• Home
  • Tüm Kategoriler
  • Popular
  • Komik Resimler
  • En İyi Fıkralar
  • En son şakalar
  • Nasrettin Hoca Fıkraları
  • +18 Fıkralar, Yaran artı 18 fıkralar
  • Avcı Fıkraları, Avcılık Fıkraları
  • Bayburt Fıkraları
  • Bektaşi Fıkraları
  • Belaltı Fıkraları
  • Büyük Fıkraları
  • Cimri Fıkraları
  • Çocuk Fıkraları, Çocuksu Fıkralar
  • Çorum Fıkraları
  • Deli Fıkraları
  • Dini Fıkralar
  • Doktor Fıkraları
  • Dursun Fıkraları
  • Duvar Yazıları
  • Elazığ Fıkraları
  • Erkek Fıkraları
  • Erzurum Fıkraları
  • Evlilik Fıkraları
  • Fıkra Gibi Komik Olaylar
  • Hayvan Fıkraları, Hayvanlar Alemi
  • İngiliz Alman Türk
  • Ingiliz-alman-turk-fikralari
  • Kadın Erkek Fıkraları
  • Kadın Fıkraları
  • Kamyon Yazıları
  • Kapak Edici Fıkralar
  • Karadeniz Fıkraları
  • Karı Koca Fıkraları
  • Kayseri Fıkraları, Kayserili Fıkraları
  • Kısa Fıkralar
  • Komik Hikayeler
  • Komik Sözler
  • Köylü Fıkraları
  • Kurban Fıkraları
  • Mardin Fıkraları
  • Matematik Fıkraları
  • Meslek Fıkraları
  • Mühendis Fıkraları
  • Nam-ı Kemal Fıkraları
  • Okul fıkraları
  • Polisler hakkında fıkralar
  • Politika Fıkraları, Politik Fıkralar
  • Ramazan Fıkraları
  • Sarhoş Fıkraları
  • Sarışın fıkraları
  • Savaş ve asker fıkraları
  • Seçim Fıkraları
  • Sekreter Fıkraları
  • Şoför Fıkraları
  • Soğuk Espiriler
  • Spor Fıkraları
  • Tarih Fıkraları
  • Temel Fıkraları
  • Trakya Fıkraları
  • Ünlülerden Fıkralar
  • Chuck Norris fıkraları
  • Futbol fıkraları
  • Kaynana fıkraları
  • Yahudiler hakkında fıkralar
Картинки за родители Parent Jokes Eltern-Witze, Elternwitze, Elt... Chistes sobre padres Смешные анекдоты про родителей Blagues sur les parents Barzellette Genitori e Figli Αστεία για γονείς Вицови за родители Türkçe Приколи про батьків і дітей Piadas para pais Dowcipy i Kawały o rodzicach Skämt om föräldrar Moppen voor ouders Vittigheder om forældre Vitser for foreldre Vitsit vanhemmista Viccek a szülőkről Glume despre părinți Vtipy o rodičích Juokai apie tėvus Joki par vecākiem Vicevi o roditeljima
My Jokes Edit Profile Logout
  1. En son şakalar
  2. Ebeveyn Fıkraları

Ebeveyn Fıkraları

Add a joke En son şakalar En İyi Fıkralar
Tavşan bir gün ormanda dolaşıyormuş, birden karşısına daha önce hiç görmediği garip bir hayvan çıkmış. Çok şaşırmış ve hemen yanına gitmiş;
- Sen kimsin ben seni daha önce hiç görmedim, demiş.
- Ben katırım. Benim annem eşek babam da at ondan böyleyim. Tavşan oradan ayrılmış orman gezisine devam ederken yine karşısına acayip bir hayvan çıkmış. Bu sefer onun yanına gitmiş;
- Sen de kimsin ben seni daha önce hiç görmedim.
- Ben kurt köpeğiyim. Benim annem köpek babam da kurt ondan böyleyim.
Bizim tavşan onun yanından da ayrılmış, dolaşırken bir de ne görsün acayip görünümlü bir hayvan daha. Hemen gitmiş yanına;
- Senin gibi bir hayvanı ilk defa görüyorum sen de kimsin , demiş.
