Işsiz güçsüz bir adamda kaynağı bilinmeyen çok ama çok fazla para varmış Herkes bu kadar çok parayı nerden kazandığını araştırıp duruyormuş.
En sonunda adamı karakola çağırmışlar o kadar paranın hesabını vermesi için. adam gitmiş karakola. komser hemen lafa dalmış.
- Anlat bakalım bu kadar parayı nasıl kazandın. üstelik bir işin bile yok.
- Ben herkesle iddiaya girerim komserim. ve her iddiayı da kazanırım.
- Olum sadece iddiaya girerek bu kadar para kazanılırmı.
- Size kanıtlıyablirim komiserim.
- Nası kanıtlıyacan.
- Sizinle bi iddiaya girelim benim hiç iddia kaybetmiyeceğimi anlarsınız. 100 dolarına bahse girerimki ben sol gözümü ısırırım.
Komiser düşünmüş. bi insan nasıl gözünü ısırabilir diye ve sonunda olamıyacağına karar verip iddiaya girmiş. adam bunun üzerine takma olan sol gözünü çıkarıp ısırmış. komiser hayretle onu izledikten sonra.
- Tamam ama bir iddiayla sana inanacak değilim demiş.
Adam peki demiş.
- 500 dolarına iddiaya girerimki. sağ gözümü de ısırırım.
Komiser iki gözü de takma olsa bu adam göremez herhalde deyip bi daha girmiş iddiaya. sonra adam takma dişlerini çıkarıp sağ gözünü de ısırmış. komser yine şaşırmış ama pes etmemiş. hala inanmadım demiş.
Adam tamam sizinle son bir iddiaya daha girelim üstelik bu sefer bedava demiş. komser hemen kabul etmiş. Nedir iddia? demiş.
- Benim s*kimin uzunluğu buradaki herkesin s*klerinin toplam uzunluğundan daha fazladır demiş. komser şöyle bi etrafına bakmış. yaklaşık on kişi var. herbirininki 15 santim olsa toplam 150 santim yapar. tamam demiş girmiş iddiaya.
Adam indirmiş donunu bi bakmışlar ki küçücük bişey. komiser hani uzundu lan demiş. adam çekin komserim. çekerseniz uzar demiş.
Komser adamın şeyini çekmeye başlamış. çekiyomuş çekiyomuş. uzamıyomuş.
O sırada adam bi arkadaşına telefon etmiş.
- Alooo Ali olum komserin eline verdim 100.000$’ı hazırla.

Gezgin bir Yahudi'nin yolu Kayseri'ye düşer.
Yahudi her gittiği şehirde bir şekilde ticaret yapar ve para kazanır yoluna devam edermiş, burada da bir iş yapmak istemiş.
Yürürken düşünüyormuş ne yapabilirim derken bir bakmış dilenci kaldırımda oturmuş dileniyor. Önündeki tası görmüş, tas antika, kafayı takmış ona ileriden dönmüş adamla laflamaya başlamış, derken,
Yahudi:
- Ben hayvanları çok severim bana bu tastan süt içen kediyi satar mısın? demiş.
Adam da:
- Neden olmasın satarım, demiş.
Yahudi sormuş:
- “Kaç lira istiyorsun” demiş.
Dilenci:
- 500 lira istiyorum, demiş.
Yahudi:
- Yuh! Bu kedi o kadar etmez ki, demiş.
Dilenci:
- İşine gelirse, demiş.
Yahudi düşünmüş hesap yapmış:
"Ben bu tası 500 liraya alırım 750 liraya satarım" diye düşünür ve tekrar dilencinin yanına giderek.
- Ver bakalım kediyi, der.
500 lirayı sayar verir ve kediyi alır gider.
1 gün sonra tekrar gelir bakar dilenci orada oturuyor, kediyle yanına giderek:
- Arkadaşım bu kedi dünden bu yana hiç bir şey yemedi herhalde alıştı bu kaptan süt içmeye.
Dilenci der ki:
- Ne yapabilirim?
Yahudi:
- Şu önündeki tası versene bana, demiş
Dilenci:
- Neden, demiş.
Yahudi:
- Kedi bir şey yemiyor, alışmış. Ver de yemeğini onda yesin.
Dilenci:
- 500 lira ver vereyim demiş.
Yahudi:
- Ya bu tas o kadar etmez ki, demiş. Düşünmüş tas 750 lira ikisinin toplamı 1000 lira demiş sonra al o zaman kedini, ver paramı demiş.”
Dilenci:
- Veremem, demiş.
Yahudi:
- Neden, diye sormuş.
Dilenci:
- Ben tasın sayesinde günde 10 tane kedi satıyorum, demiş.
Yahudi bir daha Kayseri'nin yakınından bile geçmemiş.