 minutes plus tard, elle revient à la caisse et redemande un billet. 5 minutes après elle revient encore demander un billet. - Mais je... C'est un belge qui rentre dans un cinéma et qui dit : - Bonjour je voudrais une place s'il vous plait Le vendeur lui donne la place. Cinq minutes après, le belge retourne voir le vendeur et lui... Un tizio va al cinema e compra un biglietto poi dopo due minuti un altro e poi un altro e un altro e un altro e un altro e la commessa chiede: "Ma perchè compri tutti sti biglietti?" E il tizio... Un gallego va al cine y dice: Un boleto para hombres de negro. Bien y se lo da. El gallego vuelve enojado y diceeme otro boleto para hombres de negro! Bueno aqui esta El gallego vuelve aun mas... En tosse ville i biografen og købte en billet. En tosse ville i biografen og købte en billet. Lidt efter kom han og købte en ny billet, og sådan blev han Ved. Hvorfor køber du hele tiden... Jantje ging naar de bioscoop en kocht een kaartje. Bij de ingang werd er een stukje van zijn kaartje gescheurd en hij mocht naar binnen. Maar Jantje kocht een nieuw kaartje en die werd weer... Касиерката во кино: - Добро човеку, зошто по трет пат купувате билет? - Па, што да правам, таму на вратата стои еден идиот и секој пат кога сакам да влезам ми ги кине билетите. Plavusa Isla U Kino I Kupila Kartu Za 1 Film Nakon 5 Minuta Vrati Se I Kupi Istu Kartu 5 Minuta Kasnije Opet Napravi Istu Stvar 5 Minuta Kasnije Kupije 5 Karti Za Isti Film I Pita Ju... Jednog dana dođe plavuša u kino. Dođe kod blagajnika i kupi kartu, nakon 2 minute vrati se prodavaču i opet kupi kartu. Kad ono se ona opet vratila te je kupila još nekoliko karata. Nakon petog... C'est Toto qui va au cinéma. Au guichet, il demande un ticket. Quelques minutes après, il revient. Il demande un autre ticket. Quelques minutes après, il demande encore un autre ticket. Quelques... A cashier in the cinema asks a blonde customer, „Tell me, you’ve already been here three times in the past 10 minutes, why do you want yet another ticket?” The blonde replies, “Well I only wanted... Mijnheer Dietsgaat naar de biscoop, hij loopt naar de kassa. De mevrouw aan de kassa zegt:maar mijnheer dit is al u 7de keer bij de kassa. Mijnheer Diets:Ja weet ik, maar bij de ingang scheuren ze... A mozi pénztáránál a falusi bácsi bosszankodik. - Tessék ideadni a panaszkönyvet és még egy jegyet! - De bácsi, maga már a negyedik jegyet vásárolja! - Hát éppen ez az! Ahányszor bemennék vele, ott... Касиерът в киното пита: Chiste de uno de Lepe en el cine Teurer Kinobesuch Stadionkarten kaufen ενας ποντιος στο σινεμα Ο Πόντιος πάει στο σινεμά Kommt eine Blondine zum dritten Mal an die Kinokasse und kauft eine Eintrittskarte. Mannen i biljettluckan till Harald: - Det här är tredje gången du köper en biljett? - Ja, men vad hjälper det när idioten i dörren river sönder den hela tiden... Een man komt bij de bioscoop en koopt een intree kaartje. Eenmaal bij de ingang, loopt de man geïrriteerd terug en koopt nogmaals een kaartje. Dit doet hij nog eens 20 keer. Bij de 20ste keer... O Manuel vai pela primeira vez ao cinema. Chega na bilheteria e compra uma entrada. Daí a pouquinho, volta e pede mais uma. Não passam mais dois minutos, vem comprar outra. A bilheteira chia: — Pô,... Damen i biljettluckan på en biograf frågar en blondin: - Varför kommer du och köper så många biljetter? Det här är sjunde biljetten du köper! Blondinen svarade: - Ja, men mannen där i dörren... Касир у кінотеатрі: — Юначе, ви купуєте на цей сеанс уже восьмий квиток! — Та ж на вході стоїть якийсь недоумок і постійно його рве! - Hvorfor bliver du ved med at købe billetter til den samme film?? - Jo, for der står en mand nede i døren og river dem i stykker. Un Maascri va au cinéma, il achète son billet à la caisse et pénètre à l'intérieur. Une minute plus tard il revient et en achète un autre. Puis quelque minutes plus tard il revient encore et... Er komt een Belg bij de bioscoop en vraagt aan de mevrouw 1 kaartje voor de film. “Dat word dan 7,50”, zegt de mevrouw. De Belg betaalt, neemt het kaartje aan en gaat naar de filmzaal. Even later...
Sinemaya girmek istiyordu. Gişeden biletini aldı. Birkaç dakika sonra gelip bir tane daha aldı. Sonra bir bilet daha bir daha... Gişedeki görevli dayanamadı;
- Karaborsa yapıyorsun galiba. Bu kaçıncı bilet alışın?
Deli öfkeyle dedi ki;
- İçeride bir deli var, tam kapıdan girince biletimi alıp yırtıyor. Ben de gelip yenisini almak zorunda kalıyorum...
0 0
0
Sigara içmekte olan Musa amcaya sormuşlar:
- Musa amca, cigara içmek günah mı, sevap mı?
- Bilmiyom evlat.
- Peki, niye içiyon?
- Evlat, ben günahsa yakıyom, sevapsa içiyom.
0 0
0
Temel bir gün Mahkemeye çıkmış. Hakim sormuş;
- Sen bu adamı neden 21 basamaklı merdivenden ittirdin? Temel.
- Ula ben bunu 1 merdivenden itturdum, diğer merdivenleri kendu yuvarlandi
0 0
0
Küçük Mehmet okuldan eve dönüşünde annesine:
- Bugün öğretmen bir soru sordu, bir tek ben bildim.
Annesi merak etmiş:
- Soru neydi?
- Bizim evin adresi.
0 0
0
  • Önceki Sayfa
  • Sonraki Sayfa
Privacy and Policy Contact Us