- Ben deve kuşuyum, deyince bizim tavşan söylenmiş;
- Hadi len oradan !
0
0
4
Yıl 1994, üniversite yılları. Anneannemin hac parasıyla zar zor bir bilgisayar kapatmışız ama printera para kalmamış. Akşam vakti printerı olan bir arkadaşa gidip aleti ödünç aldım, eve dönüp proje çıktısı alacağım. Ankara'da her kış olduğu gibi yerler yine buz. Kayıp düşer de yazıcıya bir zarar veririm korkusuyla bir taksiye bindim. Daha iki dakika olmadan polis çevirdi, taksici kenara çekti, sonra arabadan indi, kimliğini gösterdi. Ben kucağımdaki cihazın inmemek için uygun bir bahane olduğu düşüncesiyle elde kimlik arabada bekledim. Polis abi geldi, kapıyı açtı ve aramızda şöyle bir diyalog geçti:
- O ne len öle?
- Printer (yanındaki polise dönerek) Ecnebi oğlum bu. Sonra gülümseyerek kapıyı kapattı. Güle güle manasına ikisi birden el salladılar, tekrar yola koyulduk. 500 metre kadar gittikten sonra şoför gene kenara çekti, çünkü gülmekten arabayı kullanamıyordu.
0
0
4
Yeni evlenen gelinle, kaynanası karşılıklı oturmuşlar. Birbirini tanımak için konuşmaya başlamışlar. Kaynana:
─ Kızım sen daha yenisin; birbirimizin huyunu, suyunu oturup konuşalım. Böylece birbirimizi daha iyi tanırız.
Deyince gelin:
─ Tabii ki anneciğim, konuşalım.
Kaynana başlamış anlatmaya :
─ Bak kızım, benim üç halim vardır, dikkat et. Saçıma gül takmışsam neşeli günümdeyim demektir, her yola gelirim. Kulağımın arkasına gül takmışsam tam havamda değilim demektir. Çok ısrarcı olma. Eğer yakama gül takmışsam sakın etrafımda dolaşma, çok sinirliyim demektir.
Kaynananın lafı bitince gelin başlamış konuşmaya:
─ Anne benim halim falan yoktur. Makyajımı yaparım, bacak bacak üstüne atarım. Sen gülü nerene takarsan tak, ben keyfime bakarım.
0
0
4

Rize'de bir hasta muayeneye gelir.
- Emice hoş geldin, neyin var?
- Allah'a şükür dededen, babadan kalma bir şeyler var. Onlarla geçinip gidiyoruz.
- Onu sormadım, neyin var, neyin?
- Haa! Onları sorma doktor bey, uc uşağum var ama olmaz olsunlar. Kizlar zati gittiler.
- Emice sana onu sormuyorum. Hastalığın nedir?
- E uşağum, afedersunuz yani hocam. Onu da sen bilecesun da. Ben ne içun geldum buraya.
0
0
4
Küçük çocuk bir gün annesine sormuş;
- Anneciğim, senin kafandaki saçların neden beyazlıyor?
Annesi;
- Yavrum, sen beni her üzdüğünde saçımın bir teli beyazlıyor, elbette bir sebebi var!
Çocuk annesinin duyacağı tonda başlamış cevabı yorumlamaya;
Hımm şimdi anlaşıldı, anneannemin saçlarının neden bembeyaz olduğu!
0
0
4
Bir gün İzmir'de arkadaşlarla belediye otobüsünde gidiyoruz. Bizim arkadaş boş yer buldu ve oturdu. Sonraki durakta da eli bastonlu yaşlı bir amca geldi. Arkadaş da gıcıklığına adama yer vermedi. Adam o arkadaşın oturduğu koltuğun yanına geldi ve ayakta arkadaşın yer vermesini bekledi. Fakat arkadaş yerini vermedi. Neyse adamcağıza da yazık, bastonu otobüs hareket ettikçe bir o tarafa bir bu tarafa kayıyor. Arkadaş dayanamadı ve yaşlı amcaya:
- Amca bastonun ucuna lastik takarsan kaymaz, dedi. Adam şöyle baktı, sonra;
- O lastiği zamanında baban taksaydı şimdi sen olmazdın, ben de orada oturuyor olurdum deyince bütün otobüs koptu. Arkadaş o gün bu gündür belediye otobüsüne binmez.
