• Home
  • Tüm Kategoriler
  • Popular
  • Komik Resimler
  • En İyi Fıkralar
  • En son şakalar
  • Nasrettin Hoca Fıkraları
  • +18 Fıkralar, Yaran artı 18 fıkralar
  • Avcı Fıkraları, Avcılık Fıkraları
  • Bayburt Fıkraları
  • Bektaşi Fıkraları
  • Belaltı Fıkraları
  • Büyük Fıkraları
  • Cimri Fıkraları
  • Çocuk Fıkraları, Çocuksu Fıkralar
  • Çorum Fıkraları
  • Deli Fıkraları
  • Dini Fıkralar
  • Doktor Fıkraları
  • Dursun Fıkraları
  • Duvar Yazıları
  • Elazığ Fıkraları
  • Erkek Fıkraları
  • Erzurum Fıkraları
  • Evlilik Fıkraları
  • Fıkra Gibi Komik Olaylar
  • Hayvan Fıkraları, Hayvanlar Alemi
  • İngiliz Alman Türk
  • Ingiliz-alman-turk-fikralari
  • Kadın Erkek Fıkraları
  • Kadın Fıkraları
  • Kamyon Yazıları
  • Kapak Edici Fıkralar
  • Karadeniz Fıkraları
  • Karı Koca Fıkraları
  • Kayseri Fıkraları, Kayserili Fıkraları
  • Kısa Fıkralar
  • Komik Hikayeler
  • Komik Sözler
  • Köylü Fıkraları
  • Kurban Fıkraları
  • Mardin Fıkraları
  • Matematik Fıkraları
  • Meslek Fıkraları
  • Mühendis Fıkraları
  • Nam-ı Kemal Fıkraları
  • Okul fıkraları
  • Polisler hakkında fıkralar
  • Politika Fıkraları, Politik Fıkralar
  • Ramazan Fıkraları
  • Sarhoş Fıkraları
  • Sarışın fıkraları
  • Savaş ve asker fıkraları
  • Seçim Fıkraları
  • Sekreter Fıkraları
  • Şoför Fıkraları
  • Soğuk Espiriler
  • Spor Fıkraları
  • Tarih Fıkraları
  • Temel Fıkraları
  • Trakya Fıkraları
  • Ünlülerden Fıkralar
  • Chuck Norris fıkraları
  • Futbol fıkraları
  • Kaynana fıkraları
  • Yahudiler hakkında fıkralar
Български English Irrenhaus-Witze, Irrenhaus Wit... Chistes de locos Русский Français Barzellette matti e manicomio,... Ελληνικά лудница Türkçe Анекдоти про божевільних Piadas de Loucos Dowcipy i kawały: Wariaci Svenska Gekken Moppen, Zotten moppen Dansk Norsk Hulluvitsit, Hullut, Mielisair... Magyar Bancuri Nebuni Čeština Lietuvių Latviešu Hrvatski
My Jokes Edit Profile Logout
  1. En son şakalar
  2. Deli Fıkraları

Deli Fıkraları

Add a joke En son şakalar En İyi Fıkralar
Delinin biri oldukça soğuk bir havada hamamda yıkanıyordu. Öte tarafta iki kişi, birinin soğuktan donduğundan bahsediyorlardı. Bunu işiten deli:
- Allah Allah, insan bu sıcakta hiç donar mı ya..
0
0
4
Bir akıl hastanesinde bir deli, öteki deliye:
- Ben bir roman yazdım, al oku; bakalım beğenecek misin, demiş.
Ve kendisine kalınca bir kitap vermiş.
Öteki deli, bir hafta boyunca okumuş romanı. Sonunda arkadaşı deliye:
- Romanın çok ilginç, demiş; yalnız biraz kalabalık, çok isim var içinde.
Kitabı veren deli:
- Al, demiş, ikinci cildini de oku.
Ve kalınca bir kitap daha vermiş.
Yine aradan bir zaman geçmiş. Romanın ikinci cildini de alan deli:
- Bunu da okudum, demiş; gerçekten çok ilginç ama, bu da çok kalabalık; çok isim var içinde...
O sırada akıl hastanesinin doktoru gelmiş üstlerine:
- Verin bakayım, demiş, o telefon rehberlerini. Ne zaman aldınız bunları; ben de kaç gündür onları arıyordum.
