Adamın birine sormuşlar:- Kariyer nedir?Temel şöyle demiş:- Koca çalışır karı yer, işte bu kariyer, demiş. 0 0 0
Adam kavşakta arabasıyla durmadan dönüyormuş. Polis;- Ne yapıyorsun? Demiş. Adam;- Sinyal takıldı, demiş 0 0 0
Bir gün adamın biri doktora;- Sabah kalkınca ayağım ağrıyor, demiş. Doktor da ona;- Öğlen kalk o zaman, cevabını vermiş. 0 0 0
Bir gün çocuğun teki arkadaşına demiş ki;- Kafana gazoz dökeyim mi?- Kolaysa dök!- Ben sana kola demedim ki gazoz dedim, demiş. 0 0 0
Hakim Temel'e sormuş:- Davacıya olan borcunu niye bir türlü ödemiyorsun?Temel sinirli sinirli cevap vermiş:- Vereceğum vermesine ama bana üç ay mühlet ver diyrum, vermiyi, üç yıldur beni oyalayi. 0 0 0
İki adam ışıklarda karşılaşmış. Birisi çok şişman diğeri de çok zayıfmış. Şişman adam zayıf adama dönerek;- Seni gören de kıtlık var sanır, demiş. Zayıf adam da;- Seni görende kıtlığın sebebini anlar, demiş. 0 1 0
Op een party vraagt de ene vrouw aan de ander: Draag jij je trouwring niet aan de verkeerde vinger ? Klopt, zegt de ander, ik ben ook met de verkeerde man getrouwd. - почему ты носишь обручальное кольцо не на том пальце? - а я вышла... Усе почалося з весілля. Я надів каблучку не на той палець, не на ту руку, не на ту дівчину ... "Oskar, warum trägst du denn den Ehering am falschen Finger?" "Weil ich die falsche Frau geheiratet habe!" Til en cocktailfest sagde en kvinde til en anden: ‘Har du ikke din vielsesring på den forkerte finger?’ Den anden kvinde svarede: “Jo, jeg giftede mig med den forkerte mand.” Op een feestje komen twee vriendinnen elkaar na vele jaren terug tegen. Vraagt Sofie : "Zeg, Isabelle, draag jij je trouwring niet aan de verkeerde vinger ?" "Dat klopt..." zegt Isabelle, "... maar... Husband: Honey, why are you wearing your wedding ring on the wrong finger? Wife: Because I married the wrong man! Чоловік говорить дружині: — Мила, а чому ти носиш обручку не на тому пальці? — Тому що вийшла не за того... Bir davette kadın arkadaşına sorar:- Alyansını neden yanlış parmağına takıyorsun?Diğer kadının yanıtı hazırdır:- Yanlış adamla evliyim de ondan! 0 0 0
Lüks bir lokantada sonradan zengin olan müşterinin yanına gelen kemancı sormuş:- Bir serenat ister miydiniz?- Hayır, teşekkür ederim. Ben yemeğimi daha önce ısmarlamıştım. 0 0 0
Temel bir gün hastaneye gider. Doktor Temel'e;- Sigortalı mısın? Der. Temel cevap verir.- Hayır doktor bey, Trabzon'luyum 0 0 0
Lokantaya giden Temel garsondan bardak istemiş.Garson da masada ters duran bardakları göstererek:- Masada var ya, demiş...Temel bardağı eline almış ve biraz inceledikten sonra kaşlarını çatmış ve sitem dolu bir sesle konuşmuş:- Onların dibi delik, üstü kapalı demiş... 0 0 0
- Yahu Recep, bizum Fadume'nun çok köti bi huyi vardur. Gece dörde kadar uyumayı!- Temelcuğum, peki o saate kadar ne yapayi?- Penum eve gelmemi bekliyor! 0 0 0
