• Home
  • Tüm Kategoriler
  • Popular
  • Komik Resimler
  • En İyi Fıkralar
  • En son şakalar
  • Nasrettin Hoca Fıkraları
  • +18 Fıkralar, Yaran artı 18 fıkralar
  • Avcı Fıkraları, Avcılık Fıkraları
  • Bayburt Fıkraları
  • Bektaşi Fıkraları
  • Belaltı Fıkraları
  • Büyük Fıkraları
  • Cimri Fıkraları
  • Çocuk Fıkraları, Çocuksu Fıkralar
  • Çorum Fıkraları
  • Deli Fıkraları
  • Dini Fıkralar
  • Doktor Fıkraları
  • Dursun Fıkraları
  • Duvar Yazıları
  • Elazığ Fıkraları
  • Erkek Fıkraları
  • Erzurum Fıkraları
  • Evlilik Fıkraları
  • Fıkra Gibi Komik Olaylar
  • Hayvan Fıkraları, Hayvanlar Alemi
  • İngiliz Alman Türk
  • Ingiliz-alman-turk-fikralari
  • Kadın Erkek Fıkraları
  • Kadın Fıkraları
  • Kamyon Yazıları
  • Kapak Edici Fıkralar
  • Karadeniz Fıkraları
  • Karı Koca Fıkraları
  • Kayseri Fıkraları, Kayserili Fıkraları
  • Kısa Fıkralar
  • Komik Hikayeler
  • Komik Sözler
  • Köylü Fıkraları
  • Kurban Fıkraları
  • Mardin Fıkraları
  • Matematik Fıkraları
  • Meslek Fıkraları
  • Mühendis Fıkraları
  • Nam-ı Kemal Fıkraları
  • Okul fıkraları
  • Polisler hakkında fıkralar
  • Politika Fıkraları, Politik Fıkralar
  • Ramazan Fıkraları
  • Sarhoş Fıkraları
  • Sarışın fıkraları
  • Savaş ve asker fıkraları
  • Seçim Fıkraları
  • Sekreter Fıkraları
  • Şoför Fıkraları
  • Soğuk Espiriler
  • Spor Fıkraları
  • Tarih Fıkraları
  • Temel Fıkraları
  • Trakya Fıkraları
  • Ünlülerden Fıkralar
  • Chuck Norris fıkraları
  • Futbol fıkraları
  • Kaynana fıkraları
  • Yahudiler hakkında fıkralar
Български English Deutsch Español Русский Français Italiano Ελληνικά Македонски Türkçe Українська Português Polski Svenska Nederlands Dansk Norsk Suomi Magyar Româna Čeština Lietuvių Latviešu Hrvatski
My Jokes Edit Profile Logout
  1. En son şakalar
  2. Temel Fıkraları

Temel Fıkraları

Add a joke En son şakalar En İyi Fıkralar
Dursun, Temel'e bir gün sorar:
- Temel, ula kaç dua piliysun?
Temel:
- 4 dua piliyrum, der.
Dursun :
- Hancilerini piliysun?
- 3 Kulhu 1 Elhami piliyrum, der.
0
0
4
Bir gün Dursun Temel'in yanına gelerek demiş ki:
- Temel, cebimdeki bilyelerin sayısını bilirsen ikisini de sana vereceğim.
Temel hemen yanıtlar:
- Üüç!..
