• Home
  • Tüm Kategoriler
  • Popular
  • Komik Resimler
  • En İyi Fıkralar
  • En son şakalar
  • Nasrettin Hoca Fıkraları
  • +18 Fıkralar, Yaran artı 18 fıkralar
  • Avcı Fıkraları, Avcılık Fıkraları
  • Bayburt Fıkraları
  • Bektaşi Fıkraları
  • Belaltı Fıkraları
  • Büyük Fıkraları
  • Cimri Fıkraları
  • Çocuk Fıkraları, Çocuksu Fıkralar
  • Çorum Fıkraları
  • Deli Fıkraları
  • Dini Fıkralar
  • Doktor Fıkraları
  • Dursun Fıkraları
  • Duvar Yazıları
  • Elazığ Fıkraları
  • Erkek Fıkraları
  • Erzurum Fıkraları
  • Evlilik Fıkraları
  • Fıkra Gibi Komik Olaylar
  • Hayvan Fıkraları, Hayvanlar Alemi
  • İngiliz Alman Türk
  • Ingiliz-alman-turk-fikralari
  • Kadın Erkek Fıkraları
  • Kadın Fıkraları
  • Kamyon Yazıları
  • Kapak Edici Fıkralar
  • Karadeniz Fıkraları
  • Karı Koca Fıkraları
  • Kayseri Fıkraları, Kayserili Fıkraları
  • Kısa Fıkralar
  • Komik Hikayeler
  • Komik Sözler
  • Köylü Fıkraları
  • Kurban Fıkraları
  • Mardin Fıkraları
  • Matematik Fıkraları
  • Meslek Fıkraları
  • Mühendis Fıkraları
  • Nam-ı Kemal Fıkraları
  • Okul fıkraları
  • Polisler hakkında fıkralar
  • Politika Fıkraları, Politik Fıkralar
  • Ramazan Fıkraları
  • Sarhoş Fıkraları
  • Sarışın fıkraları
  • Savaş ve asker fıkraları
  • Seçim Fıkraları
  • Sekreter Fıkraları
  • Şoför Fıkraları
  • Soğuk Espiriler
  • Spor Fıkraları
  • Tarih Fıkraları
  • Temel Fıkraları
  • Trakya Fıkraları
  • Ünlülerden Fıkralar
  • Chuck Norris fıkraları
  • Futbol fıkraları
  • Kaynana fıkraları
  • Yahudiler hakkında fıkralar
Български English Deutsch Español Русский Français Italiano Ελληνικά Македонски Türkçe Українська Português Polski Svenska Nederlands Dansk Norsk Suomi Magyar Româna Čeština Lietuvių Latviešu Hrvatski
My Jokes Edit Profile Logout
  1. En son şakalar
  2. Kapak Edici Fıkralar

Kapak Edici Fıkralar

Add a joke En son şakalar En İyi Fıkralar
Bir bilgeye sormuşlar:
- Bir insanın zekâsını nereden anlarsınız?
- Konuşmasından, diye cevap vermiş.
- Ya hiç konuşmazsa?
Demişler.
- O kadar akıllı insan yoktur ki...
0
0
4
Mehmet Bey köpeğinin tasmasından tutmuş yolda giderken, hoşlanmadığı bir komşusuyla karşılaştı. Komşu sordu:
- Bu eşekle nereye gidiyorsun?
- Yahu bu köpek be! Diye tersledi Mehmet Bey. Köpekle eşeği birbirinden ayıramıyor musun?
Komşu aldırışsız:
- Ben köpekle konuşuyorum. Sen ne diye söze karışıyorsun?
0
0
4
Mahallenin çocukları Nasreddin Hoca'ya muzip bir şaka yapmak istemişler. Plânlarını kurmuşlar.
"Hoca'yı ağaca çıkaralım. Pabuçlarını alıp uzaklaşarak biraz şaka yapalım"
Diye düşünmüşler. Hoca'nın yoldan geçeceği saatlerde, uçurtmalarını büyükçe bir ağaca taktırmışlar. Hoca'yı beklemeye başlamışlar. Hoca oradan geçerken de hemen etrafını sarmışlar:
- "Hocam uçurtmamız ağaca takıldı. Biz çıkıp kurtaramadık. Bize yardımcı olur musunuz?" demişler.
- "Hay hay" demiş Hoca. Ayakkabılarını çıkarıp sırt çantasına yerleştirmeye başlamış.
