• Home
  • Tüm Kategoriler
  • Popular
  • Komik Resimler
  • En İyi Fıkralar
  • En son şakalar
  • Nasrettin Hoca Fıkraları
  • +18 Fıkralar, Yaran artı 18 fıkralar
  • Avcı Fıkraları, Avcılık Fıkraları
  • Bayburt Fıkraları
  • Bektaşi Fıkraları
  • Belaltı Fıkraları
  • Büyük Fıkraları
  • Cimri Fıkraları
  • Çocuk Fıkraları, Çocuksu Fıkralar
  • Çorum Fıkraları
  • Deli Fıkraları
  • Dini Fıkralar
  • Doktor Fıkraları
  • Dursun Fıkraları
  • Duvar Yazıları
  • Elazığ Fıkraları
  • Erkek Fıkraları
  • Erzurum Fıkraları
  • Evlilik Fıkraları
  • Fıkra Gibi Komik Olaylar
  • Hayvan Fıkraları, Hayvanlar Alemi
  • İngiliz Alman Türk
  • Ingiliz-alman-turk-fikralari
  • Kadın Erkek Fıkraları
  • Kadın Fıkraları
  • Kamyon Yazıları
  • Kapak Edici Fıkralar
  • Karadeniz Fıkraları
  • Karı Koca Fıkraları
  • Kayseri Fıkraları, Kayserili Fıkraları
  • Kısa Fıkralar
  • Komik Hikayeler
  • Komik Sözler
  • Köylü Fıkraları
  • Kurban Fıkraları
  • Mardin Fıkraları
  • Matematik Fıkraları
  • Meslek Fıkraları
  • Mühendis Fıkraları
  • Nam-ı Kemal Fıkraları
  • Okul fıkraları
  • Polisler hakkında fıkralar
  • Politika Fıkraları, Politik Fıkralar
  • Ramazan Fıkraları
  • Sarhoş Fıkraları
  • Sarışın fıkraları
  • Savaş ve asker fıkraları
  • Seçim Fıkraları
  • Sekreter Fıkraları
  • Şoför Fıkraları
  • Soğuk Espiriler
  • Spor Fıkraları
  • Tarih Fıkraları
  • Temel Fıkraları
  • Trakya Fıkraları
  • Ünlülerden Fıkralar
  • Chuck Norris fıkraları
  • Futbol fıkraları
  • Kaynana fıkraları
  • Yahudiler hakkında fıkralar
Български English Deutsch Español Русский Français Italiano Ελληνικά Македонски Türkçe Українська Português Polski Svenska Nederlands Dansk Norsk Suomi Magyar Româna Čeština Lietuvių Latviešu Hrvatski
My Jokes Edit Profile Logout
  1. En son şakalar
  2. Kapak Edici Fıkralar

Kapak Edici Fıkralar

Add a joke En son şakalar En İyi Fıkralar
Fatih Sultan Mehmet, adamları ile gezerken, yanına sokulan dilenciye bir altın vermiş. Dilenci parayı alınca:
- Aman Sultanım, demiş. Koskoca bir padişah, kardeşine bu kadar para verir mi?
Fatih Sultan Mehmet, nereden kardeş olduğunu sorunca, dilenci:
- İkimiz de Hazreti Adem’ in çocukları değil miyiz? demiş. Elbette kardeşiz.
Sultan Fatih:
- Bu keşfini sakın başkasına söyleme, diye gülümsemiş. Diğer kardeşlerimiz de pay isterse, sana zırnık bile düşmez.
0
0
4
Yoksulun biri, son parasıyla fırında bayat bir ekmek almış, aşçıya gitmiş, pişen yemeğin buharına ekmeği tutup yumuşata yumuşata yemiş.
Dışarı çıkarken aşçı yapışmış:
- Parasını ver!
- Yemek yemedim ki!
- Olsun buharda yumuşattın!
Kadıya çıkmışlar, olayı anlatmışlar, kadı Bektaşiymiş, cebinden kesesini çıkarıp bozuk paraları iki avucuna boşaltmış, aşçının kulağının dibinde sallaya sallaya şıkırdatmış:
- Tamam mahkeme bitti, gidin!
Aşçı itiraz etmiş:
- Hani benim param!
- Buhardan yemeğin parası şıkırtıyla ödenir.
0
0
4
Kavga eden iki arkadaştan birisi diğerine;
- Sen beş para etmez adamın birisin,
Deyince diğeri alaycı bir gülümseme ile;
- Öyleyse ispat et de görelim, dedi. Hemen bir taksi çağıran adam, taksiciye;
- Söyle bakalım, beni kasabaya kaça götürürsün?
Taksici;
- Yüz elli TL, dedi. Adam;
- Peki, arkadaşımla birlikte kaça olur?
Taksici,
- Değişmez, diye cevap verince adam dedi ki;
- Gördün mü? Seni hesaba bile katmıyor. Simdi anladın mı, beş para etmediğini?
0
0
4