0
0
4
Mittelstreifen malern Наели чукча да боядисва осевите линни на едно шосе. C'est un corse qui cherche du travail Наели чукче да боядисва осовата линия. Първия ден направил един километър. Ein neu eingestellter Straßenarbeiter hat den Auftrag, die Leitplanke am Straßenrand zu streichen. Am ersten Tag schafft er 100 Meter, am zweiten 50 Meter und am dritten nur noch 20 Meter. Paddy got a job as a road line-painter. He paints 5 miles on the first day, 2 miles on the second day and 1 on the third day. "You get worse and worse every day!" yelled his boss. "That is because the bucket gets further and further away every day." said Paddy. Första dagen målade en norrman 40 meter staket, den andra dagen målade han 15 meter och den tredje dagen målade han bara 5 meter. - Varför målar du kortare för varje dag som går, undrade chefen. - Det blir ju längre och längre till färgburken! Een Limburger heeft werk bij de VDAB gekregen, hij moet de lijnen van de steenweg Hasselt - Leuven opnieuw witten. De eerste dag verft hij drie kilometer, de tweede dag een kilometer en de derde... En svenske fikk jobb i veivesenet med å male den gule midtstripen på riksveien. Den første dagen klarte han å male 400 meter, den andre dagen 250 meter og tredje dagen bare 100 meter. Formannen var... Kommunen skulle ansætte en ny medarbejder i vejafdelingen og Jensen blev antaget. Første dag blev han sendt ud og male vejstriber, og ved fyraften mødte han chefen, der spurgte hvor meget han havde... Cada vez menos ... Mandaron a un obrero a pintar las líneas de la carretera. El primer día pintó 2000 Metros y el jefe lo felicita por su buen trabajo. El segundo día pintó 1.000 Mts y el jefe le... Ruotsalainen Thomas maalasi aitaa. Ensimmäisenä päivänä hän maalasi 100 metriä, toisena päivänä 75 metriä ja kolmantena vain 50 metriä. ”Miksi tulos huononi koko ajan?” ”No kun matka maalipurkille... Temel'e karayollarını boyama işi vermişler. Temel başlamış çalışmaya. İlk gün tam 200 metre boyamış. İkinci gün 100 metre, üçüncü günde 50 metre boyamış. Artık dördüncü günde 10 metre boyayınca... O blondă îşi ia o slujbă la domeniul public. Trebuia să vopsească banda de pe mijlocul unui drum de ţară. Şeful ei îi spune că se află în perioada de probă şi trebuie să vopsească cel puţin 2... En un lugar muy lejano construyeron una carretera y hacían falta tres personas que pintaran la línea del medio, y los arquitectos decidieron poner un letrero que decía: Se contratan tres pintores,... Een schilder in de achterhoek kreeg van Rijkswaterstaat een mooie opdracht. Hij moest strepen schilderen op de weg. De eerste dag schildert hij 300 meter strepen. De tweede dag 125 meter strepen.... En norrman målade de vita mittensträcken på vägen. Första dagen målade han nästan en mil. Andra dagen målade han 5 kilometer. Tredje dagen 1 kilometer. Fjärde dagen 10 meter. Femte dan 1 meter.... En svensk veiarbeider vart satt til å male kantlinje langs riksveien. Den første dagen malte han 2 kilometer, og sjefen var svært fornøyd. Neste dag malte han bare 200 meter. Sjefen tenkte at... O Portugues foi contratado para pintar a linha central de uma estrada. No primeiro dia de trabalho, foi elogiado pelo patrão: — Parabéns, vocë conseguio pintar 2 quilometros em um dia, continue... O português foi contratado para pintar as faixas de uma estrada. No primeiro dia ele pintou quinze quilômetros de faixa. — Parabéns, seu Joaquim! Excelente! - elogiou o inspetor. No dia seguinte... En blondine var blevet sat til at male vejstriber. Den første dag når hun at male 4 kilometer, og hendes chef er meget glad. Den næste dag når hun kun at male 1,6 kilometer, og chefen giver hende... En mand fik job som vejmaler (en som maler striperne på vejen.) Første dag malede han 2km, andre dag 1km og tredje dag kun 500meter. Chefen spurgte: "Hvorfor går det langsommere og langsomere."... Bedarbis susiranda darbą greitkelių kompanijoje – jam duodami dažai, teptukas ir liepiama perdažyti kelio ribos liniją. Pirmą dieną vyrukas nudažo kilometro ilgio ruožą, antrą dieną – tik 500...
Temel Karayolları Müdürlüğünde işe alınmıştır; görevi ise yollardaki çizgileri çekmektir. Temel'e bir kutu boya ve fırça verilir. Temel çizgileri çekmeye başlar. Bir gün amiri gelir ve çizelgeye bakar;
1. gün 500 metre, 2. gün 300 metre, 3. gün 150 metre, 4. Gün 100 metre...
- Temel, her gün gittikçe tembelleşiyorsun galiba! der. Temel cevap verir:
- Aksine amirum daha çok çalışayrum ama gün geçtikçe boya kutusundan daha fazla uzaklaşayrum.
0
0
4

Temel evde otururken kapı çalınmış. Temel kapıyı açmış ki kapıcı;
- Buyur,demiş Temel. Kapıcı da;
- Çöpünüz var mı? Demiş. Temel de.