İlk defa helikopter gören Temel, Dursun'a sormuş;- Dursun, bu nedur da? Dursun, gayet sakin cevap vermiş;- Haçan, bu olsa olsa bin yaşında bir sinek dur. 0 0 0
Temel karanlıkta yürürken yolda siyah bir şey görür.Eğilir, eller, koklar ve ağzına götürüp tadına bakar. Sonra da kendi kendine söylenir:- Ula az daha bu köpek bokuna basaydum. 0 0 0
Temel ile dursun yarışa katılacaklarmış. Planlarını yapıp yarıştan önce doping almışlar ama belli olmasın diye yavaş koşmuşlar. 0 0 0
Temel bir gün kahveye girmiş. Üstü başı hırpalanmış. "Ne oldu Temel?" diye sormuşlar. Temel:- Kaynanamı gömdük. Kahvedekiler:- İyi de bu halin ne?- Biraz direndi de. 0 0 0
Jasiu pisze list do ojca: - Kochany tato! Piszę do Ciebie powoli, bo wiem ze powoli czytasz... Jasiu pisze z wakacji do babci: - Kochana babciu. Piszę do Ciebie z wakacji bardzo wolno, bo mama wspominała mi często, że nie możesz już szybko czytać. – Varför skrevs terroristhandboken så sakta? – För att terrorister inte läser så fort. Piszę do Ciebie wolno, ponieważ wiem, że nie umiesz szybko czytać. Die kleine Enkelin schreibt der Oma eine Postkarte aus dem Urlaub: „Liebe Omi, ich schreibe ganz langsam, weil Mutti gesagt hat, dass du nicht mehr so schnell lesen kannst“ -No me molestes - le dice un soldado a otro. ¿No ves que estoy escribiendo a mi novia? - ¿Y por qué escribes tan despacio? - Es que ella no sabe leer rápido. Kleine Mieke wou een brief aan oma schrijven. Ze schreef: "Lieve oma, ik schrijf heel langzaam omdat ik weet dat u niet snel kan lezen." Tekin, teyzesinin kızı Ömür’e mektup yazıyordu. Bir ara annesi sordu: - Ne yazıyorsun Tekin? - Ömür’e mektup yazıyorum anneciğim! - Niçin o kadar yavaş yazıyorsun? Çabuk yazsana oğlum. - Ömür çabuk... Temel bir gün Dursun'un yanında Fadime'ye mektup yazıyormuş.Dursun:- Temel yarım saat oldu bir mektup yazamadın. Temel:- Benim Fadime'nin okuması yavaştır, o yüzden yavaş yavaş yazıyorum anca okur. 0 0 0
Temel uzun zamandır görmediği arkadaşı Cemal'le İstanbul'da karşılaşınca :- Uşağum nasilsun pakayum?- İyiyum...- Çocuklarin nasildur?- Onlar da iyidur.- Peki karin nasildur?Temel böyle sorunca Cemal'in birden yüzü değisir. Temel arkadaşının karısının geçen yıl öldüğünü hatırlayıp hemen şöyle der:- Yani hala ayni mezarda mi yatayii? 0 0 0
Temel oğluna sormuş:- Su kaç derecede kaynar? Oğlu:- 90 derecede, demiş. Temel:- Oğlum 90 derecede kaynayan dik açıdır. 0 0 0
2 deli hasteneden kaçmış bunun ayak seslerini duyan görevliyi gören deliler agacın arkasına saklanmışlar sonra görevli gelmiş ve bir ses duymuş demişki kim var orda bir deli miyavvvv demiş adam kedi olduğunu sanmış tam giderken 1 ses daha duymuş bidaha demiş kim var orda öbür deli de demişki bir kedi daha 0 0 0
Çocuğun biri sürekli sınıfın penceresinden başını sarkıtarak derslere katılıyormuş. Öğretmeni bir gün sormuş.- Evladım neden pencereden bakarak dersleri dinliyorsun demiş.Çocuk da.- Örtmenim ben okulu dışardan veriyorum demiş.. 0 0 0