Home
Tüm Kategoriler
Popular
Komik Resimler
En İyi Fıkralar
En son şakalar
Nasrettin Hoca Fıkraları
+18 Fıkralar, Yaran artı 18 fıkralar
Avcı Fıkraları, Avcılık Fıkraları
Bayburt Fıkraları
Bektaşi Fıkraları
Belaltı Fıkraları
Büyük Fıkraları
Cimri Fıkraları
Çocuk Fıkraları, Çocuksu Fıkralar
Çorum Fıkraları
Deli Fıkraları
Dini Fıkralar
Doktor Fıkraları
Dursun Fıkraları
Duvar Yazıları
Elazığ Fıkraları
Erkek Fıkraları
Erzurum Fıkraları
Evlilik Fıkraları
Fıkra Gibi Komik Olaylar
Hayvan Fıkraları, Hayvanlar Alemi
İngiliz Alman Türk
Ingiliz-alman-turk-fikralari
Kadın Erkek Fıkraları
Kadın Fıkraları
Kamyon Yazıları
Kapak Edici Fıkralar
Karadeniz Fıkraları
Karı Koca Fıkraları
Kayseri Fıkraları, Kayserili Fıkraları
Kısa Fıkralar
Komik Hikayeler
Komik Sözler
Köylü Fıkraları
Kurban Fıkraları
Mardin Fıkraları
Matematik Fıkraları
Meslek Fıkraları
Mühendis Fıkraları
Nam-ı Kemal Fıkraları
Okul fıkraları
Polisler hakkında fıkralar
Politika Fıkraları, Politik Fıkralar
Ramazan Fıkraları
Sarhoş Fıkraları
Sarışın fıkraları
Savaş ve asker fıkraları
Seçim Fıkraları
Sekreter Fıkraları
Şoför Fıkraları
Soğuk Espiriler
Spor Fıkraları
Tarih Fıkraları
Temel Fıkraları
Trakya Fıkraları
Ünlülerden Fıkralar
Chuck Norris fıkraları
Futbol fıkraları
Kaynana fıkraları
Yahudiler hakkında fıkralar
Български
English
Deutsch
Español
Русский
Français
Italiano
Ελληνικά
Македонски
Türkçe
Українська
Português
Polski
Svenska
Nederlands
Dansk
Norsk
Suomi
Magyar
Româna
Čeština
Lietuvių
Latviešu
Hrvatski
My Jokes
Edit Profile
Logout
En son şakalar
Temel Fıkraları
Temel Fıkraları
Add a joke
En son şakalar
En İyi Fıkralar
Bir Fransız bir İngiliz ve bir de Temel bir gemi kazasından sonra ıssız bir adaya çıkarlar. İngiliz kumsalda bir lamba bulur. Fransız bunun Alâeddin’in lambası olabileceğini söyler ve lambayı ovuşturur. Gerçekten de lambadan bir cin çıkar. "Ne dilerseniz dileyin benden" der.
İngiliz:
"Ben ailemin yanına İngiltere'ye gitmek istiyorum" der. Cin isteği yerine getirir. Sıra Fransız'a gelir. Oda ailesinin yanına Fransa ya gitmek ister. Onun isteği de yerine gelir. Sıra Temeldedir. Temel biraz düşünür. Cin çabuk olmasını söyler.
Temel etrafına bakar ve cine dileğini söyler. "Arkadaşlarımda gitti ben bu ıssız adada yalnız kaldım onun için arkadaşlarımı geri getirmeni istiyorum" der.
0
0
4
İki Karadenizli uçağa binmiş. Uçak havalandıktan sonra uçağın motorlarından biri bozulmuş. Pilot anons etmiş:
- Uçağımızın bir motoru bozulmuştur. Telaşa gerek yoktur.
Aradan çok geçmeden ikinci motor da bozulmuş. Pilot anons etmiş:
- Uçağın ikinci motoru da bozuldu... Temel Dursun'a dönmüş:
- Tursun desene ha bu geceyi burada geçireceğiz.
0
0
4
Dursun’la Temel, bebeklerini parkta dolaştırıyorlardı.
Dursun 12 aylık bebeği yürüyor, Temel’in 22 aylık bebeği ise kucakta..