- Var sağ ol, demiş ve kapıyı kapatmış.
0
0
4
Temel bir gün her yeri gezmiş ve gelmiş. Kahveye oturmuş. Biri demiş:
- Çin'e gittin mi diğeri de Almanya'ya gittin mi? Demiş. Temel de - Evet, demiş. Bir diğeri de;
- O zaman sen coğrafyayı iyi biliyorsun, demiş. Temel de;
- Evet, oraya da gittim, demiş.
0
0
4
Temel'in annesi ölmüş. Cenaze namazında bir kenarda duruyormuş. Soranlara:
- Pen cenaze namazi kilmasini pilmeyrum, diyormuş. Bir müddet sonra kayınvalidesi ölmüş. Namazda Temel'i en ön sırada görenler:
- Hani sen çenaze namazi pilmezdun?
- Pu çenaze namazu tegil çi, payram namazu.
0
0
4
Temel uzak doğuya gider. 250$ verip bakınca insanları çıplak gösteren gözlüklerden alır. Takar bakar çıplak, çıkarır bakar giyinik. Çok hoşuna gider. İkide bir takıp, çıkarır. Eve gözünde gözlük gider, bakar Fadime ile sütçü çıplak. Gözlüğü çıkarır bakar çıplak. Takar bakar çıplak. Müthiş canı sıkılır ve Fadime'ye der ki:
- Ula Fadime 250$ verdim hemen bozuldu.
0
0
4
На доктор Аз, докторе, съм много зле. Το κουταλάκι. -Доктор, помогите. Каждый раз когда я пью кофе, у меня колет в глазу. "Herr Doktor, beim Kaffee trinken schmerzt mein rechtes Auge immer ganz fürchtlich. Kann es sein, dass ich eine Koffeinallergie habe?" Un hombre estaba tomando cafe y le dice a su amigo: No se que me pa sa pero cada vez que tomo me duele el ojo izquierdo, "Herr Doktor! Immer wenn ich Kaffee trinke, habe ich so ein Stechen im Auge!" - "Dann nehmen Sie doch vorher den Löffel aus der Tasse!" Un belge arrive chez son médecin traitant et s’exclame : - Bonjour docteur, je vais vous voir car depuis un certain temps j’ai mal à l’œil gauche. - D'accord, expliquez-moi comment cela arrive! -... Docteur j'ai mal à l'oeil gauche quand je bois mon café. - Essayez d'enlever la cuillère de la tasse. Een man klaagt bij zijn huisarts: "Steeds als ik een kopje koffie drink, doet mijn rechteroog zeer." De dokter geeft hem wat pijnstillers mee. Een week later is de patiënt terug en meldt: "De pijn... Tinha um primo do Manuel que há muitos anos sofria de um mal singular. Era só tomar um gole de café e já sentia uma forte pontada no olho esquerdo. Não havia remédio que o curasse. E olha que ele... Patiënt: Dokter! Ik heb steeds pijn in mijn oog als ik koffie drink. Dokter: Heeft u al eens geprobeerd het lepeltje eruit te nemen? Carabiniere dal dottore: “Dottore, tutte le volte che bevo del caffe’ ho un forte dolore all’occhio”. “Ha provato a togliere il cucchiaino?”. En gammel dame gikk til legen og spurte: – Hvorfor får jeg alltid vondt i det ene øye når jeg drikker kaffe? Legen: – Du burde kanskje ta ut skjeen før du begynner og drikke. - Γιατρέ νιώθω πάντα αυτόν τον πόνο στο μάτι όταν πίνω τσάι. - Δοκιμάσατε να βγάλετε το κουταλάκι ; Temel gittiği göz doktoruna dert yanıyordu. - Ne zaman çay içsem sağ gözüm ağrıyor doktor bey. Doktor, Temel'in gözlerini kontrol ettikten sonra anlamlı anlamlı başını salladı ve gülerek cevap... Patient: Doctor, I have a pain in my eye whenever I drink tea. Doctor: Take the spoon out of the mug before you drink. Ein Patient geht zum Arzt und fragt: "Was kann ich machen, beim Kaffee trinken habe ich immer Schmerzen im linken Auge." Nach langem Überlegen meint der Doktor: "Vielleicht sollten Sie beim nächten... Hver gang jeg drikker kaffe, får jeg så vondt i Det venstre øye, sa svenske. - Prøv å ta teskeien ut av koppen. Un carabiniere si reca dal medico per un'urgenza. "Dottore, la prego mi aiuti, ogni volta che bevo un caffè avverto una fitta tremenda all'occhio destro, cosa posso fare?" "Bhe, innanzitutto... Λέει ο ασθενής στο γιατρό του: - "Γιατρέ, γιατί οπότε πίνω τσάι με πονάει το μάτι μου;" Ο γιατρός απαντά: - "Έχεις δοκιμάσει να βγάλεις το κουταλάκι;" Ο ασθενής πηγαίνει στον γιατρό. - Γιατρέ μου όταν πίνω τσάι με πονάει το μάτι μου, τι συμβαίνει; - Τίποτα αγαπητέ μου απλά να βγάζετε το κουταλάκι από το τσάι σας. - Dottore, la prego! Soffro moltissimo all’occhio destro quando bevo il caffè... che posso fare? - Ha provato a togliere il cucchiaino?