Çocuklar:
- "Hoca efendi onları niye yanına alıyorsun? Ağaçta pabuçları ne yapacaksın?" demişler.
- "Belli olmaz ki evlâtlarım" demiş Hoca; "Bu iyiliğime karşı Rabbim, belki bana ağaçtan öteye bir yol ikram eder."
0
0
4

Hoca bir gün hamama gider. Hamamcılar onunla hiç ilgilenmez, eski bir peştamal, yırtık bir havlu verirler. Hoca sesini çıkarmaz. Hamamdan çıkarken uzatılan aynaya yüklüce bir bahşiş bırakır.
Bir hafta sonra aynı hamama geldiğinde, bu kez büyük ikramlar görür, fakat çıkarken aksine pek az bir bahşiş bırakır.
- "Efendi" der hamamcılar, "gösterdiğimiz o kadar ilgiye, saygıya karşı bu kadarcık mı bahşiş verilir?"
- "Bugün verdiğim, geçen haftanın bahşişiydi" der Hoca, "geçen hafta verdiğim de bugünkü hizmetinizin karşılığıydı. Böylece ödeştik !"
0
0
4
Üzerindeki kıyafet ve davranışlarından köyden geldiği belli olan bir adam, son dakikada yetiştiği trene binmiş. Bindiği vagon dolu olduğu için oturacak yer bulamamış. Diğer vagonları da tek tek dolaşmış, hepsi dolu.
Tam umudunu kestiği sırada vagonlardan birinin boş olduğunu görmüş ve "milletvekillerine aittir" yazısını da fark etmeden, girip oturmuş. Biraz sonra, biri gelmiş ve adama çıkışmış;
- Ne işin var burada, çabuk kalk!.. Burası, benim yerim!..
- Nereden senin oluyormuş, para verip bileti mi aldım? Burası da boştu, niye kalkayım?
- Bak arkadaş, su levhaya dikkat etsene burada -milletvekillerine aittir- diye yazıyor. Ben milletvekiliyim, sen kimsin?
- Hadi oradan be!.. Sen milletin vekili isen ben de aslıyım. Milletin aslı varken, vekilin ne işi var!..
0
0
4
Nasreddin Hoca bir Kadı ile Bir tüccara yoldaş olmuş. Ortada Hoca, sağında Kadı efendi, solunda Tüccar efendi, hem konuşuyorlar hem de yürüyorlarmış. Hoca efendi yeri geldikçe yol arkadaşlarının yaşamları ve ibadetlerindeki gevşeklikleri konusunda söz dokundururmuş.
Makamına güvenip, kendini çok büyük bir adam sanan Kadı efendi, Hoca'ya:
- "Sana da lâf yetişmez ki" demiş, "İstersen öyle kurnaz kesilirsin ki, en yaman muzırları bile geride bırakırsın. İstersen yaban öküzünden daha şaşkın görünürsün."
- "Yok canım, abartıyorsun, bak ben haddimi nasıl biliyor, muzırla yaban öküzünün arasında gidiyorum." demiş.
0
0
4
Padişahın biri,
- Bana yalan söyleyebilene bir küp dolusu altın vereceğim, demiş.
Yalancılar, hemen saraya koşuşturup başlamışlar yalana;
- Bir kuş, aslanı kapıp yuvasına götürdü.
- Bunun neresi yalan?
Kuş kartaldır, Arslan da kuzu kadar minik bir yavru.
Kaptı mı götürür tabii!
- Komşu ülkede bir eşeği kral yaptılar!
- Ülkenin kralı, pencereden bakınırken tacını düşürmüş. Taç da pencerenin altındaki eşeğin başına geçmiş. Taç kimin kafasındaysa, kral odur tabii!
- Padişahım, ben gökyüzüne bir ok attım. Altı ay sonra geri döndü!
- Senin ok bir ağacın üstüne düşmüştür. Ağaç, sonbaharda yapraklarını dökünce, takılacak yer bulamayıp yere inmiştir.
Böylece padişah, her yalana gerçek bir bahane bulmuş ve kimse padişaha bu yalandır dedirtememiş.
Ama bir gün bir Kayserili gelmiş;
- Padişahım, sen benim babamdan borç olarak bir küp dolusu altın almıştın. Şimdi geri almaya geldim. Yalandır dersen ödülümü ver. Yalan değil dersen borcunu öde!