- Övünmek cibi olmasun benimçi çok akillidur, dedi Dursun.
Temel’in cevabı daha bi gariptir:
- Benimçi daha akilli daa! 20 aylik oldu hala kendini taşıtayi...
0
0
4
Mahalleli kahvede oturmuş aya gitme meselesini konuşurken Temel lafa atıldı:
- Ben Güneşe gideceğum.
Arkadaşları itiraz etti:
- Güneş cayır yanayi, gidemezsun!
Temel:
- Pen akşam serinliğunda cideceğum da...
0
0
4
Futbolcu Temel yeni bir kulübe transfer olmuş. Kendisiyle yapılan röportajda:
- Şimdi yedekte kalmak içun çalişayrum.
- Herhalde takıma girmek için demek
Istediniz?
- Yoo yedekte kalmak içun.
- Nası yâni?
- Maçlari rahat seyretmek içun daa..
0
0
4
Temel askerde
Askerde Temel’i komutan çağırır. Der ki;
- Oğlum söyle bakayım İslamın şartı kaçtır?
Temel cevap verir. Der ki "40.” Komutan basar ona dayağı. Ağzı burnu kana boyanır. Çıkar dışarı, Dursun onu görür ve sorar:
- Oğlum ne oldi sağa? Temel der ki:
- Komutan sordi bana islamun şartı kaçtur, 40 dedum bastı bağa dayaği. Dursun da der:
- Oğlum sen hasta misun? Giт komutanın elini op. De ki Özür dilerum islamın şarti 5' tur. Temel de:
- Asıl sen hastasun. Adam 40'ı kabul etmiyi 5'i nasi kabul etsun, der.
0
0
4
Temel günün birinde askere gitmiş. Paraşütçülük görevi yapıyormuş. Gece rahmetli annesini rüyasında görmüş. Annesi rüyasında yarın paraşütten atlama paraşütün açılmayacak demiş. Yarın sabah helikoptere binmişler. Herkes atlamış Temel ve komutan kalmış. Komutan atla demiş atlamamış atla demiş atlamamış. Komutan niye atlamıyorsun deyince gece annemi gördüm atlama dedi demiş komutan o zaman paraşütleri değişelim demiş paraşütü değiştirmişler. önce Temel atlamış paraşüt açılmış. Komutanı atlayınca açılmamış. Komutanı Temel'in yanından hızlıca geçmiş. Temel sormuş:
- Komutanım nereye gidiyorsun demiş. Komutanı;
- Ananın yanına gidiyom ananın yanına demiş
0
0
4
Temel askerdeymiş. Teröristlerin köprünün altına gelip pusu kuracakları haberini almışlar. Temelin bölüğüde teröristlere operasyon düzenlemek için köprüde pusuya yatmışlar. Bir saat olmuş gelen giden yok, iki saat olmuş yok, beş saat olmuş yok. Temel komutanın yanına giderek :
- Komutanım gidip bakıyım başlarına birşey gelmiş olmasın, demiş.
0
0
4
Bir gün bir ev yanıyormuş. Evde bir kadın ile çocuk kalmış. Kadın çatıya çıkmış. Temel kadını görmüş ve binanın önüne gitmiş. -
- Teyze, çocuğu at ben fenerin kalecisiyim tutarım, demiş. Teyze Temel'e güvenmiş ve çocuğu atmış. Temel çocuğu tutmuş, üç kere sektirmiş ve degajı dikmiş.
0
0
4
Bir gün Temel kiremitleri onarırken çatıdan düşmüş. Bunu gören komşuları koşturup olay mahalline gelmişler. Temel üstünü başını temizlemeye koyulmuş. Sonrasında komşulardan biri sormuş.
- Ula uşağum nooldi? Temel:
- Valla ben de noolduğuni bilmeyrum yeni geldim da...
0
0
4
Komutan sorar:
- Söyle bakalım Temel, cephanelik önünde nöbet tutuyorsun, birden cephanelik infilak etti, ne yaparsın?
- Herkesin duyması için havaya bi el ateş ederum komitanum!
0
0
4
Siyasiler boş yere kavga ederse ekonomi de vatandaşa kalır... Temel, Dursun ve İdris’in parasızlıkları canlarına tak eder. Bir taraftan işsizlik bir taraftan geleceği kapkara bir siyaset... Ekonomi ve enflasyonu bırakan siyasiler devamlı kavga ederler...
