• Home
  • Tüm Kategoriler
  • Popular
  • Komik Resimler
  • En İyi Fıkralar
  • En son şakalar
  • Nasrettin Hoca Fıkraları
  • +18 Fıkralar, Yaran artı 18 fıkralar
  • Avcı Fıkraları, Avcılık Fıkraları
  • Bayburt Fıkraları
  • Bektaşi Fıkraları
  • Belaltı Fıkraları
  • Büyük Fıkraları
  • Cimri Fıkraları
  • Çocuk Fıkraları, Çocuksu Fıkralar
  • Çorum Fıkraları
  • Deli Fıkraları
  • Dini Fıkralar
  • Doktor Fıkraları
  • Dursun Fıkraları
  • Duvar Yazıları
  • Elazığ Fıkraları
  • Erkek Fıkraları
  • Erzurum Fıkraları
  • Evlilik Fıkraları
  • Fıkra Gibi Komik Olaylar
  • Hayvan Fıkraları, Hayvanlar Alemi
  • İngiliz Alman Türk
  • Ingiliz-alman-turk-fikralari
  • Kadın Erkek Fıkraları
  • Kadın Fıkraları
  • Kamyon Yazıları
  • Kapak Edici Fıkralar
  • Karadeniz Fıkraları
  • Karı Koca Fıkraları
  • Kayseri Fıkraları, Kayserili Fıkraları
  • Kısa Fıkralar
  • Komik Hikayeler
  • Komik Sözler
  • Köylü Fıkraları
  • Kurban Fıkraları
  • Mardin Fıkraları
  • Matematik Fıkraları
  • Meslek Fıkraları
  • Mühendis Fıkraları
  • Nam-ı Kemal Fıkraları
  • Okul fıkraları
  • Polisler hakkında fıkralar
  • Politika Fıkraları, Politik Fıkralar
  • Ramazan Fıkraları
  • Sarhoş Fıkraları
  • Sarışın fıkraları
  • Savaş ve asker fıkraları
  • Seçim Fıkraları
  • Sekreter Fıkraları
  • Şoför Fıkraları
  • Soğuk Espiriler
  • Spor Fıkraları
  • Tarih Fıkraları
  • Temel Fıkraları
  • Trakya Fıkraları
  • Ünlülerden Fıkralar
  • Chuck Norris fıkraları
  • Futbol fıkraları
  • Kaynana fıkraları
  • Yahudiler hakkında fıkralar
Български English Deutsch Español Русский Français Italiano Ελληνικά Македонски Türkçe Українська Português Polski Svenska Nederlands Dansk Norsk Suomi Magyar Româna Čeština Lietuvių Latviešu Hrvatski
My Jokes Edit Profile Logout
  1. En son şakalar
  2. Karadeniz Fıkraları

Karadeniz Fıkraları

Add a joke En son şakalar En İyi Fıkralar
Daha önce uçakla hiç mi hiç seyahat etmeyen bir Trabzonlu, şirketi tarafından verilen görev için uçakla İstanbula gidiyor. İlk uçuşunda bazı izlenimler edinen Trabzonlu, yine uçakla geriye dönerken, pilotun kalkış sırasındaki uyarısı üzerine, hostes ve hostların, belli yerlere oturarak kemerlerini bağladığını görür.
Pilotun, iniş ve kalkışlarda hep aynı uyarıyı yaptığını ve her defasında hostes ve hostların aynı yerlere oturduğunu gören Trabzonlu, dayanamayıp, hemen yakınında oturan hosta, kısık bir sesle,
- Uçağın iniş ve kalkışlarda dengede olması için mi buralara oturuyorsunuz?, diye sorar.
Kahkaha atmaktan kendini alamayan host, hem güvenlik açısından hem de acil çıkışlarda belli görevleri olduğu için bu noktalara oturduklarını uzun uzun Trabzonluya anlatmak zorunda kalır.
0
0
4
Trabzon'da adamın biri yolda gördüğü tuhaflık üzerine sorar:
- Beyefendi, sana demokrasi ve hak adına bir soru soracağım.
- Buyur sor?
- Şu geriden gelen teyze hanımınız mı?
- Evet, ne olmuş?
- Demokrasi ve hak adına sen bu vaziyetten utanmıyor musun? Sen önde hanımın arkada.
- Niye utanayım ki? Her başarılı erkeğin arkasında bir hanım yok mudur?
- Vaaar!
- Eee!Bende başarılı bir erkeğim.