0
0
4
Adamın lastiği tam tımarhanenin önünde patlamış,kaldırıma ancak
Yanaşabilmiş. Sonraki işlem malum... Kriko, stepne, bijon anahtarı
Derken, birde bunların yanına talihsizlik eklenince,söktügü 4 adet bijon
Yuvarlanıp yağmur mazgalına düşer.
Mazgal açılır gibi değil, bijonlar görünür gibi değil. Talihsiz sürücü bir
Sağına bakar, bir soluna bakar, çaresiz duygular içinde kaderiyle
Başbaşa, kaldırıma çöker.
Olayı en başından beri tımarhanenin demir parmaklıklı penceresinden
Izleyen bir deli,çaresiz adamın halini bir süre daha acıyarak izledikten
Sonra seslenir;
- Ulan salaaak! Sen ne yapıyorsun orda öyle ?
- Sorma birader, lastik patladı ve değiştirirken bijonları mazgala
Düşürdüm.
- Düşündüğün şeye bak! Sök öbür lastiklerden birer tane Sök hepsi 3
Bijonlu olsun.
Adam bir lastiklere bakar birde deliye ve hemen işe girişir. Herşeyi
Tamamlayıp bagaj kapağını kapatan sürücünün aklı deliye takılır.
Arabasına binmeden evvel döner dikkatli dikkatli adama bakar. Akıl
Hastanesindeki adama seslenir:
- Senin ne işin var tımarhanede? diye sorar.
- Biz burada ' delilik'ten yatıyoruz kardeim,' salaklık 'tan değil.
0
0
4

Akıl hastanesinden iki deliyi salıvereceklermiş. Doktorlar kendi aralarında, - "Şunlara son bir test yapalım da görelim akılları başlarına gelmiş mi." demişler...
Bunun üzerine iki deliyi bir masa başına çağırmışlar. Masanın üzerine bir kavanoz dolusu siyah zeytin, bir kavanoz dolusu da canlı hamamböceği dökmüşler ve,
- "Buyrun beyler, yiyiniz." demişler...
Delilerden bir tanesi hemen zeytinlere saldırmış, ötekisi araya girmiş,
- "Önce kaçanları yiyelim, öbürleri nasıl olsa duruyor!"
0
0
4
Прием во лудница Einliefern in die Irrenanstalt Τεστ Τρέλας Ψυχιατρικό τεστάκι Посетител в лудницата пита главния лекар: Durante a visita a um hospital psiquiátrico, um dos visitantes perguntou ao diretor: — Qual é o critério pelo qual vocês decidem quem precisa ser hospitalizado aqui? O diretor respondeu: — Nós enchemos uma banheira com água e oferecemos ao doente uma colher, um copo e um balde e pedimos que a... During a visit to the mental asylum, a visitor asked the Director what the criterion was which defined whether or not a patient should be institutionalized. “Well,” said the Director, “we fill up a... Tijdens een bezoek aan een gekkenhuis vraagt Prins Filip aan de directeur: "Welke zijn nu de criteria zijn om een patiënt terug gezond te verklaren?" Zegt de directeur: "Wij vullen een bad met... Voor de ouderen maar de jongeren kunnen hem ook doen De badkuip dementie test! Tijdens een bezoek aan een verpleeghuis vroeg de bezoeker aan de directeur wat het criterium is om een patiënt... En högt uppsatt kommunistpolitiker besökte ett mentalsjukhus och blev visad runt av föreståndaren. – Hur tar ni reda på vilka som är tillräckligt tokiga för att bli inlagda? frågade kommunisten. –... Podczas wizyty w szpitalu psychiatrycznym gość pyta ordynatora, jakie kryteria stosują, aby zdecydować czy ktoś powinien zostać zamknięty w zakładzie czy nie. Ordynator odpowiedział: - Napełniamy... Jens S. besøkte psykiatrisk avdeling i Kristiansand og ble vist rundt av bestyreren. - Hvordan finner dere ut av om folk er gale nok til å bli innlagt? spurte Jens. - Vi fyller et badekar med vann,... Durante una visita a un Instituto Psiquiátrico, una de las visitas le preguntó al Director qué criterio se usaba para definir si un paciente debería o no ser Internado. "Bueno," Dijo el Director,... Dans un hopital psychiatrique, un visiteur demande à un infirmier sur quel critère il se base pour savoir si un patient est guéri, celui-ci répond : - C'est très simple, nous remplissons une... Újságíró riportot készít az elmegyógyintézetben. Azt kérdi az orvostól: - Hogyan