Adamın biri bara girmis..
Üç duble viski içtikten sonra barmene -"Ödeyecek param yok, Ama cebimde 25 santimlik bir piyanist var.
Sana istediğin herşeyi çalabilir.."
- "Hadi ordan sarhoş" demiş,barmen.
Adam elini cebine atmış.
Çıkarmış 25 santim boyunda bir piyanist.
Piyanosu da önünde.. Barmen şaşkın -"Türk marşı"diyebilmiş.
Bir döktürmüş 25 santimlik piyanist, Mozart'ı..-"Bu nasıl iş" demis barmen şaşkınlık içinde.
.-"Hurdalıkta bir lamba buldum,bin yıllık..
Parlatmak için ovarken içinden bir cin çıktı..
Bin yaşında. Çökmüş. Kulakları da zor duyuyor..
"Elini öbür cebine atmış, bir eski lamba çıkarmış.
Barmen'in önüne koymuş.-"Ovala ve dilek dile" diye..
Barmen ovalamış lambayı . Hakikaten bir ihtiyar, ayakta zor duran cin . Bir eli kulağında -"Haa.. Hii.." deyip duruyor..
- "Burada bu sigara dumanı ve içki kokuları arasında, iki ciğerim de perişan hale geldi..
Bana iki yeni ciğer" demis, barmen.. Hooop!..
Barın başında, pos bıyıkları , kocaman şapkaları, yeşil kırmızı kılıkları ile iki Yeniçeri.
- "Ama ben yeniçeri değil, yeni ciğer istemiştim" demiş barmen..
- "Ya ben 25 santimlik piyanist mi istedim sanırsın!.."
Temel, 55 yaşına kadar canını dişine takmış çalışmıştı..
Pastacı çıraklığı ile alışdığı hayata, pastane sahibi olarak devam etmiş, yetenekleri ve becerisi sayesinde Türkiye'nin en ünlü pastanesinin sahibi olmuş, milyarlar kazanmıştı.. Bir gün karısına "Paraları mezara götürecek halimiz yok.
Kendimize yeni ve rahat bir hayat seçtim" dedi..
"Bizim oradaki hemşerilerle konuştum..
. Herseyi iyice öğrendim. Kaliforniya'ya gideceğiz.
Kazandığım para bize ömrümüzün sonuna kadar yeter..
Çocuklar da güzel üniversitelerde okurlar...
"Temel, neyi var, neyin yok sattı.
Paralarını dolara çevirdi. Bir milyon doları olmuştu.
Karısını yanına aldı. Uçağa bindi.
. Los Angeles'e uçtular birgün...
Uçsuz bucaksız Nevada çölleri üzerinde uçarken, motorda bir arıza belirdi.
Las Vegasa zorunlu iniş yapmak zorunda kaldılar.
Uçak şirketi görevlileri" Buranın en lüks otelinde, şirketimizin konuğu olarak kalacaksınız.
Yalnız bu kentin Las Vegas olduğunu unutmayın.
Kumar oynarsanız eğer, kendi hesabınıza derler.. "Kumar mı" dedi, Temel, karısına..
"Kumardan kazanmayı düsünen kafayı yemiş olmalı..
. Allah göstermesin.."
Ama bir kez şansını denemek için, rulete 500 dolarlık bir fiş atmaktan da kendini alamadı.
Arkası çorap söküğü gibi geldi.
Temel herşeyini rulet masasında biraktı.
Rulet başında nefes almadan geçirdiği saatler sırasında fena halde de sıkıştığını hissetti.
Hızla tuvalete koştu. Tuvalet kapıları otomatikti.
25 sentlik bozuk para atılınca açılıyordu.
Oysa Temel'de metelik kalmamıştı.
Sıkıntı içinde dolanırken, oradan geçen biri, avucuna bi 25 sentlik sıkıştırdı..
Bu konularda deneyimliydi.
Temelin başına gelenleri anlamıştı.
Temel"çok iyi bir insansınız.
Bu iyiliğinizi hayat boyu unutmayacağım.
Bana lütfen kartınızı verin.
Bu borcumu da size ödeyeceğim" dedi.
Kartı aldı, cebine attı..
Tuvalete döndüğünde kapıyı açık buldu.
İçeri girdi, rahatladı.. Çıktı.
. Elinde kalan 25 sentle yürürken karşısına, Tek Kollu Canavar çıktı. Parayı deliğe attı, kolu çekti ve bir şangırtı ... Alet boşaldı adeta..
Temel bir kova dolusu 25 sent kazanmıştı.
Bunlari fişe çevirdi, rulet masasına döndü..
Gerisi peri masalı..
İki saat içinde tam 2 milyon dolari olmuştu.
İki ay sonra yeni Kalifornıyalı Temel, boş oturmanın kendisine göre bir iş olmadığını farketti.
Elinden gelen tek iş pastacılıktı. Parası da vardı.
Bir pastane açtı. Pastaları öylesine tutuldu ki, önce Los Angele'e, sonra Kaliforniya'ya, sonrada tüm Amerika'ya yayıldı,Temel Pastaneleri...
Bir kaç yıl sonra, Temel, Amerika'nın en zengin adamları arasına girdi. Temel Pastaneleri'nin onuncu yılı dolayısı ile büyük bir gece düzenlendi.
Şirketin en gözde elemanları ile, ünlü konuklar bir araya geldiler. Temel yemeğin sonunda konusma yapmak için kürsüye çıktı..
Tüm başına gelenleri anlattı..
"Bütün bu başarıyı ve bu serveti bir tek kişiye borçluyum. O kişiyi bulana kadar, işte size söz veriyorum, gerekirse Amerika'daki her taşın altına bakacağım.."
Şirketin genel müdürü sordu:
"Ama Temel bey, size 25 sent borç veren adamın kartını aldığınızı söylemiştiniz...
Adı, adresi sizde olmalı zaten.."
"Bana 25 sent veren umurumda değil" dedi temel..
"Ben,tuvaletin kapısını açık bırakan adamı arıyorum!.."
Adamın biri çok yalan söylermiş. Karşılaştığı bir arkadaşı ona:
- Ya arkadaş, düşünmeden bir yalan söyle, deyivermiş. O da:
- Arkadaş, ben yalan filan düşünemiyorum. Evde karı öldü, onu düşünüyorum. Kefen alacak param yok, cevabım vermiş.
- Al şu parayı da kefen al bari.
Parayı veren, arkadaşının karısının sağ olduğunu öğrenir. Yanına giderek çıkışır:
- Yahu sen karının öldüğünü söylemiştin, karın sağmış.
- Arkadaş, sen bana düşünmeden bir yalan söyle demiştin, düşünmeden söylenilen yalan da bu kadar olur, cevabını vermiş.