Genel Müdür, öğle arasında yeni atandığı kurumun lokalinde fıkra anlatıyor; çevresindekiler de kahkahalarla gülüyordu.
Anlatılanlara kayıtsız kalan birini fark eder ve sorar:
- Sen neden gülmüyorsun, anlamadın mı espriyi?
Aldığı cevap:
- Ben sizin kurumunuzda çalışmıyorum.
0
0
4
Ali babası ile takside giderken kırmızı ışıkta bir genelevin önünde durmuşlar. Ali ordaki kadınları görünce babasına bu kadınlar kim baba neden öyle giyinmişler diye sormuş. Baba ; onlar çalışan bayanlar evladım demiş.
Taksi şoförü bu cevap üzerine arkasına dönmüş ve neden çocuğunuza doğruyu söylemiyorsunuz efendim onlar *rospu desene demiş. Tabi baba buna çok kızmış ama çocuğun yanında bozuntuya vermemiş.
Ali meraklı tabi tekrar babasına peki bu çocuklar kim baba demiş. Baba onlarda onların evlatları oğlum demiş. Taksici yine arkasını dönerek olmadı ama beyefendi neden onlar *rospu çocukları demiyorsunuz demiş.
Baba iyice küplere biner ama yine sesini çıkartmaz. Ali tekrar babasına peki baba bu çocuklar büyüyünce ne oluyor diye sormuş. Baba ne olacak evladım gördüğün gibi taksi şoförü oluyorlar demiş...
0
0
4
Zamanın birinde çok iyi dost olan tilki ile yılan yaşarmış.
Mevsimlerden kış gelmiş. Tilki ile yılan yiyecek aramaya çıkmışlar, çok aramışlar ama bulamamışlar ve bir dereye gelmişler yılan tilkiye;
- Tilki kardeş beni sırtına alda karşıya geçelim demiş.
Tilki yılanı sırtına almış tam karşıya geçerken yılan tilkinin boynuna dolanıp öldürmek istemiş.
Tilki zorda olsa yılanı boynundan yere atmış ve yılana;
- Biz iyi bir dostuz bunu bir daha yapma, kafanı uzatta o yeşil gözlerini bir daha göreyim.
Demiş.
Yılan kafasını uzatınca tilki yılanı kafasından ısırıp öldürmüş, yere düz bir şekilde koymuş ve;
- Ben orası burası oynayan dost değil işte böyle dümdüz dost isterim.
Demiş.
0
0
4
Küçük çocuk bir gün annesine sormuş;
- Anneciğim, senin kafandaki saçların neden beyazlıyor?
Annesi;
- Yavrum, sen beni her üzdüğünde saçımın bir teli beyazlıyor, elbette bir sebebi var!
Çocuk annesinin duyacağı tonda başlamış cevabı yorumlamaya;
Hımm şimdi anlaşıldı, anneannemin saçlarının neden bembeyaz olduğu!
0
0
4
Bir gün İzmir'de arkadaşlarla belediye otobüsünde gidiyoruz. Bizim arkadaş boş yer buldu ve oturdu. Sonraki durakta da eli bastonlu yaşlı bir amca geldi. Arkadaş da gıcıklığına adama yer vermedi. Adam o arkadaşın oturduğu koltuğun yanına geldi ve ayakta arkadaşın yer vermesini bekledi. Fakat arkadaş yerini vermedi. Neyse adamcağıza da yazık, bastonu otobüs hareket ettikçe bir o tarafa bir bu tarafa kayıyor. Arkadaş dayanamadı ve yaşlı amcaya:
- Amca bastonun ucuna lastik takarsan kaymaz, dedi. Adam şöyle baktı, sonra;
- O lastiği zamanında baban taksaydı şimdi sen olmazdın, ben de orada oturuyor olurdum deyince bütün otobüs koptu. Arkadaş o gün bu gündür belediye otobüsüne binmez.
0
0
4
Bir gün karısı adama;
- Keşke bir gazete olsaydım, böylece gün boyu tek ilgilendiğin ben olurdum, demiş.
Adam da şöyle cevap vermiş;
- Evet keşke sen bir gazete olsaydın, böylece yarın senin yerine yeni bir tane alırdım...
0
0
4
Риба Бабичка в рибен магазин: Eдин дядо отишъл в един магазин да си купи риба. Един влязъл в рибарски магазин и попитал дали е свежа рибата, а продавача отговорил : Бабушка покупает живую рыбу: Рибава тазе ли ви е? Бабця купує живу рибу: — Внучку, у тебе риба свіжа? — Ну, бабцю, як же не свіжа? Вона ж жива! — Я також жива! Yaşlı bir teyze balık haline gider ve balıkçıya balıkların taze olup olmadığını sorar? TEYZE: balıklar tazemi yavrum? BALIKÇI: canlı canlı teyze bunlar der. TEYZE: tekrar sorar balıklar tazemi... O batranica merge la Pescarie. - Domnu', e proaspat pestele? - Pai nu vedeti ca este viu, cum sa nu fie Proaspat ?! - Bine, bine, maica... raspunde Baba... vie sunt si eu...
Kumkapı balıkçılarından biri bağırıyor:
- Canlı balık,canlı balıııııııık...
Yaşlı bir teyze yaklaşıp soruyor:
- Evladım balıklar taze mi?
Balıkçı:
- Canlı balık, canlı balık...
Yaşlı teyze tekrar soruyor:
- Evladım balıklar taze mi?
Balıkçı:
- Teyze, canlı diyoruz ya işte!..
Deyince teyze şöyle diyor:
- A evladım, ben de canlıyım ama taze miyim?
0
0
4
Yeni evli bir çift kol kola yürüyormuş.
Bu sırada bir horoz tavuğu kovalamış ve ibiğinden gagasıyla yakalayıp tavuğun üstüne atlamış. Horozun bu eylemine yeni evli çiftle birlikte beş altı yaşlarında bir çocuk da tanık olmuş.
Aynı olaya tanık olmanın verdiği bir yakınlaşma ile birbirlerine gülümsemişler. Erkek, küçük çocuğa sormuş:
- Yoksa bu horoz sizin mi?
- Evet abi.
- Peki, bu olay sık sık olur mu?
- Saymadım abi, ama günde sekiz-on kez oluyor galiba, diye cevap verincekarısı kocasını dirseği ile dürterek:
- Hıh! Bir horoz kadar olamıyorsun, demiş.
Bunun üzerine kocası bozuntuya vermemeye çalışarak yeniden bir soru yöneltmiş:
- Peki, küçük, bu olayı horoz hep aynı tavukla mı, yoksa değişiktavuklarla mı gerçekleştiriyor?
- Aynı tavukla olur mu abi, elbette her seferinde başka bir tavuğa biniyor, diye cevap verince bu kez de kocası dirseği ile karısını dürterek:
- Hıh! Şimdi aldın mı ağzının payını, demiş
0
0
4
Kurban Bayramına yakın Temel ile Fadime kurbanlık almaya gitmişler. Gezmişler gezmişler kurbanlık bulamamışlar. Temel yorgunluktan:
- Yeter kurbanın olayım Fadime yeter, demiş.
Fadime dayanamayıp:
- Üzgünüm ama bu yıl öküz kesmeyeceğim, demiş.
0
0
4