0
0
4
Kız, babasına diplomasını gösteriyordu.
- Baba, nasıl diplomam? Kimya, fizik, matematik, edebiyat, felsefe, müzik, resim hepsi süper? En iyi notlar benim? Babasının cevabı hazırdı.
- Oh oh! Çok memnun kaldım kızım. İnşallah yemek pişirmesini, dikiş dikmesini, çocuk bakmasını, çamaşır yıkamasını iyi bilen bir kocaya düşersin de mutlu olursun?
0
0
4
Sultan Abdülmecid bir gün Boğaziçi'nde büyük bir bağın tam ortasındaki köşkünde oturan bir Bektaşi babasını ziyarete gitmiş. Bektaşi, o gün komşu bağdaki bir arkadaşını ziyarete gitmiş. O dönünceye kadar padişah bağın her tarafını dolaşmış. Bektaşi dönünce karşılıklı konuşmaya başlamışlar;
- Erenler bağın maşallah çok büyük. Üzümünü ne yapıyorsun?
- Müritlerle ve canlarla birlikte yeriz Sultanım.
- Buradaki üzüm yemekle biter mi?
- Yemediğimizi de sıkıp fıçılara basar, suyunu içeriz.
- Peki ama, sıkılmış üzüm şarap olmaz mı?
- Vallahi Sultanım, biz üzümü sıkıp fıçılara basarız. Allah ne isterse o olur. Üst tarafına karışmak haddimize mi?
0
0
4
Bir sınıfta bir tartışma çıkmış. Tartışmanın konusu "Kim daha zeki?" imiş. Sevda demiş ki:
- En zeki benim! Bütün ödevlerimi kendim yapar, hiç yardım almam, derste çalışırım, demiş.
Kamil hiç durur mu, o da şöyle demiş:
- Sen birde beni gör. Bütün ödevlerimi anneme yaptırırım, demiş.
0
0
4
Evin şirin çocuğu kardeşinin ağlamalarından rahatsız olmuş olacak ki, annesine sormuş;
- Anneciğim küçük kardeşimin nesi var?
- Dişleri çıkıyor yavrum.
- Öyleyse niçin bağırıyor? Yoksa diş istemiyor mu?
0
0
4
Камили Eines Tages fragt das Kamelbaby seine Mutter: Das Kamelkind fragt den Kamelvater: "Du, Papi, warum haben wir eigentlich zwei Höcker auf dem Rücken?" Darauf der Kamelvater: "Damit speichern wir Nahrung, wenn wir durch die Wüste ziehen." Kamelkind: "Und warum haben wir so lange Wimpern?" Kamelvater: "Damit uns der Wind nicht den Sand in die... Stoi tata wielbłąd, podchodzi jego mały syn i się pyta: - Tato, a po co nam te garby? - No widzisz synu, jak jesteśmy na pustyni musimy mieć zapas wody. Po 5 minutach: - Tato, a po co nam te duże... A mother and baby camel are talking one day when the baby camel asks, "Mom why have I got these huge three-toed feet?" The mother replies, "Well son, when we trek across the desert your toes will... Anne deve ve çocuk deve hayata dair sohbet ederler. Meraklı çocuk deve annesine: - Anne, neden 3 parmaklı, kıllı ve geniş ayaklarımız var? - Devasa çölleri geçerken ayaklarımızın kumlara...
Genç deve sorar:
- Anne niye bizim ayaklarımız bu kadar büyük?
Anne cevap vermiş:
- Çölde kuma batmamak için.
Genç deve tekrar sormuş:
- Peki kirpiklerimiz niye bu kadar gür?
Anne tekrar cevap vermiş:
- Çölde кuм fırtınalarında кuм kaçmasın diye.
Merakı yatışmamış olan genç deve bir soru daha sormuş:
- Bizim niye hörgüçlerimiz var?