0
0
4
Churchill, avam kamarasında konuşurken, muhalif partiden bir kadın milletvekili, Churchill'e kızgın kızgın şöyle seslenir:
- Eğer, karınız olsaydım, kahvenizin içine zehir karıştırırdım.
Churchill, oldukça sakin kadına döner ve lafı yapıştırır:
- Hanımefendi, eğer karım siz olsaydınız, o kahveyi seve seve içerdim
0
0
4
Bir gün bir profesör kürsüye çıkacakken birisi hıyar atmış. Profesör hiç moralini bozmadan kürsüye çıkıp hıyarı sallayarak.
- Birisi kimliğini düşürdü sanırım demiş
0
0
4
El inmigrante y el trabajo bien pagado Απόφοιτος του Harvard Палестинец завършил право в САЩ. Циганин отива в бюрото по труда: 3000 лв заплата На интервју за работа: Reaching the end of a j ob interview, the Human Resources Officer asks a young engineer fresh out of the Massachusetts Institute of Technology, "And what starting salary are you looking for?" Ein fünfzigjähriger Langzeitarbeitsloser kommt zum Arbeitsamt und möchte einen Job. Das Fräulein am Schalter: Un immigrato clandestino si reca da Salvini e lo impreca disperato: "La prego, mi trovi la casa e un lavoro!" The young accounting graduate, fresh out of uni and knowing everything, applied for his first job. The prospective employer asked him what starting salary he was looking for. "Oh, around $100,000 a year, depending on the benefits package." "Well, how does this sound? Five weeks annual leave,... Kommt ein Trabifahrer in eine West-Autowerkstatt und fragt den Meister: "Sagen Sie mal, könnte ich meinen Trabi tiefer legen, verbreitern oder eventuell auftunen?" Beschaut der Meister den Trabi und meint: "Sicher." Darauf der Trabifahrer und was würde es kosten? Der Meister: "5 Mark!"... Un hombre entra en la oficina del INEM y se encuentra con el funcionario de turno leyendo el periódico con los pies encima de la mesa. Muy educadamente le pregunta: - Hola, venía a ver si tenian trabajo para mi. El funcionario se gira lentamente con cara de poker y le responde: Claro! Mire,... Auf dem Arbeitsamt: "Ich hätte gerne eine Stelle." Der Berater sprudelt drauf los: "Vielleicht wäre das etwas! 5.000 Euro netto, drei Monate Urlaub, Dienstwagen mit Chauffeur! Übrigens von 10 bis 15 Uhr, alle 14 Tage ist außerdem der Freitag frei." "Wollen Sie mich veräppeln?" unterbricht ihn der... Aquele advogado recém-formado estava sendo entrevistado para um emprego. — E quais são suas pretensões salariais? — perguntou o entrevistador, depois de ouvir as longas digressões do candidato... Ein Arbeitsloser kommt auf das Arbeitsamt und fragt dort den Bediensteten: "Haben Sie Arbeit für mich?" "Sicher doch!" antwortet der, "Wie wär’s als Filialleiter in einer großen Bank, mit einem... Un signore disoccupato si reca al centro per l'impiego della sua città per cercare un'occupazione. Arrivato il suo turno si rivolge all'impiegato: "Buongiorno, sono qui perché vorrei un lavoro!".... En katt som kom in på arbetsförmedlingen och frågade om det fanns nått jobb till honom. Musen bakom disken svarade: - Ja, vi har ett jobb som chef på Saab, du får 20 miljoner i årslön, 10 bilar... Er komt een allochtoon bij bij een uitzendbureau. De allochtoon vraagt 'ik wil graag aan het werk, heeft u een baan voor mij?' Waarop de man antwoord 'ja ik heb een baan voor je als directeur bij... Marokkaan Abdel komt binnen bij de baas van een groot bedrijf. Abdel : 'Ik hier werken willen !' Baas : 'Goed, je krijgt knappe secretaresse, groot bureau, chique firmawagen, GSM, ..' Abdel: 'Gij... Ein junger Türke kommt ins Sozialamt, geht zum Schalter und sagt zu dem Beamten: "Challo, isch wolle nix lebe mehr von die Stütze isch wolle gehe arbeite." Der Beamte des Sozialamtes strahlt den... Przychodzi absolwent wyższej uczelni do biura pośrednictwa pracy i pyta: - Czy jest praca dla absolwenta? - Oczywiście, że tak! Pensja 10.000 zł, komórka i samochód służbowy. - Pani żartuje?! - Sam... Det var en indvandrer der kom ind på arbejdsformidlingen og sagde - "ha' du arbejd til mig?" - "ja, ja Jeg har masser af arbejde" sagde ekspedienten "der er en der søger en revisor, eller hvad... Een Turk komt bij het arbeidsbureau en zegt: “Kan ik een baan krijgen? Ik wil graag werken.” “Tuurlijk,” zegt de medewerker van het arbeidsbureau, “ik heb wel iets voor u hoor; een prachtige baan,... A cigány bemegy egy állásközvetítőhöz és mondja: Szeretnék dolgozni magas gázsival és rugalmas munkaidővel! A titkárnő ezt mondja: - Pont van egy önnek megfelelő állás, havi 300.000 nettó... Přijde cikán na úřad práce, ptá se po zaměstnání, a že chce práci v teple a dobře placenou. Úřednice se ho zeptá: „Jaké máte vzdělání?” „Dvě třídy základní školy,” odpoví Dežo. Úřednice na to: „Tak... Un negru se duce la oficiul fortelor de munca din Africa de Sud. - Buna ziua! As dori un loc de munca. - Sigur, cum sa nu, se poate, zise albul. Dar sa stiti ca nu Mai avem decit un post de... Un disoccupato incallito un giorno si presenta all'ufficio di collocamento e chiede: - Vorrei un posto di lavoro dove si guadagni molto, un posto di responsabilità, con molti collaboratori alle mie... Pod koniec rozmowy o pracę, łowca głów pyta młodego inżyniera, jakiego się spodziewa wynagrodzenia. - Około 140 tys. dolarów, z zależności od dodatkowych uwarunkowań. - Hm, więc dodatkowo to mógłby... Darba intervijā: - Un kāds būtu aptuvenais atalgojums , ko jūs vēlētos saņemt pārbaudes laikā? - Nu , kādi 600 lati mēnesī , atkarībā no papildu motivācijas paketes... - Ko jūs teiktu par paketi ?...
Adamın biri iş başvurusunda bulunmuş. Görüşmeye çağırmışlar; görüşme sonuna doğru ortalama bir tip olan adama yöneticisi sormuş;
- Peki beklentilerin ne? seni ne tatmin eder? Arkadaş saymaya başlamış;
- Öncelikli olarak bir araba istiyorum, ayrıca su anda bulunduğum dairenin kirası biraz fazla onu da şirketin karşılaması iyi olur, maaş olarak da 3000$ dan aşağı çalışmam. Şirket yöneticisi, dinler ve ;
- Biz sana son model bir Cherokee ve Tarabya'da bir villa vereceğiz, ayrıca bizim bu pozisyonumuz için planladığımız maaş 6000$, demiş.
Bizim elemanın gözleri fırlamış;
- Şaka yapıyorsunuz, demiş. Şirket yöneticisi yapıştırmış;
- Önce siz başlattınız...
0
0
4
Sonradan görme zenginin biri gösterişli bir at satın almış. Yolda eşeği ile giden Nasreddin Hoca'yı hızla geçmiş, uzaklaşmış. Sonra geriye dönüp atını koşturarak Hoca'nın yanına gelmiş ve küçümser bir tavırla:
- "Eşek nasıl gidiyor, Hoca" demiş.
- "Zamane eşeği" demiş Hoca , "Atla gidiyor!"
0
0
4
Bi tane adam varmış bu adam hep şehirlerde yaşamış kaymakam olmuş bir gün bir yere giderken bi köyün içinden geçiyorlarmış yanlarındanda bir tane köylü eşşeğiyle geçiyormuş kaymakam şöförüne demişki.
- Birazcık durda şu adamla dalga geçelim demiş
Camı açmış.
- Nasılsın amca demiş adama ama böle ukala ukala gülüyormuş adamda.
- Iyiyim evlat sen nasılsın demiş kaymakamm iimmm.
- Amca sen bu eşşekle nereye gidiyonsun demiş köylüde demişki.
- Okula götürüyorum okursa kaymakam okumassa eşekk gibii kalır demiş
0
0
4

Kadının evinde cam kırılmıştı. Camcıyı aradı ve sipariş verdi. Yarım saat sonra zil çaldı. Kadın megafondan seslendi:
- Kim o?
- Camcı bea...