0
0
4
Temel ile Dursun bir gün ava gitmişler. İri bir geyik avlayıp geri dönerlerken çok ağır olan geyiği birer boynuzundan beraberce tutarak köylerine doğru yola koyulmuşlar. Köye beş yüz metre kala köyün yaşlılarından biri ile karşılaşmışlar. Adam geyiği görüp Temel ile Dursun'u tebrik ettikten sonra geyiği böyle taşımaları halinde etinin sertleşeceğini söyleyerek kuyruğundan çekerek taşımalarını önermiş. Temel ile Dursun da kuyruğundan çekerek taşımaya başlamışlar. Bir süre sonra çok yorulmuşlar ve Dursun Temel'e dönüp:
- Ula Temel biz yine eskisi gibi taşısak iyi olur. Baksana köyden epeyce uzaklaştık...
0
0
4

Temel ve Dursun bir yaz İstanbul'da gezerken acıkırlar. Canları balık yemek ister. Olta takımlarını alıp Haliç köprüsüne giderler.
Temel oltayı atar, beklemeye başlar, bir şey takıldığını hissedince heyecanla oltayı çeker, gömlek çıkar.
Dursun oltayı atar, bir tek ayakkabı çıkar, bir daha atarlar bu defa da terlik çıkar. Temel Dursun'a döner ve der ki:
- Ula Dursun, hemen buradan cidelum, galiba aşağıda birileri oturiyi
0
0
4
Rize'de bir süre önce Ramazan'da iftar topu on dakika erken patlamıştır. Rizeliler müftüye giderek oruçlarını erken bozdukları için durumlarının ne olacağını, kaza orucu mu yoksa cezalı 61 gün mü oruç tutacaklarını sorarlar.
Müftü bir müddet sonra şehrin hoparlöründen, olayda kasıt olmadığını, bütün Rizelilerin Ramazan'dan sonra bir gün kaza orucu tutacaklarını duyurur. Akşam Almanya'dan müftüye birisi telefon eder.
- Ben de Rizeliyim. Ben de bir gün fazla oruç tutacak mıyım? diye sorar. Müftü de:
- Topun sesi oradan duyuldu mu?
0
0
4
Mittelstreifen malern Наели чукча да боядисва осевите линни на едно шосе. C'est un corse qui cherche du travail Наели чукче да боядисва осовата линия. Първия ден направил един километър. Ein neu eingestellter Straßenarbeiter hat den Auftrag, die Leitplanke am Straßenrand zu streichen. Am ersten Tag schafft er 100 Meter, am zweiten 50 Meter und am dritten nur noch 20 Meter. Paddy got a job as a road line-painter. He paints 5 miles on the first day, 2 miles on the second day and 1 on the third day. "You get worse and worse every day!" yelled his boss. "That is because the bucket gets further and further away every day." said Paddy. Första dagen målade en norrman 40 meter staket, den andra dagen målade han 15 meter och den tredje dagen målade han bara 5 meter. - Varför målar du kortare för varje dag som går, undrade chefen. - Det blir ju längre och längre till färgburken! Een Limburger heeft werk bij de VDAB gekregen, hij moet de lijnen van de steenweg Hasselt - Leuven opnieuw witten. De eerste dag verft hij drie kilometer, de tweede dag een kilometer en de derde... En svenske fikk jobb i veivesenet med å male den gule midtstripen på riksveien. Den første dagen klarte han å male 400 meter, den andre dagen 250 meter og tredje dagen bare 100 meter. Formannen var... Kommunen skulle ansætte en ny medarbejder i vejafdelingen og Jensen blev antaget. Første dag blev han sendt ud og male vejstriber, og ved fyraften mødte han chefen, der spurgte hvor meget han havde... Cada vez menos ... Mandaron a un obrero a pintar las líneas de la carretera. El primer día pintó 2000 Metros y el jefe lo felicita por su buen trabajo. El segundo día pintó 1.000 Mts y el jefe le... Ruotsalainen Thomas maalasi aitaa. Ensimmäisenä päivänä hän maalasi 100 metriä, toisena päivänä 75 metriä ja kolmantena vain 50 metriä. ”Miksi tulos huononi koko ajan?” ”No kun matka maalipurkille... O blondă îşi ia o slujbă la domeniul public. Trebuia să vopsească banda de pe mijlocul unui drum de ţară. Şeful ei îi spune că se află în perioada de probă şi trebuie să vopsească cel puţin 2... En un lugar muy lejano construyeron una carretera y hacían falta tres personas que pintaran la línea del medio, y los arquitectos