Temel bir gün hastaneye gider. Doktor:
- Buyurun beyefendi, şikayetiniz nedir? Temel:
- Doktor bey ben ne zaman çay içsem gözüm ağrıyor. Bunun üzerine doktor kısa bir muayenenin ardından Temel'e:
- Bundan sonra çay içmeden önce çay kaşığını çıkarın lütfen..!
0
0
4
Marangoz Temel'in başına bir iş kazası gelmiş. Kulağı kopmuş. Hastaneye kaldırmışlar. Kulağını dikecekler. Şiddetle itiraz ediyormuş.
- Bu benim kulağum değildur. Merak edip sormuşlar nereden anladın diye. Temel:
- Benimkinin ardında bir kurşun kalem var idu da...
0
0
4
Temel askere alınacakmış, askerlik şubesine gider, memur adını sorar.
- Adın?
- Temel, Temel ama yumuşak G siz, der. Memur:
- Tövbe tövbe lan manyak mısın! Temel'de yumuşak G ne arasın? Temel:
- Eheee biz ne deduk...
0
0
4
Temel bir cafede garsonmuş. Bir adam gelmiş;
- Bana bir çay verir misiniz ama limonsuz olsun.
Temel içeriye girmiş ve geri gelmiş. Adamın karşısına geçip şöyle demiş.
- Limonumuz yok mandalinasız olur mu?
0
0
4
Temel bilim adamı olmak ister ama bir araştırma yapması gereklidir. Düşünür ve aklına bir fikir gelir. Odasındaki masanın üzerine bir beyaz bez serer ve bir pire alır. Elindeki cımbızla pireye zıpla der ve pire zıplar. Pireyi cımbızla alır bacaklarını keser tekrardan bezin üzerine koyar pireye zıpla der pire zıplamaz, tekrar eder ve pire zıplamaz. Ve bilgisayarının başına giderek yazmaya başlar.
Uzun araştırmalarım sonucu anlaşılmıştır ki bacakları kesilen pirenin kulakları duymayi...
0
0
4

Temel bir gün evine gelen misafirini sahil yolunda gezdirirken, misafiri der ki;
- Beni hep karada gezdiriyorsun, tekneyle şöyle bir deniz sefası yapalım mı, Temel der;
- Uşağım ha bugün hava bozuk
Daha sonra misafiri ısrar edince, Temel istemeyerek de olsa tekneyi hazırlar ve binerler az sonra yağmur çiseler, Temel der;
- Haydi uşağım dönelim fırtina çıkti dalgalar büyüdü vallaha bataruz, misafir biraz daha açılalım der, Temel;
- Bak uşağım fırtına çıkti, boş ver der misafir Allah büyüktür, Temel öfke ile döner.
- Ula ben de bilirim ALLAH büyük, lakin tekne küçük.
0
0
4
Dursun, çok feci bir trafik kazası geçirir... Koma halinde hastaneye kaldırırlar. Tedavi olurken kendine gelir. Yatağında bakar ki bir kolu yok...
Hepten morali bozulur, asabileşir. Bir taraftan da hastaneyi birbirine katar:
- Ben tek kolla nasıl yaşarım şimdi!