Anne deve sabırla yanıtlamış:
- Çölde çok uzun süre susuz idare edebilmek için suyu hörgüçlerimizde depolarız.
Sonunda dayanamayan genç deve sormuş:
- Peki biz Ankara Devlet Hayvanat Bahçesinde ne halt yiyoruz??
0
0
4
Okulda öğretmeni tarafından cezalandırılan Temel, olan biteni evde annesine anlatır.
- Öğretmenine oyun oynayan arkadaşım oldi. Haçen cezayi ben yedim.
- Nasıl oldu bu iş evladım.
- Arkadaşım öğretmenin sandalyesine raptiye koydu.
- Peki sen ne yaptın ha uşağım?
- Fazla bir şey etmedum anacuğum. Haçen raptiyenun patmaması için öğretmen tam oturacağu sırada sandalyeyu çektum.
0
0
4

- Кажи ми, татко, аз осиновен ли съм? - Пап, я приемный? Un fils demande à son père : - Dis papa est-ce que je suis adopté ? Son père : - Bien sur que non... Pour quelle raison je t'aurais choisi ? - Скажи, тато, я усиновлений? - Ти думаєш, якби ми з мамою могли вибрати дитину, ми взяли б такого дебіла? - Tato, czy ja jestem adoptowany? - K*rwa, synek, co ty?! Myślisz, że bym Cię wybrał?!
Babama ben evlatlık mıyım diye sordum.
- Öyle bir şey olsa seni mi seçerdik dedi. Adam haklı galiba
0
0
4
Babası oğluna öğüt veriyordu,
- Bugünün işini yarına bırakmayacaksın.
Oğlu hemen annesine sesleniyor.
- Anne! Yarına bıraktığın baklavayı getir de bugün yiyelim.
0
0
4
Kayserili bir çocuk annesiyle kuru yemişçinin önünden geçerken çocuk:
- "Leblebi istiyorum" diye annesine söyler.
Bunu işiten kuru yemişçi çocuğa:
- "Oradan bir avuç alabilirsin evladım" der.
Çocuk:
- "Hayır! Sen verirsen alırım" der.
Kuruyemişçi çocuğa bir avuç leblebi verir ve sonra sorar:
- "Neden kendin almadın da benim vermemi istedin."
Çocuk da:
- "Senin avucun daha büyük de ondan" der.
0
0
4
Annesi, ders çalışmayan oğluna sinirlenerek çıkıştı:
- Okuyup yazmaya pek hevesin yok senin, senden bir şey olmayacak bu gidişle!
Oğlu hemen itiraz etti:
- Olur mu annecim, ben de öğretmen olurum! Öğrencilerim okur ben dinlerim.
0
0
4
Dursun fena halde maddi sıkıntıya düşmüştü. Bir çocuk kaçırıp fidye istemeye karar verdi. En yakındaki çocuk parkına gitti. Orada kendi kendine oynayan bir çocukla tanıştı. Milyoner Temel'in oğlu olduğunu öğrenince, planını yaptı. Çocuğu hemen bir kalın çınar ağacının arkasına çağırdı. Cebinden çıkardığı kağıda fidye notunu yazdı:
"Temel Bey, oğlunuzu kaçırdım. Yarın sabah yedide, çocuk parkının yanındaki büyük çınar ağacının içindeki kavuğa, sarı bir çanta içinde 10 bin dolar bırak. Dursun!."
Notu çocuğun cebine itina ile yerleştirdi ve;
- Şimdi doğruca eve giт, baban bu notu okusun, dedi.
Ertesi sabah yedi buçukta parka gittiğinde, çınarın kovuğunda sarı bir çanta içinde 10 bin doları buldu. Yanında bir de not vardı:
"İşte paran. Ama gene de bir Karadenizlinin kendi hemşehrisine bunu yapabileceğine inanamıyorum, çok kırıldım, Temel..."
0
0
4
Bir gün annesi can tembellik yaptiği için;
- Akşama sana tatli yok demiş. Can gülerek cevap vermiş.
- Sana da yok çünkü hepsini yedim
0
0
4
  • Önceki Sayfa
  • Sonraki Sayfa

Privacy and Policy Contact Us