állapítják meg egy páciensről, hogy már elhagyhatja a kórházat? - Vannak olyan feladataink, amivel bizonyíthatják... C'est l'histoire d'un journaliste tv qui va faire un reportage dans un asile de fous. Il demande au directeur : - Comment faites-vous pour savoir si votre patient est encore fou ? - Je le met... Certo dia, Lula resolve visitar um hospício com a dona Marisa. muito curioso, ele pergunta ao diretor: — Companheiro. . . quando um louco acha que não ta mais louco, qual o critério pra saber se... O doutor da clinica queria fazer um teste com os loucos entao encheu uma banheira de agua e foi fazer o teste com os loucos ate que surge um parente de um loco e pergunta: — Para que esse balde,... En känd politiker besökte nyligen ett mentalsjukhus och frågade nyfiket läkaren: - Men hur kan ni veta när en person behöver läggas in? Läkaren svarade: - Vi fyller ett badkar med vatten och... Eine Mann zum Psychiater: Was sind eigentlich die Aufnahmebedingungen in Ihrer Psychiatrie? Psychiater: Wir füllen eine Badewanne mit Wasser und stellen dann einen Löffel, eine Tasse und einen... Į psichiatrinę ligoninę ateina dirbti jaunas gydytojas ir iškart patenka į komisiją, kuri nustato ar pasveiko ligoniai. Slaugytoja pakviečia ligonį prie vonios pilnos vandens, ant kurios krašto... Un homme visite un hôpital psychiatrique et demande au directeur : - Comment pouvez-vous dire si une personne a besoin d'être internée ? - Nous remplissons une baignoire avec de l'eau et nous leur... In a Psychiatric Hospital, a Journalist asks the Doctor: "How do you determine whether to admit a person as a patient or not? Dr: Well ... we'd fill a bathtub with water and then give a teaspoon,... Under et besøg på en psykiatrisk afdeling spurgte jeg lederen, hvordan man kan afgøre, hvorvidt en patient burde indlægges eller ej. Lederen sagde: "Vi fylder et badekar med vand. Så tilbyder vi...
Bir akıl hastanesini ziyareti sırasında, adamın biri sorar:
Bir insanın akıl hastanesine yatıp yatmayacağını nasıl belirliyorsunuz?
Doktor:
Bir küveti su ile dolduruyoruz. Sonra hastaya üç sey veriyoruz.
Bir kaşık, bir fincan, ve bir kova. Sonra da kişiye küveti nasıl boşaltmayı tercih ettiğini soruyoruz.
Siz ne yapardınız?
Adam:
OOO ! Anladım. Normal bir insan kovayı tercih eder. Çünkü kova kaşık ve fincandan büyük.
Hayır, der doktor.
Normal bir insan küvetin tıpasını çeker.
0
0
4
Deli, kahveye girdiğinde soluk soluğaydı. Boş bir masaya oturup ocağa seslendi:
- Bana bir çay ! çay geldi , şekerleri atıp karıştırdı. Garsonadan yine şeker istedi.
Onları da atıp karıştırdı,yeniden istedi.
Garson:
- Sekiz şeker koydun çaya ,dedi şaşkın şaşkın.
- Koydum ama , işte görüyürsun, hepsi eriyor!
0
0
4
Delileri uçağa bindirmişler, bir şehirden ötekine naklediliyorlardı.
Ama o kadar çok gürültü yapıyorlardı ki, sonunda pilot dayanamadı, uçağı ikinci pilota teslim ederek içeride ne olup bittiğini görmek istedi. Deliler uçakta hep bir ağızdan bağırıp çağırıyorlardı. Baktı, en başta, bir deli, ötekilere uymamış, akıllı, uslu oturuyordu.
- Sen neden bağırmıyorsun? diye soracak oldu. Adam :
- Ben bunların öğretmeniyim, diye cevap verdi. Onlarda benim öğrencilerim. Şimdi teneffüsteler de onun için ses çıkartmıyorum.
Pilot, çaresiz yerine döndü. Bir süre geçti. Bir an geldi ki sesler büsbütün kesiliverdi. Pilot:
- Aman çok güzel! diye sevindi. Herhalde kendinin öğretmen olduğunu sanan deli, ötekileri derse almış olsa gerek, diye düşündü. Ama dakikalar geçiyor, arkadan hiç bir ses seda çıkmıyordu. Pilot biraz daha bekledikten sonra merak etti. Gidip bakmak istedi. Bir de ne görsün! Uçağın kapısı açık ve içeride öğretmenden başka kimsecikler yok değil mi! Dehşetle sordu :
- Öğrencilerin nerede?, diye...