decidieron poner un letrero que decía: Se contratan tres pintores,... Temel Karayolları Müdürlüğünde işe alınmıştır; görevi ise yollardaki çizgileri çekmektir. Temel'e bir kutu boya ve fırça verilir. Temel çizgileri çekmeye başlar. Bir gün amiri gelir ve çizelgeye... Een schilder in de achterhoek kreeg van Rijkswaterstaat een mooie opdracht. Hij moest strepen schilderen op de weg. De eerste dag schildert hij 300 meter strepen. De tweede dag 125 meter strepen.... En norrman målade de vita mittensträcken på vägen. Första dagen målade han nästan en mil. Andra dagen målade han 5 kilometer. Tredje dagen 1 kilometer. Fjärde dagen 10 meter. Femte dan 1 meter.... En svensk veiarbeider vart satt til å male kantlinje langs riksveien. Den første dagen malte han 2 kilometer, og sjefen var svært fornøyd. Neste dag malte han bare 200 meter. Sjefen tenkte at... O Portugues foi contratado para pintar a linha central de uma estrada. No primeiro dia de trabalho, foi elogiado pelo patrão: — Parabéns, vocë conseguio pintar 2 quilometros em um dia, continue... O português foi contratado para pintar as faixas de uma estrada. No primeiro dia ele pintou quinze quilômetros de faixa. — Parabéns, seu Joaquim! Excelente! - elogiou o inspetor. No dia seguinte... En blondine var blevet sat til at male vejstriber. Den første dag når hun at male 4 kilometer, og hendes chef er meget glad. Den næste dag når hun kun at male 1,6 kilometer, og chefen giver hende... En mand fik job som vejmaler (en som maler striperne på vejen.) Første dag malede han 2km, andre dag 1km og tredje dag kun 500meter. Chefen spurgte: "Hvorfor går det langsommere og langsomere."... Bedarbis susiranda darbą greitkelių kompanijoje – jam duodami dažai, teptukas ir liepiama perdažyti kelio ribos liniją. Pirmą dieną vyrukas nudažo kilometro ilgio ruožą, antrą dieną – tik 500...
Temel'e karayollarını boyama işi vermişler. Temel başlamış çalışmaya. İlk gün tam 200 metre boyamış. İkinci gün 100 metre, üçüncü günde 50 metre boyamış. Artık dördüncü günde 10 metre boyayınca amiri Temel'i çağırmış ve:
"Hayırdır evladım iyi çalışıyordun. Ne oldu?"
"Ben yine iyi çalışıyorum."
"İyi ama dün 50 bugünde 10 metre boyamışsın."
"E... haliyle, ilk günlerde boya kovasına gitmek kolaydı, sonraları çok vakit almaya başladı."
0
0
4
Temelin ineği hastalanmış. Oturmuş dua ediyor,
- Allah'um habu inek iyileşsin, 15 gün oruç tutacağum.
Ertesi gün gitmiş ahıra, inek sağlam.
- Bi defa söz verduk. Tutacağuz, demiş. Tam 15. Gün inek ölmüş. Amcam sinirli:
- Habu ineği gurbana, 15 günü da ramazana saymazsam!
0
0
4
Yere gidiyorlarmış. Şoför "Fatih, Levent, Eyüp" diyormuş. Dursun sıkılmış ve Temel'e:
- Ula Temel biz ne zaman ineceğuk?
Temel de demiş ki:
- Çatlama ula ismimiz okunsun ineruk.
0
0
4
Dursun yolda giderken arkadaşı Temel'le karşılaşır. Bir de bakar, Temel sevinçten havalara uçuyor. Dursun, merak ederek Temel'e sorar:
─ Ne oldi Temel, çok sevinçlisun bugün.
Temel cevap verir:
─ Yahu, arabaya sigorta yaptirdum, bir gün sonra kaza yapti, hurdaya döndu.
Dursun, daha da meraklanır:
─ Eeeee...?
Temel anlatmaya devam eder:
─ Eve sigorta yaptirdum, bir gün sonra evum yandi, kül oldu.
Dursun iyice mereklanarak bir daha sorar:
─ Ula her şeyun gitmuş elunden! Niye sevineysun sen?
Temel gayet sakin ve sevinçli bir şekilde cevap verir:
─ Bugün sigorta şirketuna gidup Fadime'ye sigorta yaptirdum, ona sevineyrum da.
0
0
4
Temel'le Dursun 2 katlı otobüsle Trabzon'a gidiyormuş. Sigara içmeyen Temel üst kattan, içen Dursun da alt kattan bilet almış. Yolda canı sıkılan Temel cep telefonuyla alt kattaki Dursun'u aramış.
- Ula Dursun aşağıda havalar nasıl?
Dursun:
- Bizim şoför şekerleme yapayi, otobüs de sağa sola yalpalayip durayi.
Temel de yukarıyı özetlemiş:
- O da bişey mi hemşo, burada şoför bile yok. Otobüs çendi çendine cideyi...