- Кажи ми, татко, аз осиновен ли съм? - Пап, я приемный? Un fils demande à son père : - Dis papa est-ce que je suis adopté ? Son père : - Bien sur que non... Pour quelle raison je t'aurais choisi ? - Скажи, тато, я усиновлений? - Ти думаєш, якби ми з мамою могли вибрати дитину, ми взяли б такого дебіла? - Tato, czy ja jestem adoptowany? - K*rwa, synek, co ty?! Myślisz, że bym Cię wybrał?!
Babama ben evlatlık mıyım diye sordum.
- Öyle bir şey olsa seni mi seçerdik dedi. Adam haklı galiba
0
0
4
Geç kaldığından işe yetişmek için çimenlerin üzerinden koşan Temel'i park bekçisi uyarır:
- Tabelayı görmüyor musun be adam? "Çimlerde yürümeyiniz" diye yazıyor.
- Ben de zaten yürümüyorum ki, koşuyorum...
0
0
4
Bir dram artisti çok ünlü bir komedi sanatçısı ile alay ediyordu:
- Milleti güldürmenin ne değeri var, anlayamıyorum. Zor olan ağlatmaktır, ben onu yapıyorum.
Komedi sanatçısının cevabı şu oldu:
- Senin yaptığını soğan da yapar. Bana milleti güldüren bir sebze gösterebilir misin?
0
0
4
Bir gün padişah vezirlerine;
- Gidin bana hocayı çağırın, demiş.
Nasrettin hoca gelmiş.
Padişah:
- Hoca ben cennete mi yoksa cehenneme mi gideceğim?
Demiş.
Hoca:
- Cehenneme, demiş.
Padişah:
- Neden? demiş.
Hoca da:
- Boş yere öldürdüğünüz insanların hepsi cennete gitti, cennette yer kalmadı, demiş.
0
0
4
Timur'la Nasrettin hoca gezerken Timur:
- Hoca ben bir köle olsaydım bana kaç akçe biçerdin?
Nasrettin Hoca:
- 15 akçe biçerdim.
Timur sinirlenir ve;
- Hoca senin dediğini kulağın duyuyor mu, benim üstümdeki peştamal 15 akçe eder.
Hoca:
- Ben zaten bu fiyatı peştamala biçmiştim der
0
0
4
Bir gün Nasrettin Hoca eşeği ile giderken bir komşusuna rastlamış. Adam Hocayla alay edip:
- Hocam, iki kardeş nereye gidiyorsunuz?
Diye sormuş. Nasrettin Hoca:
- Evet efendim, kardeşiniz canım sıkıldı bir ahbabın evine götürün dedi de onu sizin eve götürüyorum. Size rastladık yolumuz kısaldı
0
0
4
  • Önceki Sayfa
  • Sonraki Sayfa

Privacy and Policy Contact Us