- Dersler bitti. Hepsini evlerine gönderdim!
0
0
4
Akıl hastanesine yeni gelen doktor, hastaları ziyaret ediyordu. Birine yaklaştı :
- Sizin adınız nedir bakayım?
- Hüsamettin efendim.
- Soyadınız?
- Tanrıoğlu.
Tam o sırada yandaki yaşlı :
- İnanma inanma doktor, yalan söylüyor. Benim böyle bir oğlum yoktur.
0
0
4
Bir gün bir bilim adami yilbasi nedeniyle hastaneleri gezip akillanan delileri salmaya karar vermis. Bir sürü hastaneyi gezmis fakat hic akillandigina kanaat getirilen deliye rastlamamis. En sonunda bir hastaneye gitmis birde bakmis ki bütün deliler zipliyor hemen onlarla ilgilenen doktorlara sormus:
- "Bunlar neden böyle zipliyorlar?"
- "Bunlar kendilerini misir patlagi zannediyorlar." demis Birde bakmislar ki bir tanesi ziplamadan yatagin üzerinde sabit bir sekilde duruyormus. Hemen ona yaklasarak sormus.
- "Sen neden ziplamiyorsun?"
- "Ben tavaya yapistim..."
0
0
4
Delinin biri intihar etmeye karar verir. Kendisini asmaya çalışır. Biri dayanamayıp sorar:
- Ne yapıyorsun?
- Görmüyor musun intihar ediyorum.
- Öyle ise ipi boğazına bağlasana!
- Denedim, öyle boğuluyorum.
0
0
4
Snake Bite Είμαστε δηλητηριώδη; Φίδια. Δηλητηριώδη ползут две змеи и одна у другой спрашивает: - слушай, мы сильно... Αχ αυτά τα φιδάκια Разговарят две змии: Το φιδάκι Две змии изпълзели от един ресторант. По едно време едната видимо неспокойна, попитала другата: Две пьяные змеи выползают из бара. Одна говорит: Две змии си говорят: Last words of a highly poisonous snake? Fragt die kleine Schlange ihre Mutter: Treffen sich zwei Schlangen in der Wüste, fragt eine die andere: Una piccola vipera va dalla sua mamma e le chiede: The mommy Cobra with her little son are taking a “walk”. The little cobra asks; "Mommy, are we poisonous?" "Yes, we are. Why you ask?" The little cobra asks again; "Are you sure that we’re poisonous?" "Yes I am!" says the mom with pride. The little one asks again; "Are you very very sure that... Was sind die letzten Worte einer Giftschlange? "Mist! Ich habe mir auf die Zunge gebissen!" Två ormar möts bakom en sten: - Vet du om vi är giftiga? - Varför undrar du det? - Jo, för jag råkade bita mig i underläppen... Uma cobra pergunta à outra: - Será que sou muito venenosa? - Achou que sim. Por quê? - Mordi a língua. İki laz yılan olan Temel’le İdris yolda gidiyorlarmış. Birden Temel İdris’e dönüp: "Ula İdris biz zehirli miydik yoksa zehirsiz mu?" diye sormus. İdris şaşırmış "Ula ne oldu gene" demiş. Temel de:... Uma cobrinha, muita nervosa, chega para a cobra-mãe e pergunta: — Mamãe, nós somos venenosas? — Somos sim, filha. Por quê? — É porque eu acabei de morder a minha língua. Duas cobras conversam: — Soube da última? — Que última? — A Najilda... — O que tem? — Morreu! — Sério? De quê? Levou uma paulada? — Não... Pior! — Tomou uma machadada? Um tiro? — Pior! Muito pior!... Twee slangen zitten in de woestijn. De ene slang zegt tegen de andere: ‘Ik hoop niet dat ik giftig ben.’ ‘Waarom?’ vraagt de andere slang. ‘Omdat ik net op mijn tong heb gebeten!’ Се шетале две змии, мајка и ќерка. По некое време ќерката ја прашува мајката: - Мамо, мамо! Абе ние отровни змии сме? - Зошто ме прашуваш ќерко? - Затоа што си го гризнав јазикот! ¿Qué le dijo una serpiente a otra? - ¿Somos venenosas? - No, ¿Por qué? - Es que me acabo de morder la lengua. Two snakes are talking. One of them turns to the other and asks, "Are we venomous?" The other replays, "Yes,why?..." "I just bit ma lip." Det var en gång två ormar som var i öknen. Plötsligt sa den ena: - Du,är vi giftiga? - Vadå då? - Jag bet mig just