Diye bağırıp çağırır. Kendini hastanenin penceresinden atıp intihar edeceğini söyler. Doktorlar başına toplanır, bakarlar Dursun ciddi, başlarlar nasihat etmeye:
- Bak evladım, insan tek kolla da yaşayabilir, ölmediğine şükretsene. Sonra beterin beteri var. Geçen yıl Temel de kaza geçirdi. Onun iki kolunu birden kesmek zorunda kalmıştık... Ama o senin gibi bağırıp, hastaneyi birbirine katmadı. Şimdi de gül gibi yaşayıp gidiyor. İnanmazsan giт de bak.
Dursun, bir an sakinleşir, gider yukarı mahallede Temel'i bulur. Bir de bakar ki, Temel'in hakikaten iki kolu kesik, ama Temel bahçede kıvır kıvır oynuyor, hem de nasıl oynuyor...
Bizim Dursun'un kafası karışır ve hayretle Temel'e yaklaşır:
- Ula Temel, eyi ki seni gördüm, yoksa hayatum gideyidi. Ula bizim bi kolumuz kesildi diye intihar edeceğidum. Ama senin, iki koli kesik vaziyette, hem de bi dansöz gibi oynamana karşı teselli oldum... Şu dünyanın haline bak, benum tek kolum kesildi diye intihar edecek kadar beyinsuzum, sense iki koli yok göbek ataysun... Derken, Bizim Temel patlar:
- Ula sen manyak misun, ne göbek atmasi. Sırtım fena halde kaşuniyi... Patlayrum
0
0
4
Bizim Temel karakolda baş komiserdir. Bir gün bir kadın gelir:
- Komiser bey komiser bey! Kocama tavuklu bezelye yapacaktım... Ben onu haşlayana kadar kocamı markete bezelye almaya gönderdim. Gidiş o gidiş gelmedi... Ben ne yapacağım?
Komiser Temel kadına hiç bakmadan:
- En eyisi siz o tavuğu kızartma yapın.
0
0
4
Bizim Temel uluslararası ekonomi toplantısına katılır... Devletin topladığı vergi dağılımını tartışırlar... Konuşmacılardan biri Amerikalı, biri Avrupalı, biri de Temel.
Ortaya bir fikir atılır. Halktan toplanan vergiler nasıl dağılım yapılacak. Amerikan vatandaşı söz alır:
- Bizim Amerika’da önce yere bir çizgi çizeriz ve sonra topladığımız vergileri havaya atarız... Çizginin soluna düşen paraları halka hizmet olarak geri veririz, sağ tarafta kalan devlete kalır, yatırım yaparız...
Derken Avrupalı söz alır ve:
- Bizim Avrupa’da başka ama ona benzer bir uygulama yaparız... Önce yere bir daire çizeriz... Halktan toplanan vergileri havaya atarız. Dairenin dışında kalan halka hizmet olarak geri döner, dairenin içine düşenleri devlet harcamalarına kullanırız...
Sıra bizim Temel’e gelir ve başlar anlatmaya:
- Ula uşaklar ne güzel anlattunuz. Keşke bizda sizun çirkefluklerunuzi değil da habu çalışkanluğunuzi alsak... İnanun bizum öyle bir uygulamamız yok... Bizde daha kısa oluyi... Bi kere öyle yere çizgi çizmezuk... Bizde hükümet halktan toplar vergileri... Atar havaya. Yere düşenleri kendilerine harcama yaparlar... Havaya kalanlar halka hizmet olarak geri döner...
0
0
4
Alman, Fransız ve Temel uzaya gideceklermiş. Herkese istedikleri bir şeyi fazladan vereceklermiş. Alman makarna, Fransız içki, Temel ise sigara istemiş. Uzun zaman sonra uzaydan geldiklerinde kapı açılınca bakmışlar Fransız ve Almanın keyfi yerinde. Temel ise kapıda görünmüş ve:
- Ateş yok mu, ateş, ateş? Demiş.
0
0
4
Bir gün Temel'in annesi;
- Ben çarşıya gidiyorum, sakın kapıdan dışarı çıkma, demiş. Temel ise annesine;
- Tamam, demiş. Annesi gidince Temel, dışarıda top oynayan çocukları görünce, o da dayanamayıp onlara katılmış. Annesi çarşıdan dönünce Temel'e kızmış;
- Hani kapıdan dışarı çıkmayacaktın! demiş. Temel:
- Ben kapıdan değil, pencereden çıktım anne, demiş.
0
0
4
  • Önceki Sayfa
  • Sonraki Sayfa

Privacy and Policy Contact Us