Bunlar da oturur geleceğimizi, yani ekonomi, işsizlik nasıl çözülür onu tartışırlar. İdris söz alır:
- Uşaklar ben en hızlı kalkunmanun yolini buldum... Bi uçak filosu yolliyalum. New York’i bombaliyalum... Sora da Amerika bize atom atar. Teslim oluruk. Sora da Japonya gibi çikaruk ortaya aha zengin oldun...
Dursun atılır:
- Ula daha kolayi varken öyle niye edeyruk... En iyisi Amerika’ya savaş ilan edelum Beşinci Filo oriya çıkarma yapar... Savaşı kaybederuk... Ardından Almanya gibi ortaya çikaruk aha zenginsun. Sonunda Temel atılır, kafasını kaşır ve:
- Ula uşaklar ya savaşi biz kazanursak, oni hiç hesap etmedunuz
0
0
4
Adamın biri akciğer rahatsızlığı nedeniyle sürekli öksürüyormuş sonunda dünyaca ünlü bi doktor olan Temel'e gitmeye karar vermiş.
Temel hasta daha rahatsızlığını anlatmadan günde en fazla 5 sigara içeceksin demiş ve 1 ay sonrasına kontrol için gün vermiş
Aradan bi ay geçince hasta çok daha kötü bi halde gelmiş hastaneye
Temel sigarayı az içmek mi dokundu demiş
Adamda "Hayır hiç sigara içmezken günde 5 sigara içmek dokundu" demiş.
0
0
4
На доктор
Аз, докторе, съм много зле.
Το κουταλάκι.
-Доктор, помогите. Каждый раз когда я пью кофе, у меня колет в глазу.
"Herr Doktor, beim Kaffee trinken schmerzt mein rechtes Auge immer ganz fürchtlich. Kann es sein, dass ich eine Koffeinallergie habe?"
Un hombre estaba tomando cafe y le dice a su amigo: No se que me pa sa pero cada vez que tomo me duele el ojo izquierdo,
"Herr Doktor! Immer wenn ich Kaffee trinke, habe ich so ein Stechen im Auge!" - "Dann nehmen Sie doch vorher den Löffel aus der Tasse!"
Un belge arrive chez son médecin traitant et s’exclame : - Bonjour docteur, je vais vous voir car depuis un certain temps j’ai mal à l’œil gauche. - D'accord, expliquez-moi comment cela arrive! -...
Docteur j'ai mal à l'oeil gauche quand je bois mon café. - Essayez d'enlever la cuillère de la tasse.
Een man klaagt bij zijn huisarts: "Steeds als ik een kopje koffie drink, doet mijn rechteroog zeer." De dokter geeft hem wat pijnstillers mee. Een week later is de patiënt terug en meldt: "De pijn...
Tinha um primo do Manuel que há muitos anos sofria de um mal singular. Era só tomar um gole de café e já sentia uma forte pontada no olho esquerdo. Não havia remédio que o curasse. E olha que ele...
Patiënt: Dokter! Ik heb steeds pijn in mijn oog als ik koffie drink. Dokter: Heeft u al eens geprobeerd het lepeltje eruit te nemen?
Carabiniere dal dottore: “Dottore, tutte le volte che bevo del caffe’ ho un forte dolore all’occhio”. “Ha provato a togliere il cucchiaino?”.
En gammel dame gikk til legen og spurte: – Hvorfor får jeg alltid vondt i det ene øye når jeg drikker kaffe? Legen: – Du burde kanskje ta ut skjeen før du begynner og drikke.
- Γιατρέ νιώθω πάντα αυτόν τον πόνο στο μάτι όταν πίνω τσάι. - Δοκιμάσατε να βγάλετε το κουταλάκι ;
Patient: Doctor, I have a pain in my eye whenever I drink tea. Doctor: Take the spoon out of the mug before you drink.
Temel bir gün hastaneye gider. Doktor: - Buyurun beyefendi, şikayetiniz nedir? Temel: - Doktor bey ben ne zaman çay içsem gözüm ağrıyor. Bunun üzerine doktor kısa bir muayenenin ardından Temel'e: -...