i tungan… Two snakes were crawling along when one snake asked the other, "Are we poisonous?" The other replied, "You're darn right we are! We're rattlesnakes. Why do you ask?" To which the first replied,... Doi serpi in desert: - Auzi, ba, noi sintem veninosi? - Da, ba... da' de ce? - Mi-am muscat limba! Doi serpi in desert. Tata si fiu. Fiul: - Tata,tata noi suntem veninosi? Tatal nu raspunde. Fiul intreaba iar: Fiul: - Tata,tata noi suntem veninosi? Tatal iar nu raspunde. Fiul intreaba iar Fiul:... Yılan Temel, arkadaşı yılana sormuş: - Haçan, biz zehirli yilan miyuk? - Heee, n'oldu ki? - Dilimi ısırdum da... Un serpente va d a un altro serpente e dice: "Sssenti amico posssso farti una domanda? ma noi sserpenti ssiamo velenosssi?" L'altro serpente: "Ma non sssso perchè?!" L'altro: "No perchè mi sono... Ci sono due serpenti uno si chiama Giovanni e l'altro Marco e Marco dice: "Giovanni qual è il serpente più velenoso?" E lui: "Sta' zitto e cammina" E ancora: "Giovanni qual è il serpente più... 2 slangen zitten in het bos. En een slang zegt tegen de anderen: Zijn wij giftig? Hoezo??zegt de ander. Ik heb net op mijn tong gebeten! In Egitto ci sono due serpenti, i più velenosi del mondo, che parlano fra di loro, ad un certo punto uno dice all'altro: "Ma noi siamo velenosi?" E l'altro: "Si molto!" E lui: "Ma velenosi... İki yılan ormanda sürünerek ilerliyorlarmış. Yılanın biri, diğer yılana şormuş: - Abicim, biz zehirli yılan mıyız? - Evet, nolduki? - Hiiç, dilimi ısırdımda Il serpente figlio alla mamma: "Mamma, e' vero che siamo velenosi!". "No, e' solo una calunnia". "Meno male perche' mi sono morsicato la lingua!". Een slang zegt tegen een andere slag "zijn we giftig"? "Hoezo", vraagt de andere slang, "omdat ik op mijn tong gebeten heb". Er lopen twee slangen door de woestijn. Zegt de ene: "Zijn wij giftig?" Zegt de ander: "Hoezo?" "Nou, ik heb net op Mijn tong gebeten." Δυο φίδια συζητάνε: - Ρε συ, ξέρεις αν είμαστε δηλητηριώδη; - Όχι δεν είμαστε, γιατί ρωτάς; - Δάγκωσα τη γλώσσα μου ρε γαμώτο! Twee slangen lopen door de woestijn zegt de een tegen de ander 'zijn we giftig Ja wat dan Ik heb op me tong gebeten Šliaužia dvi gyvatės ir viena sako kitai: - Ar mes nuodingos?,- sako pirmoji gyvatė. - Ne,o kodėl klausi?, - atsako antroji. - Na, supranti, aš i lūpą įsikandau. Ci sono due serpenti nel prato di casa mia. Un serpente dice all'altro: - "Siamo mica velenosi?" - "No" - "E come lo fai a sapere?" - "Perché prima mi sono morso la lingua". Δύο φίδια σέρνονται στο χώμα. Ξαφνικά γυρνάει το ένα και λέει στο άλλο: - Μήπως είμαστε δηλητηριώδη; - Όχι απαντά το άλλο, αλλά γιατί ρωτάς; - Ευτυχώς γιατί δάγκωσα τη γλώσσα μου. A baby snake asked it's mom, "Mommy are we poisonous?" The mother snake responded, "Yes honey, but why do you want to know?" The baby snake responded, "Because I just bit myself..."
İki deli kendilerini yılan sanıyorlarmış. Bir gün duvarın üzerinde güneşlenirlerken biri bağırmış;
- "Eyvah dilimi ısırdım,zehirlenip öleceğim!..
Öteki:
- "Yahu ne aptalsın.. Biz zehirli yılan değiliz ki..
0
0
4
Mühim bir şahsiyet, bir akıl hastalığı kliniğini gezerken delilerin bahçedeki havuza atladıklarını görür ve başhekime dönerek :
- Mükemmel, hastalarınızın her türlü ihtiyacını karşıladığınızı görüyorum. Başhekim teşekkür eder, sonra da sözlerine devam eder :
- Hele siz bir de su doldurabildiğimiz zaman gelin de görün! Havuzun boş olduğunu oğrenen adamcağız dehşet içinde tramplenin altına koşar ve heyecanla atlamaya hazırlanan deliye "atlamamasını, havuzun içinde su olmadığını" söyler.