Kadın kapıyı açtı ve camın takılacağı yeri gösterdi. Beş dakika sonra yine zil çaldı.
- Kim o?
- Camcı bea...
- Yanlışlık var. Az önce bir camcı gelmişti.
- Düştük bea...
0
0
4
Cimri ve boşbağazın biri Hocaya alaylı bir dille sormuş Hoca efendi, demek parayı bu kadar çok seviyorsun, neden acaba?
Hoca cavabı yapıştırmış;
- Senin gibilere muhtaç olmamak için
0
0
4
Öğretmen öğrencilerine sormuş:
- Allah hepimizin cennete gitmesini istediği halde niye cehenneme gönderiyor.
Çocuğun birisi öğretmenin sorusuna soruyla cevap vermiş:
0
0
4
Susuzluktan kıvranan bir köy halkı, nefesi kuvvetli, "Bir dua etti mi gökten rahmet boşalıyor" diye namı yürüyen kasabadaki hocaya haber salıp getirmişler. O gece hoca efendi, bir güzel ağırlanmış, yedirilmiş, içirilmiş sabah namazından sonra hep birlikte yağmur duasına çıkılmış Hoca dua etmiş, köylü ellerini açıp amin demiş, dua bitmiş, köye dönüyorlar, onlar yağmur beklerken hava açmış, pırıl pırıl güneş... Köye yaklaşırken, homurtular başlamış:
- Ne biçim hoca bu yahu? -Hani bir okuyacak bir üfleyecek, gök gürleyecek yağmur yağacaktı...
0
0
4
Bir öğrenci, lojistik ve organizasyon dersinin yazılı sınavından kalıyor.
Öğrenci: Siz beni cezalandırıyorsunuz. Bunu hiç anlıyor musunuz?
Profesör: Evet tabi ki.Yoksa nasıl profesör olabilirdim?
Öğrenci: İyi o zaman. Size birşey sormak istiyorum. Eğer doğru cevabı verirseniz, ben kötü notumu alıyorum ve gidiyorum. Fakat bununla beraber eğer cevabı bilemezseniz bana iyi not vereceksiniz.
Prof: Anlaşıldı tamam. Sor bakalım.
Öğrenci:Yasal olupta mantıklı olmayan nedir? Mantıklı olupta ama yasal olmayan nedir? Ve de ne mantıklı ne de yasal olmayan nedir?
Profesör iyice bir düşündükten sonra hiç bir cevap veremiyor. Ve o öğrenciye iyi not vererek onu geçiriyor. Daha sonra profesör en iyi öğrencisini çağırıyor ve ayni soruları ona soruyor. Öğrenci hemen cevap veriyor:
"Siz 63 yaşındasınız ve 35 yaşındaki bir bayanla evlisiniz. Bu yasal ama bununla beraber mantıklı değil. Karınızın 25 yaşında bir dostu var, bu gerçi mantıklı ama yasal değil. Siz, karınızın dostuna iyi bir not veriyor ve onu geçiriyorsunuz oysa ki o sınıfta kalmıştı. Bu ise ne mantıklı ne de yasal."
0
0
4
Kavak ağacının yanında bir kabak filizi boy göstermiş. Bahar ilerledikçe bitki kavak ağacına sarılarak yükselmeye başlamış. Yağmurların ve güneşin etkisi ile müthiş hızla büyümüş ve neredeyse kavak ağacıyla aynı boya gelmiş. Bir gün dayanamayıp sormuş kavağa:
- "Sen kaç ayda bu hale geldin ağaç?"
'- "On yılda" demiş kavak.
- "On yılda mı" diye gülmüş ve çiçeklerini sallamış kabak.
- "Ben neredeyse 2 ayda seninle aynı boya geldim bak."
- "Doğru" demiş ağaç.
- "Doğru"
Günler günleri kovalamış ve sonbaharın ilk rüzgârları başladığında kabak önce üşümeye başlamış sonra yapraklarını düşürmeye, soğuklar arttıkça da aşağıya doğru inmeye başlamış. Sormuş endişeyle kavağa:
- "Neler oluyor bana ağaç?"
- "Ölüyorsun" demiş kavak.
- "Niçin?"
- "Benim 10 yılda geldiğim yere 2 ayda gelmeye çalıştığın için."
0
0
4
  • Önceki Sayfa
  • Sonraki Sayfa

Privacy and Policy Contact Us