Ein Patient geht zum Arzt und fragt: "Was kann ich machen, beim Kaffee trinken habe ich immer Schmerzen im linken Auge." Nach langem Überlegen meint der Doktor: "Vielleicht sollten Sie beim nächten...
Hver gang jeg drikker kaffe, får jeg så vondt i Det venstre øye, sa svenske. - Prøv å ta teskeien ut av koppen.
Un carabiniere si reca dal medico per un'urgenza. "Dottore, la prego mi aiuti, ogni volta che bevo un caffè avverto una fitta tremenda all'occhio destro, cosa posso fare?" "Bhe, innanzitutto...
Λέει ο ασθενής στο γιατρό του: - "Γιατρέ, γιατί οπότε πίνω τσάι με πονάει το μάτι μου;" Ο γιατρός απαντά: - "Έχεις δοκιμάσει να βγάλεις το κουταλάκι;"
Ο ασθενής πηγαίνει στον γιατρό. - Γιατρέ μου όταν πίνω τσάι με πονάει το μάτι μου, τι συμβαίνει; - Τίποτα αγαπητέ μου απλά να βγάζετε το κουταλάκι από το τσάι σας.
- Dottore, la prego! Soffro moltissimo all’occhio destro quando bevo il caffè... che posso fare? - Ha provato a togliere il cucchiaino?
Temel gittiği göz doktoruna dert yanıyordu.
- Ne zaman çay içsem sağ gözüm ağrıyor doktor bey.
Doktor, Temel'in gözlerini kontrol ettikten sonra anlamlı anlamlı başını salladı ve gülerek cevap verdi;
- Hımmm... Durum anlaşıldı. Çay içmeden önce kaşığı bardaktan çıkarın. O zaman sağ gözünüz ağrımaz.
0
0
4
İngiltere'yi gezmek isteyen Temel, İngilizce bilmediğinden arkadaşı Dursun'a sormuş:
- Ula Tursun, İngiltere'ye cidince onlarla nasıl anlaşacağum da? Dursun Temel'e akıl vermiş:
- Bak uşağım, konuştiğun her cümlenin sonuna “ing” koy, onlar senin ne demek istediğuni anlarlar. Temel İngiltere’ye gitmiş ve soluğu bir cafede almış. Dursun’un verdiği aklı uygulamak isteyen Temel, garsonu çağırmış:
- Sen bana bir çay getirebiling? Bunu duyan garson, çayı hemen getirmiş. Temel garsona sormuş: – Bak, ben ne güzel ingilizce konuşuyoring değiling? Garson cevabı yapıştırmış:
- Ben Türk olmaying, sen nah içerdin çaying!..
0
0
4
Yolculuk hazırlıklarını tamamladıktan sonra otobüs garajına giden Temel ve Dursun, rastladıkları ilk otobüse atlamışlar. Bir süre sonra Dursun:
- "Yahu Temel!" demiş. "Biz bu otobüse bindik ama, nereye gittiğini sormadık ki?"
Temel, aldırmaz bir şekilde cevap vermiş:
- Sen hiç mera etme! Otobüsten inince yoldan geçen birine sorarız.
0
0
4
Temel her gece yatarken başucuna 2 tane bardak koyuyormuş. Biri su dolu, diğeri boş. 1 gece 2 gece derken Temel'in oda arkadaşı Dursun dayanamayıp sormuş:
- Ula Temel ne ediysin sen her gece her gece bu pardaklarla?
Temel cevap vermiş :
- Akşamlari uyandigimda bazen canim su içmek istiyi, bazen de istemeyii.
0
0
4
Temel'in başında üç tel saç kalmış, bir gün berbere gidip;
"Ula uşağum ha penum şu saçuma bir fön çekesun" demiş.
Berber almış eline tarağı ve Temel'in saçlarını sağa doğru yatırmış. Sağdaki saç teli kopmuş. Temel bir şey dememiş. Berber sola doğru yatırmış, bu sefer de soldaki saç teli kopmuş. Durumu gören Temel sinirlenmiş ve "Bırak dağınık kalsun" deyip dükkan çıkmış.
0
0
4
Önceki Sayfa
Sonraki Sayfa