Deli :
- Ne zararı var? Zaten ben de yüzme bilmiyorum ki!
0
0
4

Akıl hastanesinin bahçesinde geziyorlardı. Durdu, havuza eğilip ağzına biraz su aldı, doğrulup püskürttü. Yanındaki arkadaşı sordu:
- Ne oldu?
- Sabah iki şeker attım, su hala tatlanmamış.
- Elbet tatsız olacak. Karıştırdın mı ki?
0
0
4
Bir gün adamın biri kendini tavuk yemi saniyormuş ve tavuklardan çok korkuyormuş derken adamı hastaneye yatırmışlar ve uzun süre tedavi etmişler.
Sonunda adama sormuşlar, "Artık tavuk yemi olmadığını biliyorsun demi?"
Adamın cevabı ise "Ben biliyorum da tavuklarda biliyormu?"şeklinde olmuş.
0
0
4
Delinin teki süzgeci pencereden atmış. Diğer deli sormuş :
- Süzgeci niye attın? diye sormuş. Diğer delide.
- Delik deşikti de ondan.. demiş.
0
0
4
Doktorlar delileri test yapıyorlarmış, duvara bir otobüs çizmişler hadi binin bakalım demişler. Deliler teker teker binmişler biri hariç neden binmiyosun, demişler. Çok kalabalık taksiyle giderim demiş
0
0
4
beim Psychiater Войник при психиатър. Шринкът чертае разни фигури и пита войника какво вижда. Кръг: Ein Mann wird vom Psychiater untersucht. Dieser malt einen Doppelpunkt an eine Tafel und fragt: Kowalski poszedł na komisję poborowa. Po badaniach, wziął go na rozmowę seksuolog. Narysował mu kółko: - Kowalski, co to jest ? - Goła baba... Narysował mu kwadrat: - A to? - He, he, goła baba... Na koniec, narysował mu trójkąt: - No a to, przyjrzyjcie się dobrze. - Też goła baba... -... Un patient va chez le psychiatre parce que plusieurs personnes lui ont conseillé de le faire. Le psy lui fait le test de Rorschach. Il lui montre une première tache et lui demande: - Qu'est-ce que... Un patient va chez le psychanalyste. Le psychanalyste lui fait un test de Rorschach; il montre au patient un cercle avec un point à l'intérieur et demande "Que voyez-vous?" Le patient répond: "Deux... Un homme va consulter un psychiatre. Celui-ci lui montre une feuille avec des taches de couleur: – Que voyez-vous sur cette feuille ? – Je vois une femme nue qui se coiffe. – Et sur cette... Un psiquiatra, para encontrar la raíz del problema de un paciente dibuja una línea vertical y le dice: - ¿Qué le sugiere? - Una mujer desnuda. Cruza la línea con una horizontal: - ¿Y ahora? - Una...
Psikolog karşısındaki sinir hastası bir genci теsте tabi tutmaktadır. Kağıt üstüne bir dikdörtgen çizip :
- Bu size neyi hatırlatıyor? diye sorar.
Hasta :
- İçinde kadın bulunan bir yatağı, diye cevap verir. Arkasından psikolog kağıda büyükçe bir kare çizer. Hasta, bu kez :
- İçi kadın dolu bir oda, der.
Derken, çok büyük bir dikdörtgen çizdiğinde, hasta bu sefer de :
- Bu da içi kadın dolu bir ev, deyince, psikolog dayanamaz :
- Tamam beyefendi, der. Siz bir kadın budalasısınız.
Ama psikolog daha lafını bitirmeden, hasta bağırır :
- Ne, ben mi?Aslında sen kadın budalasısın be! Sabahtah beri bana terbiyesiz resimler çiziyorsun...
0
0
4
Delinin birisi saatini hastane bahçesindeki havuza atmış. Bunu gören arkadaşı yanına yanaşmış ve konuşmaya başlamışlar:
- "Niye attın saati havuza?"
- "Nasıl yüzdüğünü görmek için."
- "Peki, kurdun mu?"
- "Hayır."
- "Enayi, hiç kurmadan yüzer mi?"
0
0
4
  • Önceki Sayfa
  • Sonraki Sayfa

Privacy and Policy Contact Us