0
0
4
Bir gün Padişah Nasrettin Hoca'ya sormuş;
- Ben öldüğümde cennete mi gideceğim, yoksa cehenneme mi?
Hoca Padişahtan korkmadan,
- Tabii ki de cehenneme gideceksiniz demiş.
Öfkeden Padişahın sakalı kabarır. Nasrettin Hoca,
- Cennete gideceğinizi söylemek isterdim ama, cellatlarınızın öldürdüğü insanlar yüzünden cennete sığamazsınız. O yüzden mecbur cehenneme gideceksiniz.
0
0
4
Bir TIR şoförü kaza yapıp Temel'in evinden içeri girmiş.
- Yolumu şaşirdum da... Rize'ye nasil cideceğum, hemşo?
Temel cevap vermiş:
- Koridoru geçeysun, sağa sapaysun, tümdüz cideysun.
0
0
4

Temel, sağa sola bakar ceketini arar fakat bir türlü bulamaz. Sonra gidip arkadaşı İdris'e sorar:
- Haçan benum ceketumi gördün mi?
Dursun kahkaha atarak cevap verir:
- Eee, üstünde ya!
Bunun üzerine Temel şöyle der:
- Teşekkür ederum İdrus, sen söylemeseydun, ha bu soğukta ceketumi giymeden çıkıp donacağdum!
0
0
4
Temel eve geldiğinde karısını divanın üzerinde muhasebeci ile yakalar. Olayı ertesi gün en yakın dostu Dursun'a anlatır.
Dursun:
- Ne yapacağsun bu durumda?, diye sorar.
Temel:
- Daha karar vermedim, der. Aradan birkaç gün geçince tekrar karşılaştıklarında Dursun, Temel'e:
- Ne ettin o meseleyi?, diye sorar.
Temel:
- Hallettim da!, diye cevap verir.
Dursun merakla:
- Kariyu mu furdun?
- Hiç fistuk cibu karıyu furur muyum?
- Muhasebeciyi mi kovdun?
- Bütün defterler herifun elinde. Nasıl kovayım oni?
- O zaman ne ettün, nasıl hallettin onu?
- Divanı sattım, diye cevap verir.
0
0
4
Bir kadın Karadeniz'de bir restorana girmiş. Laz böreği istemiş. Garson da getirmiş. Kadın garsona sormuş;
- Neden yapılıyor bu börek? Garson da;
- Neden yapılmasın, herkes seviyor, demiş.
0
0
4
Karadenizlinin biri İstanbul'a gidiyormuş, vapura binmiş, giderken bavulu denize düşmüş, oradakilerden birisi demiş ki hemşehrim bavulun denize düştü, Karadenizli anahtarı bende sorun değil demiş.
0
0
4
Nasrettin Hoca bir gün pazarda altı kağıt diye bağırarak ayakkabı satar. Adamın biri Nasrettin hocadan altı kağıta ayakkabı alır. Adam ayakkabıyı giyip gider. Adam biraz ilerledikten sonra ayakkabının altı yırtılır. Adam ayakkabının altının kağıttan olduğunu fark eder ve Nasrettin Hocanın tezgahına geri gider. Adam hocaya şunları söyler;
- Utanmıyor musun kağıttan ayakkabı satmaya.
Hoca;
Eee ben altı kağıt diye bağırmıyormuydum demiş
0
0
4
Dursun fena halde maddi sıkıntıya düşmüştü. Bir çocuk kaçırıp fidye istemeye karar verdi. En yakındaki çocuk parkına gitti. Orada kendi kendine oynayan bir çocukla tanıştı. Milyoner Temel'in oğlu olduğunu öğrenince, planını yaptı. Çocuğu hemen bir kalın çınar ağacının arkasına çağırdı. Cebinden çıkardığı kağıda fidye notunu yazdı:
"Temel Bey, oğlunuzu kaçırdım. Yarın sabah yedide, çocuk parkının yanındaki büyük çınar ağacının içindeki kavuğa, sarı bir çanta içinde 10 bin dolar bırak. Dursun!."
Notu çocuğun cebine itina ile yerleştirdi ve;
- Şimdi doğruca eve giт, baban bu notu okusun, dedi.
Ertesi sabah yedi buçukta parka gittiğinde, çınarın kovuğunda sarı bir çanta içinde 10 bin doları buldu. Yanında bir de not vardı:
"İşte paran. Ama gene de bir Karadenizlinin kendi hemşehrisine bunu yapabileceğine inanamıyorum, çok kırıldım, Temel..."
0
0
4
  • Önceki Sayfa
  • Sonraki Sayfa

Privacy and Policy Contact Us